Riya taktikleri -1

Nureddin Yıldız

araştırmacı yazar

Ebû Hureyre radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi şöyle buyururken dinledim, demiştir:

"Kıyamet günü hesabı ilk görülecek kişi, şehid düşmüş bir kimse olup huzura getirilir. Allah Teâlâ ona verdiği nimetleri hatırlatır, o da hatırlar ve bunlara kavuştuğunu itiraf eder. Cenâb-ı Hak:

- Peki, bunlara karşılık ne yaptın? buyurur.

- Şehit düşünceye kadar senin uğrunda cihad ettim, diye cevap verir.

- Yalan söylüyorsun. Sen, "babayiğit adam" desinler diye savaştın, o da denildi, buyurur. Sonra emrolunur da o kişi yüzüstü cehenneme atılır.

Sonra ilim öğrenmiş, öğretmiş ve Kur'an okumuş bir kişi huzura getirilir. Allah ona da verdiği nimetleri hatırlatır. O da hatırlar ve itiraf eder. Ona da:

- Peki, bu nimetlere karşılık ne yaptın? diye sorar.

- İlim öğrendim, öğrettim ve senin rızân için Kur'an okudum, cevabını verir.

- Yalan söylüyorsun. Sen "âlim" desinler diye ilim öğrendin, "Ne güzel okuyor." desinler diye Kur'an okudun. Bunlar da senin hakkında söylendi, buyurur. Sonra emrolunur o da yüzüstü cehenneme atılır.

(Daha sonra) Allah'ın kendisine her çeşit mal ve imkân verdiği bir kişi getirilir. Allah verdiği nimetleri ona da hatırlatır. Hatırlar ve itiraf eder.

- Peki ya sen bu nimetlere karşılık ne yaptın? buyurur.

- Verilmesini sevdiğin, razı olduğun hiçbir yerden esirgemedim, sadece senin rızânı kazanmak için verdim, harcadım, der.

- Yalan söylüyorsun. Hâlbuki sen, bütün yaptıklarını "ne cömert adam" desinler diye yaptın. Bu da senin için zaten söylendi, buyurur. Emrolunur bu da yüzüstü cehenneme atılır." [Müslim, İmâre 152]

Cennetin kokusunu bile alamaz!

Ebu Hureyre radıyallahu anhtan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Azîz ve celîl olan Allah'ın hoşnutluğunu kazanmaya yarayan bir ilmi, sırf dünyalık elde etmek için öğrenen kimse, kıyamet günü cennetin kokusunu bile alamaz." [Ebû Dâvûd, İlim 12] Riya hastalığının asıl nedeni, kulluk imtihanını idrak edememektir. İmtihanın farklı renklerini tanıyamamaktır. Şeytanın tuzaklarına karşı teyakkuzda olamamaktır. Dışı, içten daha önemli sanmak, ebedi ile fani arasındaki farkı idrak edememektir. İnsanları gözünde gereğinden fazla büyütmek veya hor görmektir. Yaptığı bazı ibadetleri köprüyü geçmek için yeterli görmektir.

Türlü türlü riya var

Tam riya: Allah için yapılması gereken bir ibadeti, özellikle insanların görüp beğenmesi gibi bir niyetle yapmak, o işi yaparken Allah'ın rızasını hiç gözetmemektir. Aslında namaz kılmaya niyetli olmadığı halde, izlenir bir yerde olduğu için namaz kılan biri gibi... Allah için yapıp insanları da gözetmek: Bu da iki türlü olabilir.

-Yapılacak işi düşünürken riyanın karışması mümkündür. Böylesi bir işin ibadet olması zordur.

-İşe ihlâsla başladığı halde riya sonradan karışabilir. Bu karışma gelip geçerse zararsızdır. Gelir de geçmezse, kaldığı kadarını imha edebilir.

Hem sevap hem menfaat gözetme türü: Haccetmeyi niyet ederken, ticareti de hesaba katıp, menfaatini gözetmek bunun örneğidir. Böyle bir karışım ibadeti imha etmez; ama sevabı azaltır.

İbadet olmayan işlerde ne deneceğine bakmanın adı riya değildir: Üste başa, eve, iş yerine şekil vermenin ibadetle bir ilgisi olmadığından riya olarak adlandırılmaz. Böyle bir uygulama da direk haram olarak anılmaz. Genellikle mubah dairesinde kalır.
Riya

* Kulluğu eriten hastalıklardandır.

* Muttakileri ürküttü. Sâlihler, âbidler onu hiç unutmadı.

* Nebiler tehlikesini hep hatırlattı.

* Ondan sadece cahiller ve gaflette kalanlar emin oldular.

* Dağlar gibi birikmiş sevaplarını bulacağını uman niceleri, ellerinde kum taneciklerinin bile kalmadığını, riyanın her şeyi eritip tükettiğini gördüler.

* Riya ibadetlerin kurdu, amellerin düşmanıdır.

* Riya, Allah rızası için yaparken insanların beğenisini de gözetmektir.

* Riya, sevap kazanmak için yapılacak bir işten beşerî menfaatler gözetmektir.

* Riya, ihlâsı eritmektir.

* Riya, Allah'a ibadet edip, kullarını kazanmaktır.

* Riya şeytanın oltasıdır, nefsin buzudur.

* Gizli şirktir.

Cündeb İbn Abdullah İbn Süfyân radıyallahu anhtan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim işlediği hayrı şöhret kazanmak için halka duyurursa, Allah onun gizli işlerini duyurur. Kim de işlediği hayrı halkın takdirini kazanmak için başkalarına gösterirse, Allah da onun riyakârlığını açığa vurur." [Buhârî, Rikak 36, Ahkâm 9; Müslim, Zühd 47-48]