İstanbulun kuşatılması

Mehmet Talü

araştırmacı yazar


Soru: İstanbul, Müslümanlar tarafından kaç defa kuşatılmıştır.

Cevap: Bismillahirrahmanirrahim.

Bizans, Osmanoğullarından evvel yirmi iki defa muhasara edilmiştir. Bu yirmi iki muhasaradan beşi Müslüman-Arablara aittir. Hazret-i Osman (R.A.)'nun hilâfeti yıllarından Hicrî: 169/Milâdî:785 yılına kadar devam eden bu beş muhasaradan bilhassa ikisi mühimdir. Bu, mühim iki muhasaradan biri, Hicretin 48-49'uncu senelerindedir ve ünlü Sahabî Ebû Eyyûb el-Ensarî (R.A.) Hazretleri bu muhasarada şehid düşmüşlerdir. İkinci mühim muhasara ise Emevîlerden Süleyman İbnü Abdülmelik devrine rastlar ki, Halîfenin kardeşi olan Mesleme kumandasındaki İslâm ordusu Hicrî:97-99'da Bizans muhasarası yanısıra İznik'e kadar bütün araziyi işgâl etmiş ve bu mühim muhasara neticesindedir ki, Bizanslılar ilk defa olarak Bizans'da bir cami inşâsına müsaade etmişlerdir. Türlü değişiklikle günümüze dek gelen ve "Arab Camii" diye anılan cami budur.

Arapların Bizans üzerine son seferleri Abbasîler devrinde Halîfe El-Mehdî zamanındadır. Bir rivayete göre, Arabları müteâkib Selçukîler de, Malazgirt'den sonra Bizans önlerinde görülmüşlerse de, muhasaraya girişmeyip yalnız Üsküdar ve havalisini hâkimiyyetleri altına almışlardır.

Müslümanların Bizans'ı muhasaraları, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin meşhur Hadis-i Şerîflerinin sırrına mazhar olabilmekte gizlidir. Bişr el-Ganevî (R.A.), El-Ganevî yerine, el-Has'ami de denilmektedir. Bak. Askalanî, İsabe, 1/439; A.b.Hanbel, 4/335) babasından yaptığı rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: "Kostantiniyye (İstanbul) elbette feth edilecektir. O'nu feth eden kumandan, ne güzel kumandandır! Onu fetheden asker ne güzel askerdir!" (Hakim, Müstedrek, 4/422, No:8300; A.b. Hanbel, 4/335, No:18478; Buhari, et-Târîhu'l-Kebir, 2/81, No:1760; et-Tarîhu's-Sagir, 1/306, No:1482; Deylemi, Firdevs, 5/481, No:8825, Taberani, el-Mu'cemu'l-Kebir, 2/38, No:1216. Bu hadis-i şerifin isnadı (sened zinciri) sahihdir. Hakim, a.g.e. 4/422. Daha fazla bilgi için bak. "Fetih hadisi sahihtir.", Shf: 332) buyurmuşlardır.

Ve işte bu sahih Hadis-i Şerîfin sırrına mazhar olabilmek gayesiyle Müslümanlar, asırlar boyu Bizans'ı defalarca kuşatıp bu cihad yolunda şehadet aramışlardır ki, İstanbul'da medfun Ashab-ı Kiram, hep bu gaye uğruna şehid düşmüşlerdir.

Bizans, yukarıda kaydettiğimiz muhasaralar dışında Osmanoğulları tarafından yedi defa kuşatılmış ve yedinci muhasarada Feth-i Mübîn gerçekleşerek Hadis-i Şerîfin sırrına Sultan Murad Hân Gazi oğlu Sultan Mehmed Hân Gazi mazhar olmuştur.

Bizans'ın Osmanoğulları tarafından yedi muhasarasından ilk dördü, Yıldırım Beyâzıd'a aittir. Yıldırım'ın 1391, 1395, 1396 ve 1400'deki dört muhasarasından 1396 yılındakinde Anadolu Hisarı(Güzelce Hisar) inşâ olunmuş, diğer üç muhasaradan ikisi haçlı âleminin, sonuncusu da Aksak Timur'un Osmanlı ülkesine tecavüzüyle bir netice vermemiştir!..

Osmanoğullarının Bizans'ı beşinci muhasarası "Fetret Devri"nde Yıldırım Bâyezid'in oğullarından Mûsâ Çelebi'ye aittir ve bu muhasarayı Bizans imparatoru, o devir keşmekeşi içinde diğer şehzâdelerle işbirliği ederek atlatmasını becermiştir.

Bizans, altıncı defa Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası İkinci Murad tarafından kuşatılmış ve dört ay süren bu muhasaraya "Emir Sultan" ünvanıyla meşhur Şemseddin-i Buharî Hazretleri de beş yüz dervişiyle katılmışsa da, İkinci Murad'ın küçük kardeşi Mustafa'nın Bizans, Karaman ve Germiyanoğulları'nın iğfaline kapılıp devlete isyânıyla bu muhasara kaldırılmış, böylece Bizans, Feth-i Mübîn'e kadar nefes alabilmek imkânına kavuşmuşsa da, otuz bir yıl sonra tarihin sinesine gömülüp kaybolmuştur!..