İki büyük fetihten biri


Mevlüt Özcan
2010-05-28

29 Mayıs Salı günü İstanbul'un fethinin 557'üncü yıldönümü. Bu hafta fethin yeni bir yıldönümünü kutluyoruz.

Peygamber Efendimiz'e Peygamberlik görevi verildiğinde dünyada iki büyük süper devlet vardı. Biri, İran Sasani İmparatorluğu, diğeri de, Doğu Roma Bizans İmparatorluğu. Bu iki "Süper güç" insanlığa bugün Amerika'nın yaptığı gibi dünyaya kan kusturuyordu. Bunlar kan emen vampirlerdi.


Efendimiz (s.a.v.) ilk defa Hendek Savaşı arefesinde bu iki süper gücün yakında yıkılacağını haber vermişti.


Resûl-i Kibriya (s.a.v.)'in bu müjdesi çok geçmeden tecelli etti ve ilk def'a İran Sasani imparatorluğu yıkıldı. Arkasından da Doğu Roma Bizans İmparatorluğu da atamız Osmanlı Sultanı Fatih Sultan Mehmed Han'ın komutasındaki övülmüş komutan ve övgüye mazhar olmuş askerler tarafından tarihin çöplüğüne atıldı. İstanbul fethedildi, Bizans İmparatorluğu yıkıldı ve bir çağ kapanıp yeni bir çağ açıldı.


İstanbul'un fethini Peygamberimiz Efendimiz haber vermişti.


"İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden Kumandan ne güzel Komutan, O'nun askerleri ne mübarek askerlerdir" ifadesi Efendimizin Müslümanlara muazzam bir müjdesiydi.


Efendimizin bu övgüsüne mazhar olabilmek için İstanbul'u fethe 29 defa teşebbüs edildi. Ve fetih 29'uncu defada Fatih Sultan Mehmed ve askerlerine nasip oldu.


Muhterem Müslümanlar!


Rabb'imiz Kelâm-ı Kadim'inde:


"Nusret ve inayet, ancak aziz ve hakim olan Allah'tan gelir." (Âl-i İmran: 160) buyuruyor. Fetih askerleri ve kumandanları fethi gerçekleştirdiklerinde işte bu âyette beyan edilen inanca sahip bir eda ile fethi değerlendirdiler.


Başka bir âyette:


"Ey mü'minler! Siz Allah'a kulluk ederseniz O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlamlaştırır." (Muhammed suresi. Âyet: 7) buyurulur. İşte fetihte başarının kaynağı bu idi. Allah'a kulluk edenleri Allah yüceltir ve başarılı kılar. O'na başkaldıranlar her zaman helâke mâruz kalmışlardır.


Muhterem Müslümanlar!


İstanbul'un fethinin yedi büyük manası vardır:


1- Fethin sekiz buçuk asır önce müjdelenmiş olması,


2- Asırlarca dünyayı kavuran batıl Bizans'ın yıkılışı,


3- Dünyanın kilit noktasının Hakk'ı üstün tutanların eline geçmiş olması,


4- Bir çağın kapanıp, yeni bir çağın açılmış olması,


5- İnancın karşısında hiçbir batılın dayanamaması,


6- Ahlâken bozulan milletlerin çökeceği gerçeğinin gözükmesi,


7- İnancın emrindeki tekniğin ne büyük harikalar meydana getireceği gerçeğinin görülmesi...


Muhterem Müslümanlar!


Bizim tarihimiz zaferlerle doludur.


Ecdadımız insanlığa ışık tutmuştur.


Osmanlı, ülkeleri kuşattığı an bir bütün idi ve Hakk'ı temsil ediyordu.


Milletimiz yeniden güçlenmeli, saadetin kapılarını açmalıdır. Bu büyük görev üzerimizdedir.


Muhterem Müslümanlar!


İstanbul bir zamanlar İslâmbol idi. Şimdilerde İsyanbol oldu.


Bizans artıkları, Fatih'e duydukları hınçlarını O'nun oğullarından, kızlarından alıyor.


Güzellik yarışmaları.


Fuhuş geceleri.


Eğlence programları gibi tavırlarla alıyor. Papazlar, İstanbul ile ilgili menfur emellerini fiiliyata koymak gibi bir çalışmalarını alenileştirdiler.


Bu ülke bize emanet.


Emanete ihanet edenlerin akıbetleri çok çirkin olur muhterem Müslümanlar! Bunu göz ardı etmeyelim...