Kamusal alanda Kuran



Mahmut Toptaş

araştırmacı yazar


Vücudumuzun yönetimi bir saniye değil, bir saliseliğine bize teslim edilse, bütün vücudumuzu felç ederiz.
Dünyanın en zenginleri, en gelişmiş hastahanelerde en iyi doktorların elinde çaresiz kalıveriyorlar.
Sosyal hayatta Allah'a sınır çizenler, "Kamusal alana Allah'ı sokmayız" diyenler bilsinler ki, kamuda çalışanların hepsinin kalbini çalıştıran, kanını en küçül kılcal damarlara ulaştıran o Allah'tır.
Hatta "Kamusal alana Allah'ı sokmayız" diyen kişinin bu sözü söylerken beynini çalıştıran, dilini hareket ettiren o merhamet sahibi Allah'tır.
Kanının akışına, kalbinin atışına sahip olamayan biri çıkıyor ve toplumun nabzının atışını yönlendirmeye çalışıyor. Bunu yaparken kendi tansiyonu yükselip hastahaneye kaldırılanlar, kendi nabzına hakim olamayanlar toplum vücudunun nabzını yönlendirmeye kalkıyorlar ve Allah'ı devre dışı bırakmaya çalıştıklarını zannediyorlar.
Vücudumuzun gıdasını vermediğimizde veya mikroplu şeyler yediğimizde vücudumuzun çeşitli yerlerinden hastalık belirtileri görüldüğü gibi, toplum hayatından Allah'ın kurallarını çıkardığımızda, toplum, Yaratan'ın gıdasından mahrum kalıp kapitalizm veya komünizm pisliğine bulanır mikroplu kurallarla beslenmeye başladığında, toplumda sivilceler baş gösterir.
Kadınlaşan erkekler, erkekleşen kadınlar, organ mafyası, uyuşturucu mafyası, siyaset mafyası, sermaye mafyası, aidisliler, kiralık katiller, silah satabilmek için ülkeler arasında harp çıkaran saygın siyasiler, sömürenler ve sürünenler, toplum vücudunun sivilceleridirler.
Gökyüzünden yağan rahmet, yeryüzünden biten çiçekler, sebzeler, meyveler, güneş ısısı ve ışığı, havamızı tazeleyen rüzgarlar, hepsi Rabbimizin tabiat ayetleri.
Bunlardan hiçbirini inkâr etmiyoruz. Beğenmezlik yapmıyoruz. Çünkü yeme, içme, giyme, barınma, internette iletişim sağlama, Rabbimizin yarattığı bu tabiat ayetleri ile olmakta.
Bunları ve faydalarını gözle görüp elle tuttuğumuzdan bu maddi gıdalara inanıyor ve faydalanıyoruz.
Yemezsek midemiz zil çalıyor ve yiyecek istiyor.
Ruhumuzun ve toplum vücudunun gıdası ve onun etkileri elle tutulur gözle görülür şekilde olmadığından, midemizin zil çalması gibi ruhumuzun da feryadı olduğu halde hissetmediğimizden ruhumuzun gıdası olan Rabbani ayetlerden yüz çevirmeler başlıyor.
Viranelerde yaşayan baykuşun dünyada en sevmediği yerler gül bahçeleriymiş.
Karga "En güzel yavru benimki" dermiş.
Karasinek gül kokusundan kaçarmış.
Kula kul olanlar, beynini başkalarının emirlerine çanak şeklinde hazırlayanlar, Allah'ın ayetlerinden yüz çevirirlermiş.
Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de kafirlerin yüz çevirmelerini haber veren ayetlerin hemen ardından yeryüzü ayetlerini hatırlatır.
Yani, mideniz için yarattığım gıdaları alıyorsunuz ama iki dünyanızı ma'mur etmek için indirdiğim ayetlerden yüz çeviriyorsunuz uyarısında bulunuyor. Not: Bu güne kadar söz verdiğim konuşmalarıma katılamadığım olmamıştır. Davet edilmediğim halde konuşmacılar listesine yazılıp ilan edildiğim veya yalnız benim konferans vereceğim duyurulduğu halde benim haberim olmayan durumlar olmuş ve "Konuşmacımız yolda gelirken trafik kazası geçirdiğinden katılamamıştır, özür dileriz. Onun yerine filan konuşacaktır" ilanları yapılmıştır. Söz verdiğim konuşmalarıma hasta halimle de katıldım. Bu böyle biline.