Gençlerin geliştirdiği kimlik tepkileri
Toplum içinde kendi durumunu tesbit etmeye, rolünü anlamaya, yerini bulmaya çalışan gençler, dört temel davranış biçimi geliştirirler:
Aynîleşme/özdeşleşme, hürriyet/bağımsızlık, mesuliyetsizlik/ilgisizlik ve mes’uliyet/sorumluluk.

1-Aynîleşme/özdeşleşme: Yaşadığı toplumun bütün sosyal/kültürel değerlerini benimser ve diğer kişilere benzer. Devraldığı kalıpları, ayrı bir biçimde sürdürme çabasına girer.

2-İsyan/özerklik/bağımsızlık: Çevreden ve içinde yaşadığı toplumdan gelen bütün kültür değerlerine karşı çıkar. Hepsini reddeder ve yeni değerler peşinde koşar.

3-İlgisizlik/sorumsuzluk: Çevreden gelen kültür değerlerine tamamen ilgisiz kalır. Ortak değerleri, mefhumları, özellikleri benimsemez. Mefhûm/kavram kargaşası içine düşer. Meselâ, Müslüman gençler kimliklerini Kur’ân, imân doğrultusunda geliştirmemeleri durumunda; ebedî hayatlarını tehlikeye attıkları gibi; toplumun bilhassa yaşlı, namuslu ve zengin kesimlerine büyük zarar verirler.1 En kuvvetli bir ticâret vesîlesi;2 büyük bir enerji kaynağı olan gençliklerini sûistimâl ile namusları paymal; taşkınlıklarıyla âile ve toplum huzurunu allak-bullak ederler.

4-Mes’uliyet/sorumluluk: Hürriyet, bağımsızlık, sorumluluk dengesini kurar, sınırlarını çizer, orta yolu bulur. Çevreyle gerçekçiliğe dayanan olumlu ilişkiler içine girer ve yaklaşır. Bir taraftan içinde yaşadığı toplumun değerlerini alırken; öbür yandan ona katkıda bulunur. Meselelere akılcı, sağduyulu yaklaşarak halletme yoluna gider.

Şüphesiz, gençlere en sağlıklı ve karakterli kişiliği bu son metod sağlar. Bunlar kendileriyle ve toplumla barışık ve tutarlıdırlar. İç çatışmalardan uzaktırlar. Kendilerine hedef çizmişlerdir. Hayat ve hayâlâtlarının gayesi vardır. Neyi, niçin, ne zaman ve nasıl yapmaları gerektiğinin şuurundadırlar. Ne olmak istediklerinin farkındadırlar. Duygularını kontrol edebilirler. Yüce, ulvî, olumlu duygularını geliştirir; olumsuz, menfîlerini mecraına koyarlar. İfrat ve tefritten sakınmaya, orta yolu tutmaya çalışırlar. Zamanlarını iyi kullanmasını bilirler. Toplumla dayanışma içine girmek zorunda olduklarını ve toplumun kültür değerlerine saygı göstermeleri gerektiğinin idrakindedirler. Aynı zamanda, bunları geliştirme / iyileştirme mesuliyetinde olduklarının da farkındadırlar...


Dipnotlar:


1- Tarihçe-i Hayat, s. 582

2- Lem’alar, s. 233

Ali Ferşadoğlu - Yeni Asya