Dünyanın ekseni İslama dogru kayıyor

Doğu neresi Batı neresi? Biz, İran'ın batısındayız, Atina'nın doğusundayız. Atina'yla sıfır problem politikası izlediğimizde Atina, doğuya kaymış oluyor, biz, batıya kaymış oluyoruz.
İran'ın ekseni batıya kaymış oluyor, biz doğuya kaymış oluyoruz.
Hatta Greenwich'in sıfır meridyeni ile 180'inci meridyenlerinin bir adım gerisi doğu, bir adım ilerisi batıdır.
Öyle ise sorun doğu batı sorunu değil, Sorun insanların yönlerini döndüğü yerdir.
Veya tapınaklarıdır.
"Doğu da batı da Allah'ındır" (Kuran-ı Kerim, Bakara suresi ayet: 142)
Rabbimiz bizi orta ümmet kıldığını, bizim dünyanın denge unsuru olmamız gerektiğini Bakara suresinin 143'üncü ayetinde şöyle buyurmuş: "Böylece sizi insanlara karşı (her türlü aşırılıktan uzak) orta (yolu izleyen) bir ümmet kıldık ki insanlara karşı (doğruluğun) şahitleri olasınız ve peygamber de size şahid olsun."
Sevgili peygamberimiz de "İşlerin en hayırlısı orta olanıdır" buyurmuş. (Beyheki, Süneni Kübra, 3/373, hadis 5897, Beyhaki, Şuab-ül Îman 3/402, İbn-i ebi Şeybe, Musannef 13/479, hadis: 36276 ve 36331 )
Dünyaya demokrasi ekmek için ülkelerin önce insanlarını öldüren, sağ kalanlara İngilizce öğretip, Mc Donalds yedirip, Cola içiren Amerika, ayakta durabilenlerin kendisine karşı cephe oluşturduğunu, midesinde Cola olanların bile kendisini sevmediğini gördü.
Müslümanlar ise gittikleri yerlerin insanlarını Allah'ın kulu, Hazreti Adem'in çocuğu olarak gördüler. Yani her gördükleri insanı peygamber torunu olarak gördüler ve kardeş bildiler.
Kim olursa olsun malına, canına, namusuna dokunmadılar.
Güneş gibi oldular ve faydalarını dağıtırken doğu-batı ayırımı yapmadılar.
Güneş doğulu veya batılı değildir.
Allah'ın nuru olan İslam'ın da doğulu veya batılı olmadığını haber verir Rabbimiz. (Nur suresi ayet: 30)
İnsanların fikirleri doğulu olmaktan veya batılı olmaktan etkilenir.
Ama doğu ve batıyı yaratan Allah'ın kelamı hem doğuyu hem batıyı etkiler.
İşte o İslam'a gönül veren Müslümanlar, insanların cehenneme giden yolunu cennete çevirmek için canlarını ve mallarını ortaya koydular.
Bu din, Doğuyu ve Batıyı yaratanın dini olduğundan doğulular ve batılılar hemen kabul ediverdiler.
Ashab ve Tabiin döneminde hem doğuya hem batıya seferler düzenlendi.
Doğudan Buhara'ya vardıklarında Batıdan İspanya'ya varmışlardı.
Türkler, Müslüman olmadan önce Çin üzerine giderken, Müslüman olduktan sonra batının kapısını Malazgirt'te aralayarak Viyana'ya kadar vardılar.
Şimdilerde ise dünyanın her tarafında yükselen değer İslam'dır.
İslam düşmanlığında öncülük yapan Amerika'nın başına Hüseyin isimli biri Cumhurbaşkanı oldu, Barak Hüseyin Obama.
İslam'ın tadını aldı mı bilinmez ama adını almış. Amerika'nın her on vatandaşından biri Müslüman.
İngiltere'de doğan çocuklara en fazla Muhammed ismi koyuluyormuş.
En kötü ve katı şekilde tanıtılan Taliban ile birebir görüşen insanlar, The Sun gazetesinin muhabiri Bayan Yvonne Ritley gibi Müslüman oluyorlar.
Dünyaya komünizmi öğreten öncülerden biri olan Roger Garaudy'nin Müslüman olması Fransa ve dünyada şok etkisi meydana getirmişti.
Şu anda İsrail bile İsrail'in İslamlaşması endişesini taşıyor. Parası olanlar İsrail'i terk ediyor.
Kadınlar doğum yapmıyor.
Doğum yapanların da çocukları genellikle kız oluyor.
"25 yıl sonra askere alacak adamımız kalmayacak" diye yurt dışındaki Yahudileri şantajlarla İsrail'e taşımaya çalışıyorlar.
"Taşıma su ile değirmen dönmez."
Elhasıl, dünyanın ekseni İslam'a kayıyor vesselam.

Mahmut Toptaş

araştırmacı yazar