+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Haram Yiyenlerin Geleceği

 Güncel Yazılar Ve Haberler Katagorisinde ve  Köşe Yazıları Forumunda Bulunan  Haram Yiyenlerin Geleceği Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Haram Yiyenlerin Geleceği Mehmet Şevket Eygi araştırmacı yazar Gelecek gayb'tır, insanlar olacakları bilemez. Ancak tahmin ve ümid ederler ve genellikle yanılırlar. Nostradamus gibi biri milyarda bir çıkmaz. Onun dedikleri de rümuzludur, kapalıdır. Meydana geldikten sonra mânası anlaşılır. Bazı velilere, keşif ve keramet yoluyla bir şeyler bildirilir, gösterilir. Kâfirlerden de istihrac ...

  1. #1
    Moderator
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    2.938
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Haram Yiyenlerin Geleceği

    Haram Yiyenlerin Geleceği


    Mehmet Şevket Eygi

    araştırmacı yazar
    Gelecek gayb'tır, insanlar olacakları bilemez. Ancak tahmin ve ümid ederler ve genellikle yanılırlar.
    Nostradamus gibi biri milyarda bir çıkmaz. Onun dedikleri de rümuzludur, kapalıdır. Meydana geldikten sonra mânası anlaşılır.
    Bazı velilere, keşif ve keramet yoluyla bir şeyler bildirilir, gösterilir.
    Kâfirlerden de istihrac vaki olabilir.
    Gelecek hakkındaki görüş, tahmin ve ümitler görecelidir. Bir Müslüman ile bir ateist geleceği çok ayrı şekillerde tahmin eder.
    Bir toplumda dinsizlik, azgınlık, zina, riba yaygınsa ateist geleceği çok parlak görür. Müslüman ise karanlık görür.
    Adam hırsız, talancı, yağmacı, kara ve kirli para zengini. Düzenini kurmuş ve malı götürüyor. Onun geleceği kendisine çok parlaktır ama gerçekte çok kötüdür.
    Bir ülkede zenginliğin artması, her yere mükemmel yollar yapılması, bina ve zinanın çok yaygınlaşması... Barajlar, havaalanları, lüks alışveriş merkezleri, yeni üniversiteler, yeni adliye binaları, yeni hapishaneler... Her yer otomobilden geçilmiyor. Zevk ü sefa son haddinde. Vur patlasın çal oynasın. Gel keyfim gel. Oh kekâh... Bütün bunlar bir Müslüman için geleceğin parlak olduğuna delil değildir. Tam aksine geleceğin karanlık olduğuna delildir.
    Bir ülkede şunlar yoksa oradaki halkın ve devletin geleceği karanlıktır.
    Adalet... Güvenlik... Sosyal adalet... Temizlik ve şeffaflık... Ahlâk, iffet, hikmet ve faziletin hakimiyeti... Toplumda sosyal-millî barış ve mutabakat olması... Genç nesillerin, çocuk ve gençlerin iyi yetişmesi... Kadın hak ve haysiyetlerine riayet...
    Bunlar yoksa gelecek korkutucudur.
    Hitler Almanyayı 1933'ten 1939'a kadar çok kalkındırmıştı. Lakin o parlak Almanyanın geleceği çok karanlıktı. Nitekim 1945'te ölmüş ve bitmiş şekilde kayıtsız şartsız teslim oldu.
    Her ailenin birkaç anahtarı varmış...Ev anahtarı...Yazlık anahtarı... Beyin otosunun anahtarı... Bayanın otosunun anahtarı... Üniversiteye giden kızın otosunun anahtarı... Bu anahtarlar geleceğin iyi olduğunu garantilemez.
    Ülkelerin, halkların gelecekleri hep aynı şekilde değerlendirilmez.
    Türkiye Müslüman bir ülkedir. Türkiye halkının Allah ile ahid ve misakı vardır. Bu ahd ü misaka hıyanet edilirse gelecek çok kötü olur. Bu anlattığımı ateistler ve İslâm düşmanları anlayıp idrak edemez.
    Dini imanı futbol olan kişi geleceği tahmin edemez.
    Dini imanı particilik olan kişi geleceği göremez, sezemez.
    Cemaatçilik ve hizipçilik gayyasına düşmüş kişi karanlığı aydınlık sanır.
    Müslüman bir toplum azdıysa onu kimse kurtaramaz. Ya azgınlıktan vaz geçip tövbe edecek, doğru yola girecek. Yahut, şu veya bu tarihte, şu veya bu şekilde belasını bulacaktır.
    Bizim partinin durumu çok iyi, gelecek parlak...Bizim cemaat fütuhat yapıyor, gelecek çok parlak. Ben kısa zamanda milyoner oldum, geleceğim çok aydınlık...Bu zanlar büyük bir gafletin işaretidir.
    Adaletli ve güvenli Norveç'in geleceği parlak olabilir de, adaletsiz Müslüman ülkesinin geleceği berbat olabilir.
    Hırsızların, talancıların, soyguncuların, rüşvetçilerin, ribacıların, hortumcuların, komisyoncuların geleceği hiçbir zaman parlak olmaz.
    Onlar çok güçlüymüş, yıkılmazlarmış. Pöh!.. Büyük bir zelzele olur, nam u nişanları kalmaz. Bir tsunami siler süpürür... Bir savaş patlar, toz duman ve kül olurlar...
    Ne oldum değil, ne olacağım demeli...
    1936'da İspanyada millî barış, toplumsal uzlaşma yoktu. İç savaş çıktı ve üç yıl içinde bir milyon kişi öldü.
    Müslümanlar gelecek hakkında kendi kafalarından, kendi duygularıyla konuşmasınlar. Kur'ândaki eski kavimlerin kıssalarını okusunlar. Tarih okusunlar.
    Yeryüzü ve insanlık üçüncü dünya savaşına gidiyor. Ufuklar karanlıktır.
    Gelecek karanlık diye hiçbir şey yapmayalım mı? Öyle diyen yok. Çalışacaksan, yaşayacaksan İslâm'a göre çalış ve yaşa, Müslüman ol, Müslümanlığın gereklerini yerine getir.
    "Bu düzen bozuk ve sapıktır. Bu düzenin haram nimetlerini yemek ve onları iğtinam ederek (ganimet olarak alarak) zenginleşmek caizdir" diyen kişi, beni iyi dinle:
    Geleceğin çok berbat ve karanlıktır senin.
    Sâlihlere selâm olsun!
    * (İkinci yazı)
    Ne İstiyorlar, Ne İstemiyorlar?

    Anayasa değişikliğine karşı çıkanlar ne istiyorlar?
    1. Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak askerî vesayet sisteminin devamını istiyorlar.
    2. Devletin resmî bir ideoloji (...izm) olmasını istiyorlar.
    3. Bu ideolojinin hukukun, insan haklarının, millî kimlik ve kültürün üzerinde olmasını ve tartışılmamasını istiyorlar.
    4. Din, inanç, inandığı gibi yaşamak hürriyetinin sınırlı ve kısıtlı olmasını istiyorlar.
    5. Halkın hukuk önünde bir dereceye kadar eşitlik olmasını istiyorlar ama bunun yüzde yüz tam bir eşitlik olmasını istemiyorlar. Egemen bir azınlığın ötekilerden "daha eşit" statüsünde olmasını istiyorlar.
    6. Yazı ve alfabe konusunda bazı yasaklar ve tabular bulunmasını ve halkın atalarının mezar taşlarını okuyamayacak derecede cahil bırakılmasını istiyorlar.
    7. Masonların, Mason localarının tam, eksiksiz, geniş bir serbestlik ve hürriyete sahip olmasını; buna karşılık tasavvuf tarikatlarının kapalı ve yasak olmasını istiyorlar.
    8. Millî giyim kuşamların, millî serpuşların yasak olmasını istiyorlar.
    9. Dünyanın BÜTÜN medenî ve demokrat ülkelerinde (Fransa dahil) başörtülü Müslüman kızlar üniversitelerde rahatça okuyabildikleri halde bizdeki başörtülülerin üniversitelere sokulmamasını istiyorlar.
    10. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın, hanımlarını yanlarına alarak bir akşam yemeğini orduevinde yiyebilmesini istemiyorlar.
    11. Hıristiyanların Pazar, Yahudilerin Cumartesi hafta tatillerine uyulmasını, lâkin Müslümanların cumasına uyulmasını istemiyorlar.
    12. Ayasofya'nın müze olarak kalmasını, kesinlikle cami yapılmamasını, böylece Fatih'in lânetinin devamını istiyorlar.
    13. Devletin birçok yüksek ve temel kurumunda, azınlıktaki bir mezhebin hakimiyetinin devamını istiyorlar. Çoğunluktaki Sünnîlerin bunlara girmesini ve söz sahibi olmasını asla kabul etmiyorlar ve istemiyorlar.
    14. Devlet ile sistemin (veya düzenin) özdeş kalmasını istiyorlar.
    15. Komünistlerin Komünist partisi kurmaya hakları olduğunu ve bu hakkı kullanmalarının normal olduğunu kabul ediyorlar ama Müslümanların "İslâm partisi" kurmalarına izin ve fırsat verilmemesini istiyorlar.
    Velhasıl netice olarak:
    (a) Tam bir hürriyet istemiyorlar.
    (b) Gerçek demokrasi istemiyorlar, vesayet demokrasisi istiyorlar.
    (c) Yargı bağımsızlığı değil, yargı vesayeti istiyorlar.
    (ç) Tam bir eşitlik değil, kast sistemi istiyorlar.
    (d) Kendi resmî ideolojilerini halka zorla, korkuyla, sindirerek, baskı yaparak din gibi kabul ettirmek istiyorlar.
    Yukarıda anlattığım zihniyetle bir araya gelip yeni bir Anayasa konusunda mutabakat sağlamak mümkün müdür?
    Vesayet istemeyen çoğunluk ile vesayet isteyen egemen azınlık arasında mutabakat olabilir mi?
    Anayasa konusunda tartışılamayacak konular ve maddeler vardır:
    A. Evrensel ve temel insan hakları tartışılamaz.
    B. Âdil hukukun üstünlüğü tartışılamaz. (Âdil olmayan iğreti hukuk tartışılabilir.)
    C. Millî kimlik ve kültür tartışılamaz.
    İspanyada Frankizme, Portekizde Salazarizme, İtalyada Faşizme, Almanyada Nazizme, Rusyada Marksizme nasıl son verildiyse, Türkiyede de resmî ideolojiye son verilmelidir.
    islami Sohbet - Dini Sohbet

  2. #2
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    110
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Allah c.c kafirun süresin de islam dışı rejim-sistem-düzenlern de bir din olduğunu bize veriyor.

    önce bunu anlamalıyız.

    yani türkiyedeki Laik-demoktatik-kapitalizm de bir dindir.

    Allah c.c nin bize verdiği bizden istediği din islamdır.

    Anayasası Kur'an dır.

    bunu kesinlikle böyle anlamayanlar mahşerde anlar ama iş işten geçmiş olacaktır.

    müslüman yunanlı demokradise inandığını söyleyemez.

    müslüman demokrasiye inandığını söyleyemez.islamda çokluk yoktur.peygamberimiz çoğunluğa inansaydı eziyet çekmezdi.

    müslüman hakka inanır.

    hakkı savunan az ise dahi hakkı savunan zayıf da olsa hakkın yanındadır.

    hem demorasi diyen hem islam diyen şirk koşmuştur.


    neml süresinde sebe melikesi belkıs ülkesini demokrasi ile idare ediyordu.hz. süleyman peygamberimiz ona savaş açarak islam düzenine geçmesini demokrasiden vazgeçmesini ülkesini ayetlerle idare etmesini istemişti.

    lütfen bu gibi yazarları uyaralım.bizi başka bir dine bağlamalarına izin vermeyelim.

    inşallah imtihanda olduğumuzu anlayıp amel etmeliyiz.


    Allah c.c yar ve yardımcımız olsun.
    Konu aslı tarafından (05-29-2010 Saat 01:16 PM ) değiştirilmiştir.

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Allah (cc) geleceği bilmez mi?
    By Karani in forum Köşe Yazıları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01-27-2013, 03:31 PM
  2. Geçmişi ve bugünü olduğu gibi geleceği de yaratan Allah'tır.
    By £laf in forum Allah(cc) ile ilgili yazılar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-15-2013, 03:21 AM
  3. Müslüman gençliğin geleceği
    By Karani in forum Köşe Yazıları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-14-2012, 02:38 PM
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-05-2012, 11:19 AM
  5. Mısırın geleceği hakkında yorumlar
    By Ruhul-kudus in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-31-2011, 07:14 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379