İtaatin boyutu


Buharî'den dört hadis İmam Buharî'nin, devlet başkanına itaat konusunda açtığı konu başlığı altında zikrettiği dört ayrı hadis, itaat konusunda İslamî kurallara dair önemli bir daire çizmektedir.
[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Birinci hadis:
'Dinleyiniz ve itaat ediniz. Üzerinize tayin edilen vali, başı siyah kuru üzüm gibi Habeşli bir köle bile olsa itaat ediniz.' (7142)
İkinci hadis:
'Her kim idarecisinden hoşlanmadığı bir şey görürse sabretsin. Zira kim, cemaatten bir karış ayrılır ve ölürse muhakkak cahiliye ölümü ile ölür.' (7143)
Üçüncü hadis:
'Müslüman bir kişinin, kendisine masiyet emredilmediği sürece hoşlandığı ve hoşlanmadığı hususlarda söz dinleyip itaat etmesi gerekir. Masiyet emredildiğinde ise dinleyip itaat etmesi gerekmez.' (7144)
Dördüncü hadis:
'Ali bin Ebu Talib radıyallahu anh diyor ki:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir birlik göndermişti. Onların başına da ensardan birini kumandan tayin etti. Onlara da kumandanlarına itaat etmelerini emretti. Yolculuk esnasında kumandan onlara sinirlendi. 'Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana itaat etmenizi size emretmedi mi?' dedi. Onlar da: 'Evet emretti.' dediler. 'O zaman size emrediyorum: Odun toplayıp ateş yakacaksınız. Sonra da o ateşe gireceksiniz.' dedi.
Onlar da odun toplayıp ateş yaktılar. Ateşe dalmaya yöneldiklerinde duraklayıp birbirlerine baktılar. Bazıları: 'Biz, ateşten kurtulmak için Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme tabi olduk, neden şu ateşe girelim?' dediler. Bu arada ateş söndü, kumandanın da siniri yatıştı.
Bu olayı Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme anlattıklarında onlara şöyle buyurdu:
'Eğer ateşe girselerdi ondan çıkamazlardı. Çünkü itaat makul olan işlerdedir.' (7145)
En ve boy

İnsana emredilen herhangi bir alanda o emre itaatin enini ve boyunu üç kural belirler:
Emreden ve emredilen kim olursa olsun, Allah'ın dinine aykırılık olmamalıdır ki, din bağlantılı bir itaatten söz edilmiş olsun.
Emir makul olmalı, insanî olmalıdır.
Emredilen için takat sınırları aşılmamalıdır. İnsana yapamayacağı bir şeyi emretmek doğru değildir.
Trafik ve itaat

İnsanlarIn düzenli bir hayat yaşamaları için konmuş toplum kuralları, koyucularının kimliğine bakılmaksızın, 'insan eksenli' olması halinde bağlayıcıdır. Kural koyucunun kimliği, Müslüman için itaat edilmeyebilirlik ruhsatı doğurmaz. Zira insanın maslahatı nerede ise dinin emri de oradadır. Yeter ki, mevzu bahis kurallarda Allah'ın dinine aleni bir aykırılık bulunmasın.
Suistimal

Yöneten ve emreden konumunda olanların, Allah Teâlâ'nın mü'minlere itaatle ilgili emirlerini suiistimal ederek hırslarını tatminde kullanmaları yeni bir sorun değildir. İslam'ın ilk asrından itibaren bu sorun mü'minlerin başını ağrıtmıştır. Üstü ve altı riskli bir çizginin üzerinde bulunmak en kısa ifadesiyle imtihandır. Dinimize ait kuralların, kişilerin hırslarını tatmin aracı olarak kullanılmasına alet olmak benimsenemez olmakla beraber, fitneye kapı açmak da benimsenemez bir durumdur. Zamanı ve şartları kollayarak, daha ehvenini yapmaya çalışmak gerekmektedir. Uç olmak, riski artırmaktadır.


Nureddin Yıldız

araştırmacı yazar