Mescidi Aksa görevimiz


Müslümanlar için üç kutsal şehir: Mekke, Medine, Kudüs. Bu üç kutsal şehirde üç mübarek mescidimiz var: Mescid-i Haram (Kabe), Mescid-i Nebi, Mescid-i Aksa.
Tarih boyunca, özellikle Mescid-i Aksa'nın başına gelmeyen kalmadı. Hz Ömer (r.a), Romalılar zamanında Kudüs'ü fethetti. Romalılarla bir anlaşma yaparak, şehre Yahudiler'in girmesini yasakladı. Bu anlaşma 4 asır etkili oldu.
Haçlıların 60 bin müslümanı katlettiği bir zamanda da, bir Selahaddin-i Eyyubi çıktı ve 1187'deki Hıttin Savaşı'nda Haçlıları yendi ve Kudüs'ü özgürlüğüne kavuşturdu.
Sultan 2. Abdülhamit döneminde, Düyun-u Umumiye denilen Osmanlı Devleti'nin borçları neredeyse en yüksek miktarına ulaşmıştı. Siyonistler 2. Abdülhamit'e, Filistin bölgesinde bir miktar toprak vermesi karşılığında, Osmanlı'nın bütün borçlarını kapatacak miktarda altın teklif ettiler. Fakat, o koca Sultan'ın cevabı net ve kesindi: "Bu toprakların bir karışını bile satmam. Çünkü, bu topraklar bana değil, halkıma aittir. Halkım bu devletin her karışını, kanını feda ederek elde etmiştir. Bu toprakları kanlarımızla örteriz de elimizden alınmasına asla izin vermeyiz."
Evet, Ümmetin öncüleri bugüne kadar sorumluluklarını kuşandılar, Kudüs ve Mescid-i Aksa'ya sahip çıktılar. Şimdi görev sırası bizde. Çünkü, bugün de Mescid-i Aksa hüzünlü. Mescid-i Aksa özgür değil. Daha da ötesi, Allah korusun, Mescid-i Aksa yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya.
Bugün Siyonistler, Kudüs'ü 2020 yılında başkent yapmaya karar vermiş durumdadır. Kudüs'ün Siyonist Belediye Başkanı Barkat, New York'u model alıyor, Kudüs'ü geliştirip genişleterek 10 milyon turist çeken bir metropol yapmaya hazırlanıyor. Şehre, beynelmilel bir Siyonist kimlik kazandırmaya çalışıyor. Beytü'ş- Şark Yazmaları Uzmanı Halil Tüfekçi, Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı bekleyen yeni tehlikelerden söz ediyor: "Siyonistler, Kudüs'te çok cesametli ve büyük bir Sinogog (Havra) inşa etmektedirler. Kubbesi çok büyük olan bu yeni yapının, kazılar dolayısıyla yıkılmaya meyletmiş olan Mescid-i Aksa'nın temellerini daha da aşındıracaktır."
Sayın Tüfekçi bu sözlerinde yalnız değil. Yusuf el- Karadavi, Nebil Maruf, Raid Salah gibi alim ve düşünürler ve konunun uzmanları da benzeri uyarılar yapıyorlar: "Kudüs, 2020 yılına kadar kurtarılamazsa, Mescid-i Aksa'nın yerinde yeller esecek ve yerine Siyonistler'in hayalindeki Üçüncü Mabed inşa ve ikame edilecektir."
Filistinli yazar Nikola Nasır diyor ki: "Yeni bir Selahaddin çıkmaz ve Kudüs 2020'den evvel kurtarılmazsa, şehir makus talihiyle baş başa kalacaktır. Bu durumda Kudüs, 2020 sonrasında muhtemel bir Endülüs'e dönüşecektir. 2009 etkinliklerindeki görkemli kutlamalar, Kudüs mersiyelerine dönüşecektir."
Durumun ciddiyet ve hassasiyetini görüyor musunuz? İslam dünyasının önde gelen alimlerinden Yusuf el - Karadavi her fırsatta uyarıyor: "Siyonistler, Mescid-i Aksa'yı yıkmak için fırsat kolluyorlar. Dünya önemli bir olayla meşgulken bir oldu bitti ile muratlarına ulaşmak istiyorlar. Kudüs ümmetin meselesidir. Kudüs, tehdit altındadır. Ümmet için de, Filistin için de." Bu konuda, Prof. Dr. Yusuf el- Kradavi'nin Nida Yayıncılık'ın kitapları içinde çıkan "Her Müslümanın Ortak Davası Kudüs" adlı eserinden daha etraflı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Manzara ortada. Müslümanlar olarak duyarlılıklarımızı kaybetmemek zorundayız. Mescid-i Aksa, bütün Müslümanların ortak değeri. Ancak, hepimizin ortak duyarlılık göstermesi ve birlik içinde hareket etmesiyle bu problemin üstesinden gelebiliriz.
İslam Ümmetinin önünde, kurumsal bir çalışma var. Müslümanların her konuda birlikte hareket etmesini amaçlayan bir çalışma modeli. Milli Görüş'ün muhterem lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan'ın öncülüğünde başlatılan D- 8'ler oluşumu. Şimdilik, nüfusu 50 milyondan fazla olan, toplam 1 milyar civarında nüfusa sahip 8 büyük İslam ülkesinin öncülük ettiği bir kuruluş. D- 8'lerin daha da geliştirilip fonksiyonel hale getirilmesi gerekiyor. Benim bildiğim çözüm bu. Başka çıkış yolu bilen varsa söylesin de, Mirac'a yükselme mekanı ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, içinde bulunduğu elim tehlikeden kurtulsun. Her Müslüman tek tek üzerine düşeni yapmazsa, kıyamet günü, Mescid-i Aksa'ya ilgisiz kalmanın hesabı zor verilir. Hz. Ömer (r.a), Selahaddin-i Eyyubi ve 2. Abdülhamit Kudüs imtihanını yüz aklığıyla verdiler. Ya biz!..


Şakir Tarım

araştırmacı yazar