Peygamber Efendimize bağımız Salavatımız


Ali radıyallahu anhtan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Cimri, yanında adım anıldığı halde bana salat ve selam getirmeyen kimsedir." [Tirmizi, Ahmed]
Salâvat!
Peygamber aleyhisselam efendimize en güzel salavat getirme ifadesi ise şöyledir:
"Allah'ım! İbrahim'in âline rahmet ettiğin gibi Muhammed'e ve âline de rahmet et. Şüphesiz sen övülmeye layık ve yücesin. Allah'ım! İbrahim'in âline hayır ve bereket lütfettiğin gibi Muhammed'e ve âline de hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye layık ve yücesin."
Salâvat getirerek
*Rabb'imizin Ahzab suresi 56. ayetindeki emrine uymuş oluyoruz.
*Bir defa salâvat getirene Allah on defa rahmet ettiğine göre her salavatımız on defa o büyük rahmete ermemizi sağlıyor.
*Bir salâvatımız bizi on derece yükseltiyor ve on günahımızı siliyor.
*Peygamber aleyhisselam efendimizin şefaatine yaklaşıyoruz. Kıyamet gününde O'nun meclisine katılma umudumuzu canlandırıyoruz.
*Dünyalık sıkıntılarımıza karşı Rabb'imiz kalbimizi rahatlatıyor.
*Dualarımızın kabulü için yapılabileceklerin en güzellerinden birini yapmış oluyoruz.
*Meleklerden dua alıyoruz.
*Peygamber aleyhisselam efendimizin ruhaniyetinden cevap alıyor, O'nunla bağımızı güçlendiriyoruz.
Nerelerde salâvat getireceğiz?
*Namazlarda ve cenazelerde...
*Cuma gecesi ve gününde...
*Ezandan sonra...
*Mescide girerken ve mescitten çıkarken...
*Sabah ve akşam virdlerinde.
*Bir günahtan istiğfar ederken...
*Duadan önce ve sonra...
*Adı anıldığında ve yazıldığında...
*Kabri şerifi ziyaret edildiğinde, Medine'ye girildiğinde, Kâbe ve çevresinde...
Salâvattan uzak kalmakla...
*Peygamber aleyhisselam efendimizin "cimri" dediği müminlerden oluruz.
*Kalp katılığı ve ibadet soğukluğuna mahkûm oluruz.
*Bereketsiz ve hayırsız meclislerde bulunuruz.
*Allah'ın rahmetine en yakın olabileceğimiz bir kapıyı kendi ellerimizle kapatabilir, şefaatten mahrum kalabiliriz.
Sadece sözde bir salâvat değil
Dilin dediğine uyan bir organ sahibi olmak için:
*Kaba söz ve davranışlardan,
*Sürekli kınayan, ayıplayan bir mizaca sahip olmaktan,
*Allah'a karşı ve kullara karşı görevlerini ihmal eden biri olmaktan,
*Laubalilikten ve aşırı mizahtan,
*Ulu orta konuşmaktan,
*İnsana, hayvana merhametsizlikten,
*Cimrilikten ve israftan,
*Uyku ve yemek esiri olmaktan,
*Sinirli ve gergin olmaktan,
*Kur'an'ı okumamak ve onu yaşamamaktan,
*Ödlek olmaktan, acı bile olsa hakkı söylemeye çekinmekten,
*İstişareye önem vermemekten, başkalarını dinlemeye karşı kibirlenmekten,
*Kendin için istediğini başkası için istememekten,
*Elbise ve görünümünde, barınağında temiz olmamaktan,
*Fakirler ve düşkünlere ilgisiz kalmaktan,
*Kimseyi affetmeyen bir katılığa sahip olmaktan,
*Haramlara dikkat etmemekten,
*Vefasızlıktan, emanete riayet etmemekten,
* Cahil kalmaktan uzak durman gerekir.
Ve asıl hedef!
Peygamber aleyhisselam efendimizin ahlakını ölçü almak, sünneti ile yaşamaya çalışmaktır.


Nureddin Yıldız

araştırmacı yazar