+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Hedeflerine değilse de, amaçlarına ulaştılar

 Güncel Yazılar Ve Haberler Katagorisinde ve  Köşe Yazıları Forumunda Bulunan  Hedeflerine değilse de, amaçlarına ulaştılar Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Hedeflerine değilse de, amaçlarına ulaştılar Hasan Karakaya - Vakit 2010-06-04 Bazılarımız havaalanlarında, bazılarımız ekranları başında, “diken üstünde” saatler yaşadık... Önceki gün sabahtan, dün sabaha kadar, herhalde “en uzun 24 saat” idi... Uçaklar ha kalktı, ha kalkacak!.. Ha indiler, ha inecekler!.. İki yaralıyı taşıyan uçağın tekerleri yere değinceye kadar, hop oturup ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    1.655
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Hedeflerine değilse de, amaçlarına ulaştılar

    Hedeflerine değilse de, amaçlarına ulaştılar


    Hasan Karakaya - Vakit


    2010-06-04



    Bazılarımız havaalanlarında, bazılarımız ekranları başında, “diken üstünde” saatler yaşadık... Önceki gün sabahtan, dün sabaha kadar, herhalde “en uzun 24 saat” idi... Uçaklar ha kalktı, ha kalkacak!.. Ha indiler, ha inecekler!.. İki yaralıyı taşıyan uçağın tekerleri yere değinceye kadar, hop oturup hop kalktık... Binlerce insan havaalanlarında, onbinlerce insan Taksim Meydanı’nda ve milyonlarca insan ekranları başında “son dakika” haberlerini izlediler... Öyle ya; “bu İsrail’e güvenilmez”di, yaptığı zaten “haydutluk” olan “eşkıya çetesi”nin ne yapacağı belli olmazdı... “Tamam bırakıyorum” der ama, son anda vazgeçebilirdi... Dedim ya; son ana kadar, gözlerimiz ekranda, kulaklarımız “uçak sesi”nde; biraz endişeli, biraz heyecanlı ama en çok da yüreğimiz ağzımızda, bir bekleyiş içindeydik... Saat 10.45 civarında iki yaralı geldiğinde, bu defa diğer yaralıları, ardından “gönüllülerin tamamını” getiren uçakları beklemeye başladık... Saatler 02.45’i gösterip de “son uçağın da geldiğini” öğrendiğimizde, “şükür” dedik, şükür “esaret” bitti... Şükür, “şehid”lerimiz bile “özgürlük”lerine kavuştular...

    Bir defa daha, “şehid”lerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailelerine “sabır”, yaralılara “şifa” diliyor, “yardım gönüllüleri”nin tamamına “Hoşgeldiniz” diyor ve hepsini ayrı ayrı yürekten tebrik ediyorum.
    “Gazâ”ları mübarek olsun!..
    Belki “hedef”lerine ulaşamadılar!..
    Ama “amaç”larına ulaştılar!..
    “Gazze’ye varamadılar” ama,
    “Filistin’e uygulanan insanlık dışı ambargo”yu, “Gazze etrafındaki abluka”yı, en önemlisi de “siyonist İsrail”in ne kadar “gaddar”, ne kadar “insanlıktan nasipsiz” ve ne kadar “haydut” olduğunu dünyaya gösterdiler!
    “İHH öncülüğü”nde gerçekleşen bu “kutlu yolculuk”ta bulunanları tek tek kutluyorum... Kim ne derse desin, onlar “surda bir gedik” açmışlardır... İsrail’in uyguladığı bu “ambargo” er veya geç kalkacaktır... “Sivil inisiyatif”le değilse, “askerî inisiyatif”le kalkacaktır... Ama, bu “zulüm çemberi” mutlaka kırılacaktır!..
    KURTARMA OPERASYONUNUN ARKA PLÂNI
    Bu “esaret zinciri”nin kırılmasında, İHH, elbette başrol oynamıştır... Ama, onların “esaret”lerinin sona ermesinde de; başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti” olmak üzere tüm “kamuoyu”nun, aralarında “çatlak sesler” çıkaranlar, “İsrail ağzı” kullananlar olmasına rağmen “medya”nın, “partiler”in ve elbette “STK temsilcileri”nin büyük rolü olmuştur!..
    Hepsine şükran borçluyuz.
    Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun şahsında, “bütün kabine üyeleri”ni tebrik etmek gerektiğine inanıyorum.
    Gerçekten de “olağanüstü bir gayret” sarfettiler...
    Türkiye’nin “yeniyetme” ve “kabile devleti” olmadığını, bir defa daha bütün dünyaya gösterdiler...
    Bu olayda “dize gelen” sadece İsrail değildir.
    ABD de dize gelmiştir!..
    ABD, “Türkiye’nin kararlı tutumu” üzerinedir ki; “Ortadoğu’daki şımarık çocuğu İsrail”i uyarmak ve “Esirleri serbest bırak” demek zorunda kalmıştır!..
    Obama, ancak İsrail’den bu “garanti”yi aldıktan sonradır ki Başbakan Erdoğan’la görüşebilmiş ve “İstekleriniz doğrultusunda bir çözüm bulacağız” demek zorunda kalmıştır!..
    Peki, ABD Başkanı Barack Obama, bu garantiyi vermeseydi ne olurdu?..
    Sanıyorum bu sorunun cevabı, Başbakan Erdoğan’ın, Şili dönüşü AK Parti Grubu’nda yaptığı konuşmada yatıyor...
    İSRAİL İLE SAVAŞA RAMAK KALMIŞTI
    Birçoklarının belki de farkına varamadığı ya da önemini kavrayamadığı o söz şuydu:
    “İsrail yönetimine karşı alacağımız kararlar milletimize hayırlı olsun!”
    Konuşmanın önemi, “konuşma öncesi” yapılan toplantılardan kaynaklanıyordu... Erdoğan, Şili ziyaretini yarıda kesip Ankara’ya geldiğinde, “MİT, Genelkurmay ve bakanlar”la bir toplantı yapmış ve toplantıda şöyle bir görüş benimsenmişti:
    “Gazze’ye derhal resmi bir yardım gemisi gönderelim... Donanma’ya bağlı gemiler de bu yardım gemisine eşlik etsin!”
    Böyle bir tavır, belki de “İsrail’e savaş ilanı” olacaktı!.. Ama, ne olacaksa olsundu!..
    Erdoğan, Grup’ta yaptığı konuşmada yaka silkip, “Yetti artık” diyordu ya, işte o tavır, “her şeyi göze almış” olma tavrıydı...
    Hükümet ve asker kararlıydı;
    “Donanma Akdeniz’e açılacak”tı!..
    Bu kararlılık, elbette “diplomatik bir lisan”la, hem ABD’ye, hem BM’ye bildirildi.
    Dile kolay, “savaşın eşiği”ne gelinmişti.
    “Türkiye’nin kararlılığı”nı gören ABD ve BM’nin paçaları tutuştu... BM, belki de tarihinde ilk defa, “Davutoğlu’nun çağrısı” üzerine olağanüstü toplandı ve yine tarihinde ilk defa “İsrail’i kınama” kararı aldı...
    Obama’ya gelince..
    Tayyip Erdoğan’ın, “Esirler serbest bırakılmazsa sizinle görüşmem” kararlılığı üzerine, Obama derhal İsrail’i aradı ve garanti istedi...
    Pazartesi günü, saatler 21.45’i gösterdiğinde, İsrail’den haber geldi: “Esirleri bırakacağız!”
    Ancak bu “mecburi açıklama”dan sonradır ki; saat 20.00’de yapılacağı bildirilen Erdoğan-Obama görüşmesi gerçekleşebildi... “Ahize”ler karşılıklı kaldırıldığında saat 23.15’i gösteriyordu!..
    Evet, “3 saatlik bir rötar” vardı!..
    Ama Türkiye, “istediğini” almıştı!..
    Ki, ancak bundan sonra;
    “Donanma’nın Akdeniz’e açılması”ndan vazgeçildi!..
    Ama bu, “bundan sonra açılmayacak” demek değildi!..
    CEVDET’İN ŞEHADET FOTOĞRAFI!
    İsrail’in “kanlı saldırı”sından sonra, “ölülerin, yaralıların ve gönüllüler”in İsrail’in elinden kurtarılmasıyla ilgili, elbette çok şeyler yazılacak, çok şeyler söylenecek... “Korsan çetesi”nin bileklere taktığı “kelepçe”leri, “tuvalet”e bile izin vermemelerini, güverteye çıkardığı insanların üzerine “soğuk havada, soğuk deniz suyu”nu boşaltıp, adeta “buzdolabı işkencesi” uygulamalarını, “30-35 saat aç-susuz” bırakmalarını, eski muhabirimiz Cevdet Kılıçlar’ı “Flaş patlatıyor” diyerek “tam alnının ortasından” vurmalarını, “yaralıları denize atmaları”nı, “kendi yaralılarını teslim eden doktoru bile kurşun yağmuruna tutmaları”nı, İsrail hapishanelerinde “işkence üzerine işkence” uygulamalarını, hasılı kelam “İsrail’in insanlık dışı tüm barbarlıkları”nı yazmaya, konuşmaya elbette devam edeceğiz!..
    Ama, istedim ki;
    Bu “kurtarma operasyonunun arka planı”nı da bilesiniz... İstedim ki, “Türkiye’nin büyüklüğü”nü göresiniz... Evet evet; bölgede sadece “Amerika” değil, artık “Türkiye” de var!..
    Çok doğru... “Şehit”lerimiz var, “yaralı”larımız var.. Ama onlar, şehadetleri ve yaralarıyla büyük bir yol açtılar...
    “İz” bıraktılar arkalarında!..
    Mesela, Cevdet Kılıçlar kardeşimiz...
    “Kanlı baskın”dan sonra, kurşunlar yağarken, “Hiçbir şey olmasa, şehit oluruz” demiş... Birkaç dakika sonra da, “kahpe kurşun”larla şehit olmuş...
    Peki, “ölüm” bir son mu?..
    Elbette hayır!..
    GAZZE ŞEHİTLERİ İÇİN ANIT
    Gerek 1. sayfamızda, gerek orta sayfamızda yayınladığımız “Cevdet’in şehadet fotoğrafı” tarihe bir “belge” olarak geçecektir... Bu fotoğraf, bir “belge” olarak kazınacaktır insanların hafızalarına...
    “Belgesel”lere konu olacaktır!..
    “Film”lere konu olacaktır!..
    Bu fotoğraf, “İsrail’in intihar fotoğrafı” olacaktır!..
    Bugün, onu toprağa vereceğiz... Tıpkı, dün “cenaze namazları”nı kılıp memleketlerine uğurladığımız “şehitlerimiz” gibi, bugün onu da toprağa vereceğiz...
    Bu vesileyle demek istiyorum ki;
    Keşke onlar “ayrı ayrı” değil de, bir arada toprağa verilseydi... Bir arada toprağa verilip, bir de “Gazze Şehitleri” yazılı bir “anıt” dikseydik mezarlarının başına...
    Yine de vakit geçmiş değil...
    En azından İstanbul’da toprağa verilecek Cevdet Kılıçlar ve diğer şehidimizin mezarlarının yanına, “bütün şehitlerimiz” adına bir “Gazze Şehitleri Anıtı” dikilebilir... “Her yıl 31 Mayıs’ta” da, bu anıtın önünde törenler düzenlenebilir, “dua”lar edilebilir ve her yıl “İsrail’in korsanlığı” lânetlenebilir!..
    Okuyucularımız adına teklif benden, uygulaması yetkililerden... Dilerim bu çağrıya bigâne kalmazlar.
    Bugünlük diyeceklerim bu kadar.
    =================
    Kılıçdaroğlu mizahları!
    Bu memleketin, özellikle de CHP’nin “Kılıçdaroğlu’ndan çekeceği” var... Öyle “temelsiz”, öyle “sığ” şeyler söylüyor ve öyle “tribün”lere seslenip “popülizm” yapıyor ki, inanın üzülüyorum...
    CHP, bu adama umut bağlıyorsa, vah o CHP’nin haline... İnanın “önyargılı” olduğumdan değil, sadece “adam gibi bir muhalefet” istediğim için üzülüyorum CHP’nin hâline...
    Şu hâle bakın... Dünkü TİM Kongresi’nde konuşup, Başbakan Erdoğan’a cevap veren Bay Kılıçdaroğlu demiş ki; “Tamam, popülizm bir tuzaktır... Söyler misiniz, Tunceli’de Allah’ın kışında buzdolabını ben mi dağıttım?”
    Lâfa bak, hizaya gel... Hadi, “yazın ortasında soba mı dağıtılır?” filan dese, hak vereceğim... Ama birader, “buzdolabı” adlı bu eşyanın, “sadece yazın kullanılır” diye bir kuralı mı var?.. Buzdolabı, “yaz-kış kullanılıyor” ise, kışın dağıtılmasında ne sakınca var?..
    Bay Kılıçdaroğlu, hem “ekonomik yardım”ları eleştirmiş ve hem de “terörle mücadelenin yolu ekonomiden geçiyor” dememiş mi, işte bu “mantık fukaralığı”na gülmeden edemedim...
    Böyle bir Kılıçdaroğlu varken, “mizahçı”lara hiç gerek yok!..


    islami Sohbet - Dini Sohbet, islami Chat, islami Forum, Dini forum


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349