Başörtüsüne karşıdan bakış

Hani nehrin kenarına gelip karşıya geçmek isteyen adam, karşıda nehrin kenarında söğüt ağacının dibinde oturana soruyor, "Karşıya nasıl geçebilirim?"

Karşıda söğüt ağacının dibinde serinleyen adam cevap veriyor, "Karşıdasın ya" Veya bu olayı şöyle düşünelim: Filistin'de işgalci Siyonistlerin Müslümanları çağdaş hapishaneye sokmak için şehrin etrafına çektikleri duvarın dibindeki Filistinli biri duvarın dibinden bağırıyor, "Duvarın arkasına nasıl geçebilirim?"

Siyonist, cevap veriyor, "Duvarın arkasındasın ya"

İyi niyetinden hiç kuşku duymadığım bir yazarımız "Türbanlı öğretmen Alevi öğrenciyi, ateist öğrenciyi nasıl eğitecek... Kendi inancını empoze etmeye mi, onları inandırmaya mı çalışacak, yoksa onları anlamaya mı çalışacak... Peki türban doğası gereği bir inanç beyanı olduğu için bu yönde bir 'empatinin' önünde engel değil mi?" diyor.

Bu ifadelerde farkına varılmadan başörtüsü takmayan öğretmenlere bir sataşma var.

Eski Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer'in hanımı Semra Sezer hanımefendinin, beş vakit namazını kıldığını, Pazartesi ve Perşembe günleri nafile oruç tuttuğunu aile dostlarından üst düzey bir emekli bürokrat bana söyledi.

Başörtüsü takmayan öğretmenlerimizin neredeyse yüzde yüzü İslam dinine yürekten bağlılar.

Başörtülü matematik öğretmeni iki kere iki dört der. Elde var başörtüsü eder beş mi diyecek?

Çok kötümser bir düşünceyle binde bir tanesinin bile ateist olduğunu düşünsek o zaman o iyi niyetli yazarımızın sorusunu sormak gerekir, "Ateist öğretmen, imanlı ve başörtülü öğrenciyi nasıl eğitecek?"

Matematik dersinde iki kere iki dört eder ama başörtüsünü çıkardık üç eder mi diyecek?

Veya kirada oturan bir hakim, mal sahibiyle kiracı arasındaki davaya nasıl bakacak?

Kirada evleri olan hakim, kira ihtilaflarına nasıl bakacak? soruları devam eder.

Niyetinden şüphe duymadığım yazar "Türbanlı yargıç türbanlı-türbansız çatışması karşısına geldiğinde ne derece özgür davranacak... İnanmayanla inananın davasında adil ve hakkaniyetli karar verdiğine nasıl ikna olacağız? Türbanlı komşumla mahkemelik olduğumda aleyhimde çıkan kararda 'türbanlı yargıç' önyargımı nasıl kıracaklar?" diyor.

Bu soruya duvarın arka tarafından veya ırmağın karşı tarafından bakıverse cevabı içindedir.

Bu mantıkla hareket edersek başörtüsü takmayan hakim, başörtülülerin davasına nasıl bakacak?

Aynı mantıkla hareket edersek CHP'yi tutan bir hakim, AKP davasına nasıl bakacak?

AKP'yi tutan bir hakim CHP davasına nasıl bakacak? sorusu çıkar ve hakimlerin hakimliğine son verilmesi hükmüne varılır.

Sayın Balçiçek Pamir ve sevenleri, Sayın Oray Eğin ve sevenlerinin davasına bakamaz, çocuklarını eğitemez, tedavisini yapamaz, sosyal hizmet götüremez.

Kirada oturan hakimlerle kiraya ev veren hakimler, kira davalarına bakamaz...... hükmüne vararak hayatı daraltmak yerine, bütün vatandaşlara Hakkın ve hukukun üstünlüğü inancını vermek, insanların doğuştan getirdiği, hiçbir gücün alma veya verme hakkının olmadığı özgürlüğü savunmak, en kestirme yol olduğu inancındayım.

Mahmut Toptaş

araştırmacı yazar