+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

İstanbulun fethi 3

 Güncel Yazılar Ve Haberler Katagorisinde ve  Köşe Yazıları Forumunda Bulunan  İstanbulun fethi 3 Konusunu Görüntülemektesiniz.=>İstanbulun fethi 3 Mehmet Talü araştırmacı yazar B ir de Fetih Hadis-i şerifinde verilen mesaja temas etmek istiyorum. Fakat önce peygamberî bir uygulamadan söz etmemiz uygun olacaktır. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, başlangıçtan beri ashâb-ı kiram bunaldıkça, gelecek parlak günleri ve İslâm hâkimiyetini haber vererek onları, hem teselli etmiş, hem de tam ...

  1. #1
    Moderator
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    2.823
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart İstanbulun fethi 3

    İstanbulun fethi 3


    Mehmet Talü

    araştırmacı yazar


    Bir de Fetih Hadis-i şerifinde verilen mesaja temas etmek istiyorum. Fakat önce peygamberî bir uygulamadan söz etmemiz uygun olacaktır. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, başlangıçtan beri ashâb-ı kiram bunaldıkça, gelecek parlak günleri ve İslâm hâkimiyetini haber vererek onları, hem teselli etmiş, hem de tam bir dayanıklılık göstermeleri noktasında eğitmiştir. Meselâ; Habbab b. Eret (R.A.) şöyle demiştir: İslâm'ın ilk günlerinde Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, Ka'be'nin gölgesinde kaftanını yastık yaparak dayandığı bir sırada kendisine Kureyş müşriklerinin işkencelerinden şikâyet ettik:
    - Yâ Resûlellah! Bizim için ALLAH'tan zafer dileyemez misin? Bunların zulmünden kurtulmamız için ALLAH'a duâ edemez misin? dedik. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz yüzü öfkeden kıpkırmızı olduğu halde hemen oturdu ve şöyle buyurdu:
    "Sizden önceki ümmetler içinde öyle (mazlum) kişi bulunmuştur ki, müşrikler tarafından onun için yerde bir çukur kazılır, o kişi bu çukura (başı meydanda kalarak) gömülürdü. Sonra büyük bir testere getirilir, başı üstüne konulur, ikiye bölünürdü de (bu işkence) o mü'mini dîninden döndüremezdi. (Bir başkasının da) demir taraklarla etinin altındaki kemiği ve siniri taranırdı da bu işkence o mü'mini dininden çeviremezdi. ALLAH'a yemîn ederim ki, şu İslâm Dîni'ni muhakkak surette kemâle erdirecektir. Öyle bir derecede ki, bir süvari (yalnız başına) San'â'dan Hadramevt'e kadar (selâmetle) gidecek, ALLAH'tan başka hiçbir şeyden korkmayacak yâhud koyun sahibi yolcu, koyunu üzerine kurt saldırmasından korkacaktır. Fakat sizler acele ediyorsunuz!" (Bak. Buhari, Menâkıb: 25; Menakibu'l-ensar:28, İkrah: 1; Ebû Dâvûd, cihad: 97; Ahmed b. Hanbel. 5/109)
    Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'in yemîn ile ve en kuvvetli te'kîd edâtlarıyle sağlayarak haber verdiği bu kudret ve hâkimiyet, daha kendisi hayatta iken, ilk çeyrek asır içinde gerçekleşmiş ve müslümânlığın adalet nuru Arab Yarımadası'nın en karanlık yerlerine kadar girmiştir. Bu ise hiç şübhesiz hârika ve büyük bir mu'cizedir.
    Medine döneminde de Hendek Harbi öncesinde müslümanlar, büyük bir gayret ve fedakarlıkla Medine'yi savunmak için hendek kazmaya çalışırken, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz kendilerine Yemen, Kisrâ ve Kayser'in saraylarının ve nüfuz bölgelerinin müslümanların eline geçeceğini müjdelemiştir. (Bak. Alûsî, Tefsir, Ahzab suresi: 12. Ayet-i kerimesinin tefsiri.) Bu müjdeler, müslümanlara içinde bulundukları sıkıntıları atlatacaklarını, yani bir anlamda zaferi önceden haber vermektir. Asla kuru bir cesaretlendirme taktiği değildir. Çünkü Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz hiç kimseyi aldatmaz. O'nun verdiği haberler, mutlaka doğrudur, öylece tahakkuk eder ve etmiştir. Tarih, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'in verdiği hiç bir haberde yanıldığını tesbit edebilmiş değildir.
    Gerek hadisimizde gerekse diğer fetih müjdesi taşıyan hadislerde zikri geçen merkezler, o günün dünyasında farklı kültür odakları durumundadırlar. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bu müjdeleri ile ümmetine, mevcut şartlara takılıp kalmamalarını, üstlendikleri tebliğ ve cihad görevinin gerektirdiği diriliği korumalarını hatırlatmaktadır. Tabii bu, bir taraftan da ödenmesi gerekli bedele "Hazır olun" demektir.
    İstanbul'un fethine dâir Sevgili Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz tarafından verilmiş olan bu müjde, İstanbul'a yönelik olarak ümmetin gönlünde, önüne geçilmez bir cihâd ve fetih sevdası oluşturmuştur. Hadisimizin bütün rivayetlerinin sonunda yer alan bir nottan anladığımıza göre. Mesleme b. Abdilmelik, Abdullah b. Bişr el-Ğanevî'den bu hadisi sormuş. O da yukarıdaki şekilde hadisi rivayet etmiş. Bunun üzerine Mesleme, o sene İstanbul'u fethe çıkmıştır. O müjde aşkınadır ki, müslümanlar tam on iki kez Kostantiniyye'nin surları dibine gelmişlerdir.


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349