+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Fetih ve Fatih portresi

 Güncel Yazılar Ve Haberler Katagorisinde ve  Köşe Yazıları Forumunda Bulunan  Fetih ve Fatih portresi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Fetih ve Fatih portresi Mustafa Miyasoğlu araştırmacı yazar O smanlı döneminde Fatih, çağ açıp çağ kapayan bir sultan olarak, Tursun Beyin ifadesiyle "Sultan-ı Ebu'l Feth" diye anılırdı. Gerek Doğu Roma ve Rum Pontus İmparatorluklarını fethederek Osmanlı'yı bir dünya devleti haline getirip "İmparotor" gücüne ulaşması, gerekse Karaman ve Akkoyunlu Devletlerinin hâkimiyetine ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    1.655
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Fetih ve Fatih portresi

    Fetih ve Fatih portresi


    Mustafa Miyasoğlu

    araştırmacı yazar


    Osmanlı döneminde Fatih, çağ açıp çağ kapayan bir sultan olarak, Tursun Beyin ifadesiyle "Sultan-ı Ebu'l Feth" diye anılırdı. Gerek Doğu Roma ve Rum Pontus İmparatorluklarını fethederek Osmanlı'yı bir dünya devleti haline getirip "İmparotor" gücüne ulaşması, gerekse Karaman ve Akkoyunlu Devletlerinin hâkimiyetine son vererek "Büyük Türk Hakanı" sıfatına hak kazanması, onu elbette Türk ve İslâm tarihinde mümtaz bir konuma getirmişti. Bu yüzden, ondan önce uygulanan veya ondan sonra da uygulanmaya devam edilen birçok "Âl-i Osman an'anesi"ni kanunnâmelerle resmiyete kavuşturması da Fatih'i Osmanlı padişahları arasında ön saflara getirmiştir. Belki de bu yüzden onun gibi seri karar verip uygulayan Yıldırım Beyazıt ile Osmanlı birliğini sağlayarak devletin ikinci kurucusu sayılan Çelebi Mehmet gibi Osmanlı siyasi tarihinde çok önemli şahsiyetlerden biri olmuştur. Osmanlı tarihçisi Tursun Beyin ifadesiyle, 18 memleketi Osmanlı'ya kattığı gibi, ondan sonra fethedilecek olan Mısır ve Suriye ile Avrupa'daki bölgelere de işaret etmiştir.
    Doğu ve Batı Türkleri arasında olduğu kadar İslâm tarihi ile dünya tarihinde de Fatih kadar vizyonu geniş çok az devlet adamı gelmiştir. Belli başlı Doğu ve Batı kültür dillerin bildiği kadar geniş ufuklu, büyük tasavvurlu, son derece ileri görüşlü ve tedbirli, kararlı âlim ve şair bir padişahtır. İskender gibi âlim ve sanatkârı etrafında toplayan, Gazneli Mahmud gibi sürekli sefer yapan, Bâbür gibi şiir ve edebiyat meraklısıdır. Onun gerçekleştirdikleri, ona atfedilen bir sözle ifade edilirse, ondan öncekilerin hayallerinin bile ulaşamadığı kadar büyüktür. Fatih'in yaptığı fetihlerin, özellikle de İstanbul Fethi'nin neticeleri dikkate alındığında da dünya çapındadır. Fatih'le Osmanlı tartışmasız bir dünya devleti, yani "imparatorluk" haline gelmiş, onun yolunda seferler yapan torunu Yavuz ve Kanuni döneminde Osmanlı artık dünyanın karşı konamaz tek süper gücü olmuştur.
    Öte yandan, Anadolu medreselerinin büyüklük bakımından en önemlilerinden biri olan Sahn-ı Seman Medresesi ile çevresinde topladığı âlim ve sanatkârlarla da kültür ve medeniyet tarihimiz açısından Fatih Sultan Mehmet emsalsiz bir yere sahiptir. Ayasofya'ya sahiplenerek camiye çevirmesi ve Fethin Sembolü haline getirerek bir dehaya yaraşır nitelikte imar faaliyetine girişmesi ise, son derece önemlidir. Ermenilerden sonra Ortodoksları da himayesine alarak ileri görüşlülükle Hıristiyan Birliği'ni önlemiş, Doğu ve Batı için Rönesans'la birlikte yeni bir çağın başlamasına sebep olmuştur.
    Kendi dilinden bir Fatih portresi
    Yedinci Osmanlı padişahı olarak yaptırdığı Topkapı Sarayı'nda bulunan bir "şemailnâme"de Fatih'in dışarıdan görünüşü şöyle çiziliyor: "Fatih siyah kaşlı, koç burunlu, sarı kırmızımtrak yüzlü, beyaz tenli, sivri çeneli, küçük dudaklı, iri pazulu idi."
    Bu bilgilerle Bellini'nin portresinin benzerliği ortada. Namık Kemal'in Evrâk-ı Perişan adlı eserindeki şu satırlar bunu tamamlaması bakımından önemlidir: "Fatih orta boylu, vücudu öne doğru meyilli, kalın kemikli, geniş omuzlu, belinden yukarısı bacaklarından uzun, kaşları yay gibi, beyaz tenli, al yanaklı, saç ve sakalı siyah, boynu kısa, ağzı küçük, burnu şahin gagası şeklinde meyilli idi."
    Onun psikolojisine ait söylenmiş ve söylenecek şeylerden daha çok, onu ifade eden kendi sözleriyle ona yakıştırılan çok sözler önemlidir. Kararlılığını ifade için nakledilen, "Ya ben Bizans'ı alırım, ya Bizans beni!" sözü pek çok rivâyetten önemli. Çünkü onun genç yaşta teşebbüs ettiği dünya çapındaki fetih rüyası gerçekleşmeseydi, gerçekten de hem tahtını, hem de hayatını kaybedebilirdi.
    Babasıyla saltanat meselesine dair konuştukları ve yazıştıklarıyla ilgili rivâyetler, gerçek olmasa da Fatih'in halk nezdindeki portresini ifade edecek niteliktedir. Sahn-ı Seman Medresesi'nde kendisi için oda istediğinde, müderrislerin onu imtihana tâbi tutma tekliflerini kabul edip sınavdan sonra oda hakkı edinmesi, yanlışlıkla haksızlık ettiği Rum mimarın onu mahkemeye verdiğinde dâvacı ile aynı hizada oturmayı kabul ettiğine dair rivayetler, onun kanunnamesiz iş yapmayan âdil padişah menkıbelerine yakışan portresini tamamlıyor. Akşemseddin'den aldığı tasavvufî terbiyeden başka bir divançe ortaya koyacak kadar önemli bir şair ve Molla Gürânî gibi devrinin önemli pek çok âliminden ders alan, onları ve sanatkârları çevresine toplayan, entelektüel merakları olan bir padişahtır...
    Fatih Vakfiyesi'ndeki şu beyit, onun umran anlayışını da ortaya koymaktadır:
    "Hüner bir şehir bünyâd eylemektir
    Reâya kalbini âbâd eylemektir"
    Fatih, dünyanın az gördüğü devlet adamlarından biri olmasına rağmen, gerek Osmanlı ve gerekse İslâm dünyası tarafından yeterince önemsenip değerlendirilmemiştir. Etkisi bakımından Fatih'le karşılaştırılabilecek tek hükümdar olan İskender için Doğu ve Batı edebiyatlarında başlı başına bir külliyat oluştuğu halde, Osmanlı tarih kitaplarındaki ilgili bölümlerle divanlardaki tek-tük gazel ve kasideler dışında, onunla ilgili çok az müstakil olarak nesir veya şiir kitabı yazılmıştır.
    Fethin önemi
    Defalarca kuşatıldıktan sonra ancak başarılan İstanbul'un Fethi ile ilgili olarak İslâm dünyasının tavrı çelişkili olmuştur. İstanbul'un elbette fethelonucağı, onu fetheden kumandanla askerin kutlu kişiler olduğu hadis-i şerifte belirtilmesine rağmen, bu hadisin zayıf olduğundan başlayarak pek çok hafifletici ifade ile fethin önemini küçültmeye çalışanlar bulunmuştur. Buna rağmen, Yavuz Sultan Selim'den itibaren hilâfet merkezi de olan İstanbul'un önemi, Kanuni ile birlikte dünyanın merkezi görülmeye başlanmış, hatta Vefa semtindeki bir taşla da dünyanın merkezi belirlenmek istenmiştir...
    İstanbul'un Fethi dünya dengesini değiştirdiği için, bazı Türk devletleriyle yabancı tarihçiler Fatih'e karşı kıskançlık göstermişlerdir. Âşıkpaşaoğlu'nun Tevârih-i Âl-i Osman ile Tursun Beyin Tarih-i Ebu'l Fetih adlı kitaplardaki ilgili bölümlerden başka, Osmanlı yazarları da bu cihan padişahı hakkında müstakil eser ortaya koymamışlardır. Çünkü onlar için yaşadıkları devrin padişahı önemlidir.
    15. yüzyıl şairlerinden Aynî'nin Murabba şeklinde yazdığı İstanbul'u anlatan şiirinde, ancak son kıtada Konstantiniyye'nin Fatih tarafından alındığı belirtilir ve şehrin imarı övülür.
    Tarih-i Ebu'l Feth adlı eserinde Tursun Bey, İstanbul'un surlarından girdikten sonra şehri at üstünde "cennet seyrine çıkar gibi ulema ve ümerası" ile gezdiğini belirttiği Fatih için şu beyti söyler:
    "Ol Muhammed anda hatm oldu der-i Peygaberi
    Bu Muhammed oldu andan ayet-i din-perveri"
    Fatih devrinin iç tarihini yazma misyonunun üstlenen Âşıkpaşaoğlu, Tevârih-i Âl-i Osman adlı eserinde, "Sultan Mehmed Han Gazi İstanbul'da ne yaptı?" sualine, "Sekiz medrese, orta yerine bir ulu cami, cami'ün karşısında bir âlî imâret ve bir dârüşşifâ ve bu sekiz medresenün yanında sekiz küçücük medrese dahi yaptı softalar içün. Ve bundan gayri Hazret-i Eyyûb-ı Ensârî üzerine dahi bir imâret ve bir medrese ve bir cami ve üzerine bir âlî türbe yapdurdı." şeklinde cevap verdikten sonra, Âşıkî adıyla nazım parçaları da söyler. Şu parça Sultan Mehmed Han'ı anlatan beyitlerinden biridir:
    "Bir seferde üç vilâyet feth eden sultan budur
    Kâinatta lutf-ı ihsan bezl eden sultan budur"
    Namık Kemal'in Evrâk-ı Perişan adlı kitabında Selâhaddin Eyyübi ile Yavuz arasında Fatih'i de anlatmasından ötürü, Osmanlı'nın son yıllarında örnek gösterilen kurtarıcı şahsiyetler arasında Fatih öne çıkar. Abdülhak Hâmid'in Merkad-i Fatih'i Ziyaret, Muallim Nâci'nin Lisan-ı Fatih'ten ve İsmail Safa'nın Hazret-i Fâtih'e Hitâb adlı şiirleri, başlı başına Fatih şiirleri arasındadır. "Durmuş başında bekler bir kavm türberdârın" diyen A. Hâmid'in şiiri şu beyitle başlar:
    "Her gûşesinde dehrin nâm-ı bekâ nisârın,
    Şâyestedir denilse, âlem senin mezârın."
    Balkan Harbi'nden sonra devletin yıkılacağı kaygısıyla harekete geçenler, Fatih'i de özel törenlerle anmaya başladılar. İstiklâl Savaşı münasebetiyle yayınlanan şiirlerde çeşitli vesilelerle Fatih anılır, bunların bir kısmı Fatih'e mersiye veya onun şanını yüceltme gibi bir niteliğe sahiptir. Mehmet Âkif ve Ziya Gökalp gibi şiirlerinde Fatih'e atıflarda bulunanlar yanında, Halit Fahri, Ali Ekrem ve Âkil Koyuncu gibi İstanbul ve fetih konularını ele alırken işgal tehlikesine tepkileri de ifade ederler. Bu arada Nâzım Hikmet'in Sekiz Yüz Elli Yedi adıyla yayınlanan şiiri de fetih olayını değerlendirir.
    Sonraki yıllarda, Fatih'le ilgili şiirler, piyesler ve romanlar da yazılır, herkesin tercihine göre bir Fatih portresi çizilir. Bunlar arasında, Yahya Kemal'in İstanbul'u Fetheden Yeniçeriye Gazel şiirinin özel bir önemi var. Necip Fazıl'ın Canım İstanbul ve Ârif Nihat Asya'nın Fetih Marşı adlı şiirleri, öncekilerden farklı bir mana ve heyecanı dile getirdikleri için önemlidir. "O mânayı bul da bul / İlle İstanbul'da bul!"diyen Necip Fazıl'ın bu şehre bakışı çok farklı. Ârif Nihat Asya'nın Fetih Marşı'nda yer alan ve her bendde tekrar edilen şu nakarat, Fâtihler Ölmez adında bir şiir kitabı da yayınlayan idealist şairimizin ülke gençliğine anlamlı mesajı gibidir: "Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!"
    İstanbul Fethi'nin 500. yıldönümü münasebetiyle pek çok müstakil eser ve fetih şiirleriyle fetih destanları yazılmaya başlandığını görüyoruz. Bu arada birbiri peşinden piyesler de yazılıp sahnelendi.


+ Cevap Ver

LinkBacks (?)

  1. Yandex
    Refback Bu Konu
    05-29-2013, 04:26 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349