Hızır a.s. 7


Mehmet Talü

araştırmacı yazar

10- Hocası rütbe itibariyle kendisinden aşağı da olsa, öğrencinin hocasına saygı göstermesi, ona itiraz etmemesi gerekir. Nitekim Hz.Musa (A.S.), kendisinden aşağı derecede olan Hızır (A.S.)'a tabi olmuş, O'na saygı göstermişti.

11- Bir malın tamamını veya büyük bir bölümünü kurtarmak için az bir kısmını telef etmek caizdir. Nitekim Hızır (A.S.), gemiyi kurtarmak için bir bölümünü yaralamıştı.

12- Büyük bir fesattan korunmak için küçük bir fesat işlenebilir. Nitekim Hızır (A.S.), ebeveyni kurtarmak için onların çocuğunu öldürmüştü. İnsanın bilmediği bir şeyi, hemen inkâr etmemesi, düşünüp iç yüzünü öğrenmesi gerekir.

13- Verilen söze, kesilen şarta uymak gerekir.

14- Hatadan özür dilemek, mutlaka lazımdır.

15- Çocuklarını ALLAH Teâlâ'nın rahmet ve gözetimine ısmarlamak, onların geleceklerini düşünmek lazımdır. Nitekim geriye kalan çocuklarını düşünerek onlar için duvarın altında para saklamış olan kişi, salih bir insan olarak nitelendirilmiştir.

16- İyilik yapmayana iyilikte bulunmak, onun için hayırlı olanını düşünmek, Mü'mine yakışan bir haslettir. Kendilerini konuk etmeyen ve yiyecek bir şey de vermeyen kasaba halkına ait yıkılmak üzere olan bir duvarı Hızır (A.S.)'ın elini dokundurup doğrultması bize bu gerçeği öğretmektedir.

17- Hızır (A.S.), düzelttiği duvara karşılık ücret almamıştı. İşte mürüvvet sahibi insan da yaptığı her iyilikten hemen karşılık beklememeli, iyiliği Hak rızası için yapmağa çalışmalıdır.

18- Bir binayı ve eşyayı korumak, bakımını yapmak, onarmak, yıkılmağa, yahut bozulmağa terk etmemek lazımdır.

19- Yanımızdaki hizmetçi, kapıcı ve odacılara "efendi" veya "arkadaş..." diye hitap etmeli, onları üzecek, kıracak isim ve sıfatları kullanmaktan kaçınmalıyız. İlgili ayet-i kerimede, Hz.Musa (A.S.)'ya refakat edip hizmetinde bulunan Yuşa b. Nun (A.S.) için "fetâ = genç" tabiri kullanılmıştır.

20- Bir velî bir keramet gösterirse, onu kendi reyiyle göstermez. Rabbının emir ve ilhamı ile gösterir. Hızır (A.S.)'ın açıklamada bulunması, bunun en güzel misali sayılır.

Hızır (A.S.)'ın kimliği

Hızır (A.S.) olarak bilinen bu büyük şahsa hızır denmesinin sebebini, Ebû Hureyre (R.A.)'den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle açıklıyor:

"Hızır (A.S.)'a; Hızır veya Hadır denilmesinin sebebi şudur: Hızır otsuz kuru bir yere oturduğu zaman ansızın o otsuz yer, Hızır (A.S.)'ın arkasından yeşillenip dalgalanırdı." (Buhari, Enbiya: 27. Tirmizi, Tefsir, No: 3150.)

Ulemânın cumhuruna göre, Hızır (A.S.) kıssasının bir çok yönleri Peygamber olmasına delâlet ettiği için sahîh olan Peygamber olmasıdır. Çünkü Kur'an-ı Kerim'de:

"Kendi tarafımızdan kendisine rahmet verdiğimiz" (Kehf Sûresi: 65) buyruluyor ki, bu rahmet, peygamberlik payesi olabilir. Ayrıca:

"Kendi katımızdan ona bir ilim öğrettik..." (Kehf Sûresi: 65) ayet-i kerimesi de bu manayı kuvvetlendirmektedir. Sonra Hz.Musa (A.S.)'nın, O'na uyması da, O'nun peygamber olduğuna bir başka delil sayılmıştır. Çünkü bir peygamber, ancak başka bir peygambere uyabilir.

Ulemanın bir kısmına göre de Hızır (A.S.), ALLAH Teâlâ'nın salih ve velî kullarından biridir. Geniş çapta ilâhî iltifat ve inayete mazhar kılınmış ve ledünnî ilimle donatılmıştır.Mehmet Talü

araştırmacı yazar