Kendileri ahkâm kesecek, Peygambe rimizin (asm) yorum hakkı olmayacak!

Bu yazıyı iki kesim için kaleme aldık. Birisi, “Hadise gerek yok, biz yalnız ‘Kur’ân İslâmı’nı kabul ederiz, Kur’ân ne diyorsa o…” diyenler... İkinci kesim ise, “Mezhep imamları Kur’ân’ı ve Sünneti anlayamadı. Kur’ân’ı rafa kaldırıp kendi görüşlerini ileri sürdüler! Biz Kur’ân üzerinde yıllardır araştırıyoruz, biz de Kur’ân’ı anlarız...” iddiasında…

Yeni tanıştığımız muhatabımızın 15’inden beri Kur’ân ve hadis üzerinde araştırmalar yaptığını, bir kitap yazdığını, yakında yayınlanacağını söylemesi üzerine şahitler huzurunda sorduk:

“Afedersiniz, ne iş yaparsınız?”

“Emekliyim.”

“Nereden emekli oldunuz?”

“Kömür işletmelerinde işçi idim…

Olabilir, bir işçi Kur’ân ve hadis konusunda uzman olmayacak diye bir kaide yok! Muhatabımız derin meselelerde ahkâm kestiğine, “Mezhep imamlarına ihtiyaç yok!” dediğine göre, en azından Arapçayı öğrenmiş olmalıydı!

“Arapça biliyor musunuz?”

“Bilmiyorum!”

“Kaç hadis ezber biliyorsun?”


“O zaman konuşmamıza, tartışmamıza gerek yok!” Sünnet-i Seniyye’nin, Hadis-i Şeriflerin Kur’ân’daki yerini e-posta ile göndermek ve bu meseleleri daha müsait bir ortamda müzakere etmek için sözleşip ayrıldık.

Sünnet-i Seniyyeyi, hadis-i şerifleri ve Kur’ân ile Sünnet-i Seniyye’ye ittibâ eden, onları yorumlayan, ibadetlerini ihlâs ve takva ile ifa eden ilim deryası müçtehidleri, selef-i salihin denilen geçmiş dönemlerin faziletli âlimlerini aradan çıkarıp, kendilerini ortaya koyuyorlar!

Öte yandan Peygamberimize (asm) izafe edilen birkaç söz uğruna, ilimlerinin kifayetsizliği yüzünden hikmetini anlayamadıkları bütün sahih hadis-i şerifleri inkâra kalkıyor veya aradan çıkarıyorlar!

Kendileri, Kur’ân hakkında ahkâm kesecek, bir-üç-beş kitap yazacak; ama Kur’ân’ın kendisine vahyedildiği ve onu insanlara tebliğ etmekle vazifeli Peygamberimiz (asm) onu yorumlamayacak! Heyhât!

Peki, diyelim ki siz kendinize göre Kur’ân’ı anlayacaksınız! Dini emirler, nehiyler Kur’ân’da teferruâtlı olarak açıklanıyor mu? Abdesti nasıl alacak, namazı ne zaman ve nasıl kılacaksınız? Orucu nasıl tutacak, orucu bozmayan, bozan halleri nasıl bileceksiniz? Zekâtı kime, hangi şartlarda vereceksiniz? Hacca ne zaman gidecek, nelere dikkat edeceksiniz? Aile yuvasını nasıl kuracaksınız? Nikâhın şartları; eşlerin, aile biriylerinin birbirlerine karşı hakları, görevleri nelerdir? Çocuklarınızı kime göre eğiteceksiniz? Hayatınızı Kur’ân’a göre nasıl yaşayacaksınız?

Yarın, hadis-i şerifin, sünnet-i seniyyenin Kur’ân’daki yerini ele almaya çalışalım.

Ali Ferşadoğlu - Yeni Asya