Zihnimizin bilgi merhaleleri ve imanın oluşumu

Dimağımızın yapısı nedir; nasıl işler?

Bilgi, düşünce, nesne/obje ve soyut düşünceler zihnimizin/beynimizin ve kalbimizin hangi kademelerinden geçerek kesin kanaat, inanç ve imân olur?

Beyin ile kalp arasındaki bağlantılar nelerdir?

Muhteşem faaliyetler, işlevler, fonksiyonlar icrâ eden ve kompleks bir yapıda olan ruhumuzdaki onlarca duygu (akıl, kalp ve vicdân), yüzlerce latife, binlerce his birbirine bağlanmıştır. Zihin/dimağ/beynimiz de bunlardan birisidir. Esasında çok boyutlu bir varlık olan insan yapısı üç temel kategoride ele alınır:

- Zihin (düşünce)

- Kalp (duygular)

- Ve nefs (psiko-fizyolojik yapı).

Zihin, akıl, delil ve muhakemeye dayanarak sonuca varır, tatmin olur; akl-ı selîm (düzgün, istikametli bir akıl) Kur’ân’ın tabiriyle “akleden kalb”1 olarak icraatını yapar.

Bilgi, ilim, obje ve düşünceler; duyular vasıtasıyla alınır, zihnin merhalelerinde yoğrularak senteze tâbi tutulduğunda pek tabî olarak her merhalede farklı sonuçlar çıkar.

Bilgi, zihin basamakları olan “tahayyül” (hayal etme), “tasavvur” (tasvir etme), “taakkul” (akıl terazisine vurma), “tasdik” (doğrulama), “iz’ân” (anlama, kavrama, idrak etme), “iltizam” (taraf ile teslim olma) teknelerinde tahlil edilir, senteze tabi tutulur, yoğrulur ve en son kademe “itikad” (imân, yüksek inanç, kesin kanaat)2 kademesinde servis yapılır; kalp, vicdân gibi duygularımıza mâl edilerek özümsenir, meleke/mahâret hâline getirilerek pratiğe dökülür.

Bilgi ve düşünce; dimağımıza düşer düşmez, hemen kesin bir kanaat ve inanç hâlini almaz. Yukarıda sıraladığımız zihnî kademelerden geçerek en son merhalede kanaat ve hakiki imân olur. Hayâl kademesindeki bilgi başka bir şey, tasavvurda başka, akılda, tasdik veya iz’ân’da bambaşka bir sonuç alınır.


Dipnotlar:

1- Kur’an, Hac, 46.

2- Sözler, s. 647



Ali Ferşadoğlu