Kuran öğrenme zamanı

Öğretim yılı sona erdi. Öğrenciler yaz tatiline girdiler. Üç ay kadar tatil yapacaklar. Tatil, her şeyden el etek çekmek demek değildir. Hayat devam ediyor. Okulda öğrendiklerimize ilave olarak başka öğreneceklerimiz de var. Eğitim ve öğretim süreklilik isteyen bir alan. Beşikten mezara kadar. Yaz tatilinde Allah'ın kitabını öğrenmekten daha güzel ne olabilir? Kur'an öğrenimi insanın ruhunu dinlendirir, gönlünü ferahlatır. Bugün şartlar eskisi gibi değil. İmkanlar daha fazla. Çeşitli vesilelerle Kur'an öğrenmek mümkün. Hatta, bu imkanları değerlendirmeyip de Rabbinin kelamını öğrenmekten mahrum kalana şaşılır. En geniş öğrenme imkanını ise Diyanet İşleri Başkanlığı sunuyor. Her mahalle ve köy camiinde Kur'an öğrenimi var. Anne babalar Kur'an'ı, bir emanet olarak sahip oldukları çocuklarına, ya kendileri öğretmeliler ya da öğrenebilecekleri bir yere göndererek takibini yapmalılar. Bu, onların en başta gelen vazifeleri arasında.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu uyarıyor: "Bu kurslar, çocuklarımızın dini doğru şekliyle ve zamanında öğrenmeleri için güzel bir fırsattır. Ailelerimize; çocuklarına din, Kur'an ve ahlak eğitimi konusunda desteklemelerini; bu konuda fedakarlık yapmalarını ve Kur'an kurslarına göndermelerini tavsiye ediyorum."

Diyanet İşleri Başkanlığı, müftülüklere de konu ile ilgili bir tamim gönderdi. Hocalarımızdan "Öğrencilere değerli olduklarını hissettirmelerini; sevgi ve güler yüz göstermelerini" istedi. Kurslar; din eğitimi yanında, öğrencinin iyi insan, iyi vatandaş olmasını; kendisi, toplumu ve Rabbı ile barışık şekilde yetişmesini de amaçlıyor.

21 Haziran - 20 Ağustos arasını kapsayan kurslar, 3'er haftalık, 3 kur halinde yapılacak. İsteyen bu sürenin tamamında eğitim alabileceği gibi; öğrencinin şartlarına göre, 1 veya 2 kur olarak da eğitim görebilecekler. İlköğretim 5. sınıfı tamamlamış olanların devam edebileceği kurslarda günde 3 saat ders verilecek. Bunun 2 saati Kur'an öğrenimi ve mealine ayrılırken; 1 saatinde de İtikat, İbadet, Ahlak bilgileri öğretilecek. Diyanet İşleri Başkanlığı, öğrencileri bu kurslara özendirmek için tanıtıcı afişler de hazırladı.

Bundan sonra, bütün görev muhterem hocalarımızın maharetine bağlı. Din Görevlileri dünyanın en önemli görevini yaptıklarının farkında olan bir ciddiyet ve titizlik içinde işe sarılmalıdırlar. Öğrencileri sıkmamalı; hem öğretmeli, hem de eğlendirici programlar hazırlamalıdırlar. (Film, görsel eğitim, dini musiki, oyun, gezi, gözlem, uygulama vb.) Bu görev; ilgi, sevgi ve güler yüz ister.

Allah'ın kelamı; sözlerin en güzel ve en doğru olanı: "Bu (Kur'an), içinde hiçbir şüphe bulunmayan bir kitaptır. Sakınanlar için bir hidayet vesilesidir."(Bakara, 2)

Rabbimiz insanlara gönderdiği kitabın okunmasını istemektedir: "Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler o kitabı hakkıyla okurlar. Çünkü onlar o kitaba iman ederler. O kitabı inkar edenler ise, gerçekten zarara uğrayanlardır." (Bakara,121)

Allah Rasülü (s.a.v.) de bizlere, Kur'an'ı okuyup öğrenmeye, anlayıp amel etmeye davet etmektedir:

"Kur'an okuyunuz. Zira Kur'an kıyamet günü onu okuyana şefaatçı olarak gelecektir." (Müslim)

"Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve onu başkalarına öğretendir." (Buhari)

"Kur'an size yeter. Ona yapışın. Zira onda sizden öncekilerin ve sizden sonrakilerin haberleri vardır. O aranızda ayırt edicidir. (Ramuz el-Ehadis)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de, hem çok Kur'an okur, hem de dinlemeyi severdi. Bir gün Abdullah İbni Mesut'a (r.a.) "Bana Kur'an oku" buyurdular. O da, "Ey Allah'ın Rasülü! Kur'an sana indirilmiş olduğu halde, sen benden Kur'an okumamı mı istiyorsun?" Allah Rasülü (s.a.v.) de, "Kur'an'ı başkasından dinlemek hoşuma gidiyor" buyurdu. Abdullah İbn-i Mesut (r.a.) okumaya başladı. İsra Suresi'nin 41. ayetinde "Biz onların akıllarını başlarına toplamaları için, bu Kur'an'daki ikaz ve ihtarları türlü şekillerde tekrar ettik" ayetine gelince "Yeter!" buyurdular, gözlerinden yaşlar akmaya başladı.

Sevgili gençler! Allah Rasülü'nün (s.a.v) en çok sevdiği ibadetlerden biri olan Kur'an'ı okumaya ve hayatınızı Kur'an'a göre tanzim edip kısa dünya hayatını en bereketli bir şekilde geçirerek, kıyamet günü arşın gölgesinde gölgelenenlerden olmaya var mısınız?

Şakir Tarım

araştırmacı yaza