+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Allah, insana kendi ruhundan üfledi

 Güncel Yazılar Ve Haberler Katagorisinde ve  Köşe Yazıları Forumunda Bulunan  Allah, insana kendi ruhundan üfledi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Allah, insana kendi ruhundan üfledi Gülay Pınarbaşı araştırmacı yazar California Üniversitesi'nden nörobilimci ve psikiyatri profesörü Jeffrey M. Schwartz, beyinde nasıl kırmızının algılandığını, güzel bir müziğin nasıl biftek yemekten farklı olarak yorumlandığını ve neden en detaylı MR'ların bile söz konusu yorumlama mekanizması hakkında hiçbir delil vermediğini çözmeye çalıştıktan sonra şu önemli ...

  1. #1
    Üst Düzey Yönetici MuHaMMeD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    3.232
    Tecrübe Puanı
    14

    Standart Allah, insana kendi ruhundan üfledi

    Allah, insana kendi ruhundan üfledi

    Gülay Pınarbaşı

    araştırmacı yazar


    California Üniversitesi'nden nörobilimci ve psikiyatri profesörü Jeffrey M. Schwartz, beyinde nasıl kırmızının algılandığını, güzel bir müziğin nasıl biftek yemekten farklı olarak yorumlandığını ve neden en detaylı MR'ların bile söz konusu yorumlama mekanizması hakkında hiçbir delil vermediğini çözmeye çalıştıktan sonra şu önemli soruyu sorar:

    ...neden beyin mekanizmaları üzerinde çalışmak, hatta moleküler seviyede çalışmak, bu sorulara hiçbir şekilde bir cevap sağlayamamaktadır?

    Bunun cevabı şudur: Çünkü söz konusu yorumlama mekanizmasının cevabı beyinde değildir. Bu mekanizma ile ilgili soruların cevaplarına insan hücrelerini inceleyerek, nöronları tetkik ederek, moleküler düzeyde araştırmalar yaparak ulaşmak mümkün değildir. Çünkü insana dış dünyayı algılatan şey, insanın bedeninin içinde değildir. O; beynin, nöronların, hücrelerin, elektrik sinyallerinin dışında bir şeydir. O; Yüce Allah'ın insana bahşettiği ruhtur. Cenab-ı Allah bir ayetinde şöyle buyurur:

    "Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona Ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?" (Secde Suresi, 9)

    Algılayanın ruh olduğunu, maddeden bağımsız olduğunu anlayamayan kişilerin düştükleri önemli bir hata vardır. Onlar, gördükleri görüntülerin beyinde bir ekranda var olduğu gibi bir ihtimal ile karşı karşıya kalırlar. Oysa insanın beyninde, dış dünyanın var olduğu bir ekran olduğunu düşündüğümüzde, o ekranı izleyen bir küçük adamın da varlığını ister istemez kabul etmemiz gerekir. Onun beynindeki ekranı da izleyen bir başka küçük adam olmalı ve bu silsile bu şekilde devam etmelidir. Fakat insanın beyninde bir ekran ve orada olayları izleyen başka bir küçük adam yoktur. İnsanın beyni kapkaranlıktır, sessizdir. Orada, proteinlerin oluşturduğu nöronlar ve ileri geri hızla hareket eden elektrik sinyallerinden başka bir şey yoktur. O elektrik sinyallerinin, bir et parçasının içinde bir çiçeği görmesi, onu koklaması, ona dokunması, ondan zevk alması, uzaklarda hareket eden gemiyi görmesi, bir çileğin tadından keyif alması imkansızdır. Bir orkestranın çaldığı senfoniyi zevk içinde uzun uzun dinlemesi mümkün değildir. İnsana bu kadar hareketli, coşkulu, rengarenk, dopdolu, üç boyutlu ve muhteşem netlikteki bir dünyayı oluşturanın elektrik sinyalleri olmayacağı açıktır. Bu dünya içinde insanın sevinip üzülmesini, heyecanlanıp kaygılanmasını, hatırlayıp neşelenmesini, özleyip özlem gidermesini sağlayan da kuşkusuz ki yine elektrik sinyalleri değildir. Dünyanın en ünlü profesörleri bir araya gelseler, Jeffrey M. Schwartz'ın da belirttiği gibi, insanın beyninin içinde hiçbir yerde, bu algılayan mekanizmayı bulamayacaklardır.

    Beynin içindeki görüntüyü "görüyorum" diyen, beyin içindeki sesleri "duyuyorum" diyen, kendi varlığının şuurunda olan bilinç sahibi varlık, Allah'ın insana vermiş olduğu ruhtur. Materyalist zihinlerin, ortaya çıkmasından en çok çekindikleri gerçek budur. Ruh, göze ihtiyaç duymadan görür, ellere ihtiyaç duymadan dokunur, kulağa ihtiyaç duymadan duyar, buruna ihtiyaç duymadan koku alır ve ağıza ihtiyaç duymadan tadar. Bilim adamlarının yıllardan beri çözmeye çalıştıkları "algılayan kim?" sorusunun yegane cevabı ruhtur. Allah, insanın ruhuna sürekli olarak görüntüleri seyrettirir, gece gündüz, bu dünyada veya rüyada sürekli olarak o insana ait bir dünya yaratır. O dünyanın içinde her şey mükemmel görünümdedir, kusursuzdur. Öyle ki, karşımızdaki net görüntünün, derinlik hissinin gerçekte yalnızca bir hayalden ibaret olduğunu, gerçek dış dünya ile hiçbir bağlantısının olmadığını anlamamız son derece güçtür. İşte bu, dilediği zaman, birkaç santimetrekarelik bir alan içinde sonsuz alemler yaratabilen Yüce Rabbimiz olan Allah'ın kusursuz, eşsiz, muhteşem yaratışıdır.

    "O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakim'dir." (Haşr Suresi, 24)

    Beynimizde Allah dilediği için kusursuz bir görüntü oluşur, Allah dilediği için kokular vardır, Allah dilediği için güzel bir müziği kusursuzca dinler ve bundan zevk alırız. Yine Allah dilediği için dokunarak tanır, anlar ve hissederiz. Allah dilediği için yediğimiz bir yemeğin lezzeti vardır. Allah'ın emriyle, insanın zihninde yoktan bir dünya var olur. Rabbimiz, hiç yoktan, insanın kendi zihninde, yalnızca ona ait olan, yalnızca onun görüp tanıyabildiği bir alem yaratır. Bu dünya, dışarıdaki dünya değildir. Dışarıdaki dünyaya insanın ulaşabilmesi imkansızdır. İnsanın, Allah'ın dilemesi dışında, bir başkası için yaratılan dünyaya da ulaşabilmesi mümkün değildir. O yalnızca, Rabbimiz'in kendisi için yarattığı dünyada yaşayabilir, onu izleyip seyredebilir. Bunun dışına çıkması imkansızdır. Allah bir ayetinde şöyle buyurur:

    "Sana ruhtan sorarlar; de ki: "Ruh, Rabbim'in emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir." (İsra Suresi, 85)





+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349