Deniz Baykalın Din açılımı
Şakir Tarım

araştırmacı yazar


Baykal ile ilgili iddialar ve sonrasında yaşananları bilmeyen kalmadı. Konu ile ilgili "Hedef Baykal değil", "Ergenekon'un son oyunu" gibi yorumlar da yapıldı. İddianın doğru olmamasını temenni ederim. Bu durum, siyaset kurumunun daha da yıpranmasını engelleyecektir.

Baştan beri CHP, dine soğuk bakan ve milli irade ile tersleşen bir siyasi parti imajıyla tanınıyor. Sert ve itici muhalefetine rağmen, Baykal'ın "din" konusunda daha yumuşak, olaylara bakışında daha "ulusalcı" olduğunu düşünüyorum. Afet Ilgaz şöyle yazmıştı: "CHP'yi mesela Önder Sav'ın yaptığı edepsizlik sebebiyle eleştirmeli ama Baykal'ın Müslümanlığa saygılı tutumu ve elinden geldiği kadar "milli" çerçevede eleştiriler yapması gayretini değerlendirmeliyiz." (Millî Gazete, 4. 8. 2008) Elbette, bir tarafta çarşaflı hanımlara parti rozeti takıp "Bizim için insanların ne giydiği, nasıl göründüğü değil, ne düşündüğü önemli" derken; diğer taraftan, kız öğrencilerin üniversiteye başörtülü olarak girebilmesi ile ilgili kanunu Anayasa Mahkemesi'ne götürmesindeki tutarsızlığı da bilmiyor değilim. Keşke Baykal, protokol konuşmalarında övdüğü İslam konusunda her zaman tutarlı davranabilseydi!

İslam dini konusunda bütün siyasi partilerin ortak bir üslupta buluşması gerekir. Çünkü din, Allah'ın dini. Zaman ve şartlara göre değişmez. Ayrıca, bütün siyasi partiler, halkı Müslüman bir ülkede hizmet vermekte olduklarının idraki içinde olmalılar.

Deniz Baykal, Anadolu İslam'ı söylemiyle Şeyh Edebali ve Hacı Bektaş Veli'ye sahip çıkmış; Mevlana'nın Mesnevi'sine atıflar yapmış; son olarak da Kutlu Doğum Programı'na katılmış; buradaki konuşmasıyla "Kutlu Doğum Haftası'nın yıldızı" (Sabah, Mehmet Barlas, 14.4.2010) olduğu ifade edilmiş ve halkın takdirini kazanmış, çoğaltılan CD'lerine de büyük talep olmuştu. Çünkü, bu söylemler halkın inançlarına tercüman oluyordu.

Deniz Baykal'ın dini içerikli konuşmalarındaki referansları sağlamdı. Şeyh Edebali, Hacı Bektaş Veli, Mevlana bu topraklarda yetişmiş İslam büyükleri; Hz. Muhammed (s.a.v) de İslam dininin tebliğcisi ve Allah'ın son peygamberidir. Şimdi söz konusu referanslardan bazı kesitler sunmaya çalışalım:

Deniz Baykal'ın övgüyle söz ettiği Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e Vasiyeti'nin bir bölümü şöyledir: "Kişinin gücü günün birinde tükenir ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. (...) Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, geleceğine sağlam basasın."

Hacı Bektaş Veli'den (k.s) ise şu altın sözleri nakletmek istiyorum: "Dili, kavmi, rengi ne olursa olsun, iyiler iyidir. İlimden gidilmeyen bir yolun sonu karanlıktır. Sürekli mutlu olmak istiyorsan herkesle dost ol; kimseye kin ve haset besleme. Oturduğun yerleri pak et, kazandığın lokmayı hak et. Gönül karanlığı, Allah aşkının nuru ile aydınlanır."

Sözün burasında, Deniz Baykal'ın Mevlana (k.s) ve Peygamberimizle (s.a.v) ilgili son konuşmalarından kesitler sunmak istiyorum. 17.12.2009 günü Konya'da yapılan "Şeb-i Arus ve Mevlana Töreni"nde şunları söylemişti: "Tasavvufu en derin anlamıyla işleyen, şekillendiren, çelişkiler içinde birliği, çatışmalar arkasındaki uzlaşmayı, evrenin ve insanın bütünselliğini kavrayan, ortaya koyan büyük bir filozoftur. (...) Mevlana, görünenin ötesindeki yokluktur. Yokluğa, bilmekle değil, bitmekle ulaşılır. Yokluğa, parlamakla değil, yanmakla ulaşılır. Ölmeden nasıl ölünür? Mevlana bizlere bunları öğretiyor."

Baykal'ın en çok konuşulan konuşması ise 14.4.2010 günü Ankara'daki "Kutlu Doğum Programı" münasebetiyle söyledikleri idi "Hz. Muhammed'in hayatı Kur'an-ı Kerim'in berrak Tefsiridir. Hazret-i Muhammed'i taklit etmeye değil, örnek almaya ihtiyacımız vardır. Kur'an-ı Kerim bir kavme inmemiştir. Bütün insanlara inmiştir. Kimin iyi Müslüman olduğunu Allah bilir. Cennete ancak hak eden gider. Cennette hiçbir cemaate toplu rezervasyon yapma imkanı yoktur."

Evet, bunlar güzel sözler... Gönüllerine huzur veren, birleştiren, kaynaştıran sözler. Halk, siyasilerden hep güzel sözler duymak istiyor. Deniz Baykal'ın İslam'a karşı bu yumuşak yaklaşımını, her seviyedeki diğer CHP mensuplarında da görmeyi arzu ederiz. Hem de özümsenmiş olarak. Sözü bir, özü bir olmak da bunu gerektirir.

İslam dini gibi hak bir dine mensubuz Elhamdilillah!.. Dinin kaynağı Allah'tır. Mesajı evrenseldir. İnsana dünya ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösterir. İnsanın yaratılışı ile örtüşür.

Milletimizin bütün fertlerini bir çimento misali birbirine bağlayacak en güçlü bağ dindir. Bunun kıymetini bilmeli, ayrılık gayrılıkları ortadan kaldırmalıyız. Hepimiz Allah'ın kuluyuz, hepimiz faniyiz, dünyada bir imtihan için bulunmaktayız. Öyleyse kavga ve düşmanlıkları bırakıp kardeşler topluluğu haline gelmeliyiz.

Bu kadar güçlü referanslara sahip olan bir millet yıkılmaz. Değerlerimize hep birlikte sahip çıkalım. Ortak değerlerimizle ortak hedeflere yürüyelim. Tabiî ki, netleşmiş fikirlerimizle...