Edeb ve Terbiye

Şerafeddin Kalay

araştırmacı yazar

Bu konuyla ilgili çok şey söylenebilir, çok misal verilebilir. Allah Resulü (sav), bir ümmete edeb ve terbiye öğretmiştir. O, çirkin câhiliye alışkanlıklarını silmiş, onun yerine fazilet yüklü güzelliklerle ashabını donatmıştır. Bu dil ile rahatça ifade edildiği kadar kolay bir şey değildir. Alışkanlıklar elbise gibi değildir. Onları bir anda sırtınızdan çıkarıp atamazsınız. İnsanların beyinlerini, kalplerini bir anda yıkayıp temizleyemezsiniz. Allah Resulü'nün kısa zaman çerçevesinde yaptıklarına insaf gözüyle bakan onda çok bulacak, çok şey görecektir.

Çocuklarla ilgili edeb ve terbiye öğretme ve aşılamasına bakmak isteniyorsa çocukluktan itibaren onun yanında yetişen Zeyd İbn Hârise'ye, Hz. Ali'ye, kendi çocuklarına, torunlarına, Abdullah İbn Mes'ûd'a, Zübeyr İbn Avvâm'a, Enes'e, Ömer İbn Ebu Seleme'ye bakmak yeterlidir. Onun çevresinden ayrılmayan Abdullah İbn Abbas, Abdullah İbn Ömer ve daha nicelerinin edeb ve terbiye inceliği bizlere çok şey anlatmalıdır.

Enes'in bize naklettiği hatıralar, zannediyoruz ki bizlere yeterli fikir sunmaya yetecektir. Onun Allah Resulü (sav) ile ilgili hatıralarından bir bölümünü, Resûlullah'ın davranışları ile ilgili duygularını yâd etmiştik. Onlara şu hatırayı da ekleyiniz:

El-İstî'âb'da, Hicrî ikinci yılda Habeşistan'da dünyaya geldiği ve Allah Resulü (sav) vefat ettiğinde dokuz yaşlarında olduğu zikredilen Ömer İbn Ebu Seleme (ra) [1] anlatıyor:

"Küçük yaşlarda, Allah Resulü'nün kucağında, onun terbiyesi altında bir çocuktum. Yemek sırasında elim yemek kabının içinde dolaşıyordu. Sağdan, soldan, ortadan alarak yediğim oluyordu.

Resûlullah (sav) Efendimiz: "Delikanlı! Besmele çek. Sağ elinle ve önünden ye!" buyurdu.

O günden sonra yemek yiyişim daima Allah Resulü'nün emrettiği gibi oldu." [2]

Sünen-i Ebu Davûd ve Tirmizî'de yer alan bir rivâyet şöyledir:

Ömer, Allah Rasûlü'nün yanına girmişti. Bu sırada Allah Rasûlü'nün yanında yemek vardı. Efendimiz ona;

"Yavrum yaklaş! Allah'ın adını an, sağ elinle ye ve önünden ye!" buyurdu. [3]

Efendimiz'den Enes'e...

Efendimiz'in Enes'e (ra); "Yavrum! Ailenin yanına girdiğin zaman onlara selâm ver. Bu sana ve ailene bereket getirir." [4] Buyruğu edeb aşılamanın en güzel örneklerindendir.

Esasen Asr-ı Saadet neslinin nereden nereye geldiği üzerinde düşünülünce söze hacet kalmayacaktır...

Çocuklara titizlik gösteriniz!

Güzel hasletlerle ilgili sözlerimize son verirken bazı tavsiyeleri sizlerle paylaşmak istiyoruz: Yavrularımızın yeniden güzel hasletlerle donanması için gayret ediniz ve bu yolda mü'min kardeşlerinizle yardımlaşınız.

Âletlerin, makinelerin ilerlediği, insanın kendi değerinin gerilediği de bir gerçektir. İnsanı insan yapan gerçek değerleri iyi tespit ediniz. Onları maddî değerlere feda etmeyiniz. Hiç birinin madde ile ölçülemeyecek kadar değerli olduğunu idrak ediniz ve ona göre davranınız.

Çocuklara ilim irfanı sevdirmek için ayrıca titizlik gösteriniz. Onlara verilenin sadece bilgi olmamasına, gönüllerine ilim, irfan, okuma, öğrenme sevgisinin yerleşmesine gayret ediniz. Öğrenilen faydalı bilgilerin, ilim ile elde edilen geniş ufkun ve onunla bütünleşen tecrübelerin nelere vesile olduğunu gösteriniz, tattırınız, böylece hayat boyu ilim elde etme, öğrendiklerinden istifade etme ve onları başkalarıyla paylaşma melekesi kazandırınız.

Niyetlerin hâlis, amellerin de ona uygun olmasına dikkat ediniz

Çocuklarınıza, küçük yaşlardan itibaren, yaşlarına uygun küçük sorumluluklar veriniz. Gerektiğinde onları, uzaktan takip edeerek üstlendiği vazifeyi başarması için önüne çıkan engelleri ortadan kaldırınız veya kendisine yol gösteriniz. Sorumluklar onları olgunlaştıracak, başarılar teşvik edecektir.

Çocuklarınız cesur, açık sözlü yetiştiriniz. Ancak cesaret ve açık sözlülüğün yersiz cür'ete ve küstahlığa, şımarıklılığa dönmemesine dikkat ediniz.

Onlara edeb inceliklerini öğretiniz ve aşılayınız.

Gelecek günleriniz güzel olsun, yuvalarınız saadetle dolsun...

Notlar:

[1] Ömer İbn Ebu Seleme(ra), Ebu Seleme ile Ümmü Seleme'nin oğludur. Seleme ondan büyüktür. Babası ile annesi Habeşistan'a hicret ettiğinde Seleme orada dünyaya gelmiştir. Hem annesi, hem de babası onunla künyelenmişler, Ebu Seleme ve Ümmü Seleme olarak anılır olmuşlardır. Asıl adları Abdullah ve Hind'dir.(el-İsâbe 2/ 66, 355)

Ebu Seleme ve Ümmü Seleme(ra), her ikisi de fazîlet yüklü, fedakâr ve cefakâr insanlardır. Medîne'ye hicretleri de hazin ve ibretlidir.

Ebu Seleme Uhud'da aldığı yaranın tesiriyle daha sonraları vefat etmiş, Allah Rasûlü(sav) Ümmü Seleme ile evlenerek çocuklarına bakmıştır. Ömer de bu vesileyle Allah Rasûlü'nün yanında, kucağında yetişmiştir.

Daha fazla bilgi için bak: El-İstî'âb, İbn Abdilberr (2/ 474-475, 4/ 454-455), el-İsâbe, İbn Hacer (2/ 519, 4/ 458-460).

[2] Hadis, müttefekun aleyh bir hadistir. Sahih-i Buhârî, Et'ime (17/ 133), Sahih-i Müslim, Eşribe (3/ 1599-1600, Hadis No: 2022)

[3] Sünen-i Ebu Davûd, Et'ime (4/ 144-145, Hadis No: 3777), Sünen-i Tirmizî, Et'ime (4/ 288, Hadis No: 1857)

[4] Sünen-i Tirmizî, İsti'zan (5/ 59, Hadis No: 2698), Tirmizî hadis için "hasen garip" der.


islami sohbet,dini sohbet