+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

İstanbulun fethi 6

 Güncel Yazılar Ve Haberler Katagorisinde ve  Köşe Yazıları Forumunda Bulunan  İstanbulun fethi 6 Konusunu Görüntülemektesiniz.=>İstanbulun fethi 6 Mehmet Talü araştırmacı yazar Mum Donanması: 1453 yılının 28/29 Mayıs gecesi, aynı yılın 6 Nisan Cuma günü başlayan Bizans muhasarasının son gecesidir. Şanlı ordu bu geceyi "Mum Donanması" yaparak geçirmiştir. O gece, bu mum donanması denilen ateş ve ışık şenliği, hava karardıktan sonra başlamış ve Marmara'dan Haliç'e ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    1.655
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart İstanbulun fethi 6

    İstanbulun fethi 6

    Mehmet Talü

    araştırmacı yazar

    Mum Donanması:

    1453 yılının 28/29 Mayıs gecesi, aynı yılın 6 Nisan Cuma günü başlayan Bizans muhasarasının son gecesidir. Şanlı ordu bu geceyi "Mum Donanması" yaparak geçirmiştir. O gece, bu mum donanması denilen ateş ve ışık şenliği, hava karardıktan sonra başlamış ve Marmara'dan Haliç'e kadar uzanan bütün muhasara hattında bir anda kandiller, fenerler, mumlar, meş'aleler ve öbek öbek ateşler yakılmış, donanmamızın gemileri de aynı şenliğe katılmış ve böylece Bizans, ateşten bir çember içine alınmıştır.

    Bu ışık deryası içinde yükselen Tekbîr ve Tehlîl sesleri, Bizanslıların mâneviyatını yıkmış, gözyaşlarıyla birbirini çiğnercesine Ayasofya'ya koşan halk, imparatorla beraber bütün devlet ve saray erkânının da katıldığı son âyine iştirak etmiştir!.. Bu mum donanması harekatı, ilhamını, kaynağını şu hadis-i şeriften almıştır: Amr b. Avf (R.A.)'den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:

    "ALLAH Teâlâ, müminlere İstanbul ve Rum (toprakların)ın, tesbih ve tekbir ile fethini nasib buyurmadıkça kıyamet kopmayacaktır," (Deylemi, Firdevs, 5/82, no: 7524, Taberani, el-Mu'cemu'l-Kebir, 17/15,21) buyurmuşlardır.

    İşte Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin bu müjdesi gereğince, İslâm ordusunun her bir neferi dilini tesbih ve tekbir ile süslüyordu. Bu ulvî, yüce kelimelerin sadası, ta göklere kadar yükseliyor, bütün kalblere yumuşaklık, rahatlık, hayret ve heybet veriyordu. Hatta İstanbul'un bu kuşatılması esnasında şehirde bulunan Sakızlı Piskopos Leonardo, yazdığı bir tarih kitabında: "Oh! Eğer siz de bizim gibi Lâ ilâhe illALLAH Muhammedü'r-Resûlullah diyen Fetih ordusunun sadalarını duysa idiniz, şaşkın ve dilsiz kalırdınız." demiştir.

    Evet... Bu ulvi tesbih ve tekbir sadaları ruhları büyülüyor, muhalif kuvvetleri hayrete, felce uğratıyor, ehl-i tevhide karşı koyulamayacağını, direnme yapılamayacağını kalplere duyuruyordu.

    "Mum donanması" gece yarısına kadar devam etmiş, daha sonra bütün ışıklar söndürülüp ortalık zifirî bir karanlığa gömülmüştür. Bu zifirî karanlık içinde Sultan İkinci Mehmed Hân bütün muhasara hattını at üzerinde gezmiş, tepeden tırnağa beyazlar giyen Akşemseddin asker arasında dolaşarak telkinlerde bulunmuştur. Çıkarılan münadiler, Bizans fethinde yararlık göstereceklere verilecek dünya nimetlerini ilân ederken, Orduy-ı Hümayûndaki asker, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin Hadis-i şerîflerinin sırrına mazhar olabilmenin, o ebedî mükâfatın hazzı içinde birbiriyle helâllaşıp sabahki cihada hazırlanmıştır.

    Görülüyor ki, fetih harekâtının iki yönü vardı. Birisi maddi, askeri; diğeri ise manevi idi. Maddi yönünü Fatih, manevi yönünü ise Akşemseddin üstlenmişti. Feth-i mübin bu iki yönlü harekâtın neticesinde gerçekleşmişti. Her zamanki olduğu gibi.

    Feth-i Mübîn

    29 Mayıs 1453 Salı günkü büyük hücum, şafakla beraber, mehterin vurduğu cenk havasıyla başlamış, iki saatten fazla devam eden bu umumî hücum esnasında, Akşemseddin gibi fethin mânevî liderleri dahi ateş hattına girmiş ve "Şâhî" adı verilen büyük topun açtığı bir gediğe saldıran Ulubatlı Hasan, Tekbîrle Topkapı sûrlarına çıkarak şanlı Bayrağımızı sûr üzerine dikip şehîd düşmüştür.

    Ulubatlı Hasan'ın otuz arkadaşıyla birlikte şehâdetinden sonra, Sultan ikinci Mehmed Hân kumandasındaki ordu Topkapı'da açılan gediğe saldırıp şehre girmeye muvaffak olmuş, diğer taraftan Edirnekapı civarında açılan gediklerde kanlı bir savaş başlamış ve bu kapılardan şehre dalan askerimiz, Bizans'ın son müdafilerini arkadan çevirip imhâ etmiştir. Böylece Feth-i Mübîn gerçekleşmiş ve zabtedilen sûrlardaki Bizans bayrakları sökülüp atılarak yerlerine şanlı Bayrağımız çekilirken; sûrlardan yükselen Ezan seslerini duyan Fâtih Sultan Mehmed Hân, hemen atından inerek sûrlar önünde "Şükür Secdesi"ne kapanmıştır.


+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349