Kurbanımıza dokunmayın

Ülkelerimiz oligarklara savaş açan nevzuhur oligarklar ve spekülatör ve manipülatörler tarafından yönetilmektedir. Onlara teslim olmuş durumdadır. Manipülatif mekanlarda ve zamanlarda bu tipler ortaya çıkmakta ve piyasayı allak bullak etmektedirler. Bunlar insana 'el mi yaman bey mi yaman?' dedirtmektedir. Halkın ve aydınların dik durmaması ve dürüstlük ve namus kavramının aşınması nedeniyle kurban bayramı geldi çattı, bir de ne görelim spekülatörler yine ortalıkta cirit atmaya başladılar! Sözgelimi, 22.5 milyon büyük baş hayvanın olduğu Cezayir'de spekülatörler kurban fiyatlarının tavan yapmasına neden olmuşlar. Kurbanlıklar sayelerinde el ve cep yakıyor. Onlar ise ballı karların peşine düşmüşler. Yılda bir kez et yiyecek garip gureba ve fakir fukaraya kurban bayramını zehir etmişler. Ağızlarında tat gönüllerinde şevk ve haz bırakmamışlar. Bizde de durum farklı değil. Ramazan bayramı spekülatörler yüzünden oruçluya zehir oldu. Karpuz fiyatları ay içinde neredeyse üçe katlandı. Halbuki, fiyatlar değişmeyecek diye söz verilmişti! Sadece karpuz mu? Cümlesi. Kazık fiyatların yanında bir de afet gibi üzerimize sıcaklık çöktü Cehennem parçası demek daha doğru olurdu. Haremeyn'de bile görülmeyen sıcaklık ülkemizde görüldü. Kurban Bayramı oldu siyasi spekülatörler bu defa da karşımıza ticari spekülatörler olarak çıktı. Aynen Cezayir'deki gibi. Önce kurbanlık hayvan yetersizliği gerekçe gösterilerek Angus ithalatına gidildi. Bu kadarına tamam. Lakin bundan ötesi şüpheli. Rekabet imkanı ortadan kaldırılarak spekülasyon ortamı hazırlanmak suretiyle fahiş karların önü açılmış ve vatandaş mağdur edilmiş oldu. Spekülatörler kurbanda durumdan vazife çıkardılar. Anlaşılan, şap hastalığı gerekçe gösterilerek İstanbul'un Avrupa yakası spekülatörlere veya ithalatçılara av sahası veya kar sahası olarak belirlenmiş.
İktidar sahipleri bir zamanlar İstanbul'a vize uygulayacaklardı. Şimdi ise başka bir biçimde Anadolu besicisine veya celeplerine 'vize' uyguluyorlar. Bahanesi de şap hastalığı! Anadolu'dan gelen şap taşıyıcısı kurbanlıklar neden geçtikleri yerlere değil de münhasıran Avrupa yakasına tehlike saçıyorlar? Yoksa seçkin ithalatçıların kar marjını yükseltmek için şap spekülasyonuna mı ihtiyaç doğdu? Bilmiyoruz, bilen varsa beri gelsin. Neden sadece İstanbul'un Avrupa yakası Anadolu hayvanına ve kurbanlıklarına kapatıldı? Neden şap tehlikesi tam da ithal kurbanlıklar dönemine denk geldi? Dolayısıyla belki de bugüne kadar tarihte muhafazakar bir iktidarın gölgesinde yaşanmayan tatsız iki bayram geçirdik veya geçirmeye adayız. Halkın ağız tadı bozuldu. Dindarların iki Haremeyni (Mekke-Medine) iki de bayramı (ideyn) var. Kimsenin bu bayramları zehirlemeye veya gölgelemeye hakkı yok. İktidarın sekiz yıllık ömrüne rağmen kurban kesimi ve celbi noktasında kalıcı düzenlemeler yapılmadı. Birkaç pilot belediye göstermelik bir biçimde sadece bazı yerlerde kesim yerleri kurdu. Basın olumsuzlukları gösterirken belediyeler de kurban alanlarını daraltmakla meşgul oldu. Korkarım bu gidişle İslam'ın şeairinden olan kurban kesme ibadetini de unutabiliriz. Bu hususta Beyaz gibiler piyasadan çekilirken onların yerini başkaları alıyor ve kurbanın sadece menasıkta (hacda hedy olarak) meşru olduğunu söylüyor. Başörtüsü meselesinde olduğu gibi bu meseleyi de yüzümüze gözümüze bulaştırdık.
n
Ramazan olur İslam alemi spekülatörlerle kaynar ve çalkalanır. Her türlü hile ve ihtikar yaşanır. Kurban Bayramı olur bu defa ya kurbana yönelik eleştiriler ayyuka çıkar ya da spekülatörler siftah yaparlar. Bu gibi hallerde ibadet zevki ve şevki de kalmıyor. Her şeyin esası güven ve coşku değil mi? Bu kadar hile hurdanın yaşandığı yerde asude bir bayram iklimi yaşanabilir ve insanlar ibadetlerinden haz ve neşe alabilirler mi? Sanmıyorum. Bu yapılanlar Kur'an'ın nehyettiği 'ye'külüne emvalennasi bi'l batili' hükmü içine girmektedir. Yani spekülatörler insanların mallarını nahak yere yemektedirler. Haksız kazanç elde etmektedirler. Bunlar öteki dünyada suht olarak karşılarına dikilecektir. Kurbanlıklar ve kurbancılar da davacı olacaktır. Halkımız da sarhoş bir haldedir ve ne yaptığını bilmemektedir. Kendisi düzelmeden iktidarları düzelteceğini sanıyor. Onlar da şu ayetin kapsamı içine girmektedir: Keennehum yühsinune sün'an. Sanki iyi bir iş yaptıklarını zannederler. Heyhat! Hiziplerin kendi halleriyle avundukları gibi halk da iyi bir iş yaptığını zannetmektedir. Bu gaflet sayesinde Türkiye spekülatörler cenneti haline gelmiştir. Ama kendi düşen ağlamaz. Herkes layık olduğu idare ve rejimle yönetilir. Allah kimseye zulmetmez.

Kurbanımıza dokunmayın islamseli.net islami forum,dini forum Arşivi Kurbanımıza dokunmayın