Yaşantımızın muhasebesini yapalım

Akıllı olan kimse, akşama girdiği zaman sabahı beklemez; sabaha girdiği zaman da akşamı beklemez, fakat bunlardan evvel ecelinin kendisine erişeceğini düşünür de ölümünden sonra faydasına kavuşacağı işleri yapar, sağlık günlerinde iyi işlere koşar. Zira hastalık ansınız gelir de onu amelden menedebilir... Şu sözleri söyleyen ne kadar güzel söylemiştir:

"Rüzgârın estiği zaman onu ganimet edin. Çünkü her hareket edenin sükunu vardır. Sakın onda ihsandan gafil olma! Zira sen, sükunu ne zaman olacak bilmezsin. Ellerin zafere ulaştığı zaman kusur yapma, çünkü dehrin adetidir, hainlik yapar."

Muhterem Okuyucu!

Ramazan-ı şerif ayının ardından, hemen şu günlerde Yüce Rabbimizin:

"Kendileriniz için hayırdan ne takdim ederseniz, sizden önce ne gönderirseniz, onu ALLAH'ın indinde daha hayırlı ve ecrini daha büyük olarak bulursunuz. ALLAH'tan günahlarınızın afvını isteyiniz. Şüphesiz, ALLAH Gafûr'dur, Rahîm'dir" (Müzzemmil sûresi:20)

"Ey iman edenler! ALLAH Teâlâ'dan korkun da emirleri ifa edin. Herkes yarını kıyamet günü için önden ne göndermiş olduğuna bir baksın. ALLAH Teâlâ'dan korkun da yasak edilen şeyleri terk edin. Çünkü ALLAH Teâlâ, ne yaparsanız hakkıyla haberdardır." (Haşr sûresi:18) emirlerine kulak vererek, ahiret için ne hazırlık yaptığımıza, kendimiz için hayırdan ne takdim ettiğimize, önden ne gönderdiğimize bir bakalım. Hayatımızın bir muhasebesini yapalım. Evet şu yaşa geldik. Namazımız, orucumuz, zekatımız, haccımız, tesettürümüz, helal ve haramlara riayet etmemiz ne durumda? Hz. Ömer (R.A.) bir hutbesinde şöyle buyurmuştur:

"Hesaba çekilmeden önce, kendinizi hesaba çekiniz. Amelleriniz tartılmadan önce, kendi amellerinizi tartınız. Hesaba çekilmek üzere, kıyamet günündeki en büyük arz huzura alınma için gerekli güzel hazırlıklarınızı yapınız. O gün huzura alınırsınız, Öyle ki size ait hiçbir sır gizli kalmayacak, bütün sırlar meydana çıkacak. (İbn-i Ebi Şeybe, Kitabu'l-Musannef, 7/96, No:34459) Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurur:

Ey insanlar! O gün hesab ve sorgu-sual için huzura alınırsınız. Öyle ki size ait hiçbir sır gizli kalmayacak, bütün sırlar meydana çıkacak." (Hakka Sûresi:18)

Evet bu hadis-i şerif ve ayet-i kerimeler gereğince nefsimize bir çeki-düzen verelim. Nefsimize değil de Cenab-ı Hakk'ın emirlerine uyalım. ALLAH Teâlâ yolunda ve huzurunda gözyaşı dökelim. ALLAH Teâlâ huzurunda, kulun akıttığı birkaç damla gözyaşının, ilahî Rahmeti coşturduğunu, yalvaran günahkar kulun günahının bu sayede yıkandığını bilelim. Hakk'ın rahmet dergahına sığınalım. O'nun uzanan elleri, yaşaran gözleri boş çevirmediğinin idraki içinde olalım. Salih amellerimizin; imanımızın nurunu arttırdığını, kemalini ve bekasını sağladığını idrak ederek ömrümüzü salih amellerle geçirelim. Ömrümüzün kıymetini bilelim.

Şimdi bize düşen, nefsimizin ve hayatımızın muhasebesini yapmaktır. Hayatımızın hesabını yaparak kârımızın ve zararımızın bilançosunu çıkarmaktır. Hangimizin elinde bir sene daha yaşayacağımıza dair bir garanti vardır. Ölümü akıllarından bile geçirmeyen milyonlarca kişi, bu geçen bir sene içinde dünya denilen yerden ahirete intikal etti. Bizler de biliyoruz ki, ömür sermayemiz her geçen gün bitmekte, buna karşılık birçoklarımızın günahları artmaktadır.

Mehmet Talü

araştırmacı yazar