Vesilelere tevessül edelim


Tek kurtuluş ALLAH Teâlâ'ya itaatli ve sadık bir kul olmak, Hz.Peygamber (S.A.V.) efendimize sadık ve muti' ümmet olmak, Kur'ân-ı Kerim'e ve Sünnete yapışmak, Şeriata sarılmaktır.
Müslüman okuyucu!.. Cemaat olalım. Cemaat olursak, bin kişilik bir topluluk dua etse, sadece içlerinden birinin duası kabul edilse, o bir kişi "Ya Rabbi hepimizi affet, koru, bize yardımcı ol..." dese hepsi inşaALLAH affa, korunmaya, yardıma mazhar olur.
Bu günler bütün azgınlıkların terk edilmesi gereken günlerdir.
Azgınlıklar sadece cinsellikle ilgili değildir. Para azgınlığı, servet azgınlığı, benlik azgınlığı... Kur'ân-ı Kerim'in ve Sünnet'in yasakladığı bütün günahlar ve aşırılıklar...
Müslüman okuyucu!.. Vesilelere tevessül edelim. Bütün iyi, güzel, mâruf şeylere... İbadetlere... Hayır ve hasenata... Büyük ve küçük cihada... Hepsine hepsine.
Gafillerden ve zarara uğrayanlardan olmayalım...
Bu sebeple ümitvar olalım. Bu da geçer. İstikbalde en gür sâdâ, İslâm'ın sâdâsı olacaktır inşaALLAH. Yeter ki biz üzerimize düşeni yapalım. ALLAH'ın dinini yaşayalım. Sabah namazına kalkalım. İslâm'ın ve Müslümanların aziz ve mansur olması için şu duaları mutlaka, her gün okuyabildiğimiz kadar okuyalım:
* HasbünALLAHü ve ni'me'l-vekil,
* Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh,
* Ya dafia'l-belâyâ idfe'anne'l-belâyâ,
* Fellahü hayrun hafiza. Ve hüve erhamü'r-rahimîn.
* Lâ ilâhe illâ ente sübhaneke innî küntü mine'z-zalimîn.
* Vellahü galibün âlâ emrihi.
Ya Rabbi! İslâmı ve Müslümanları aziz ve mansur eyle! Yardım eyle! Dünya ve ahiretimizi ma'mur eyle! Korktuğumuzdan emin, umduğumuza nail eyle! Allah'ım! Siyonist zâlimleri Fil Ashabı'nı helâk ettiğin gibi Ebabil'lerinde helak ediver. Ebu Leheb'in ellerini kuruttuğun gibi bunların da ellerini ve nesillerini kurutuver. Fravun'u denizle boğduğun gibi bunları da akıttıkları kanlar içinde boğuver. Tuzaklarını boşa çıkarıp, kendi tuzağınla bir daha zulüm yapamayacak şekilde imha ediver. Allah'ım! Zalimlerin cezasını ancak sen verirsin. Bunların helâkini insanlığa gösteriver. Hasbunallahu ve ni'mel vekil. Amin...
Ümmetin sıkıntıda olduğu günümüzde kunut duâsı ile ALLAH'a sığınmaya çok muhtacız. Bu gün bizim elimizden sadece duâ geliyor! Gazze için duâ! Gazze'yi yakıp yıkanlar için bedduâ!
Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, hicretin dördüncü senesinde, Bi'r-i Maûne'de yetmiş hafız ve İslâm tebliğcisinin müşriklerce kurulan haince bir tuzakla şehit edilmesinin ardından okumaya başladığı ve her türlü fitneden, fesattan, düşmanlıktan, küfürden, şirkten, dalâletten, isyandan, tuğyandan ve şerrin her türlüsünden ALLAH Teâlâ'ya sığınmak için okuduğu kunut duâları, ümmet için sıkıntılı zamanlarda bir ALLAH Teâlâ'ya sığınma, acizliğini ve kulluğunu şefaatçi kılarak ALLAH Teâlâ'dan yardım isteme, dünya ve ahiret belâlarından, darlıklarından, dertlerinden, mûsibetlerinden, afetlerin-den, tehlikelerinden ve sıkıntılarından ALLAH Teâlâ'ya iltica etme ameliyesidir.
Biz felâket ve helâket asrının ümmeti olarak, Gazze gibi kanayan bir yaramızın devam ettiği ve ümmetin çözüm hususunda bir araya gelmekten de imtina ettiği şu günlerde kunut duâsı okuyabilir ve ümmet adına her türlü felâketten ALLAH Teâlâ'ya sığınabiliriz. Uygulamakta olduğumuz kunut duâsı bizim ve ümmetin felâketlerden ALLAH Teâlâ'ya sığınmamız için aslında yeterli bir duâ formatı ihtiva etmektedir.
Fakat böyle nefesimizi tutup darlıklar yaşadığımız ve psikolojik travmalarımızı duâya çevirmeye ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda, gözyaşımızı duâ ile ALLAH Teâlâ'ya arz etmek için duâmızı sürdürebiliriz.
Hasan b. Ali (R.A.) demiştir ki: Hz. Peygamber bana bir duâ öğretti, vitir'de kunut duâsı olarak onları okuyordum:
"Ey ALLAH'ım! Verdiğin hidayetinde beni dâim kıl! Verdiğin afiyetlerle beni afiyette kıl. Emanına aldığın yerde beni de emanına al! Bana verdiğini mübarek kıl! Kaza ettiğin şeyin şerrinden beni koru! Sen hükmedersin, fakat kimse sana hükmedemez. Senin dost edindiğin zelil kılınamaz. Senin düşman olduğun aziz olamaz. Sen yücesin, ey ALLAH'ım sen büyüksün."(Ebu Dâvud, Salat:340, 1/452, No:1425)
Meselâ ümmet olarak Gazze sıkıntısını çözmekte âciz kaldığımız bu günlerin, birliğimiz ve dirliğimiz hususunda ALLAH Teâlâ'dan yardım ve inayet istemek gibi bir duânın vakti olduğunu unutmamalıyız! Ve bu duâyı, tam bir ibadet şuuru içerisinde yapmaya devam etmeliyiz. Cenâb-ı Hak bizi makbul duâlara muvaffak kılsın. Âmin.


Mehmet Talü

araştırmacı yazar