+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Yusuf Suresi 106 Ayet - Kuran Ayetleri

 Güncel Yazılar Ve Haberler Katagorisinde ve  Köşe Yazıları Forumunda Bulunan  Yusuf Suresi 106 Ayet - Kuran Ayetleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Yusuf Suresi 106 Ayet - Kuran Ayetleri Yusuf Suresi 106 Ayet - Kuran Ayetleri Yusuf Suresi 106 Ayet & Onların ekserisi Allaha şirk koşmaksızın iman etmez Zamanın buzağısı: Burçlar Onların çoğu, ortak koşmaksızın Allah’a inanmaz. Bu âyette işaret edilen, insanlığın en büyük zaafı ve hayatın en önemli gerçeklerinden biridir: İnsanların ...

  1. #1
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    12.917
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Yusuf Suresi 106 Ayet - Kuran Ayetleri

    Yusuf Suresi 106 Ayet - Kuran Ayetleri

    Yusuf Suresi 106 Ayet & Onların ekserisi Allaha şirk koşmaksızın iman etmez

    Zamanın buzağısı: Burçlar

    Onların çoğu, ortak koşmaksızın Allah’a inanmaz.

    Bu âyette işaret edilen, insanlığın en büyük zaafı ve hayatın en önemli gerçeklerinden biridir: İnsanların pek çoğu, maalesef, Allah’a ortak koşmaksızın inanmaz. Gerçi herkes Allah’a iman ettiğini söyler; fakat diliyle bunu söyleyenlerden birçoğu, dinin “Allah’a ortak koşmak” şeklinde tanımladığı inanç ve eylemlerden yakasını bir türlü kurtaramaz.

    Bu hakikatin pek çok örneklerini günlük hayatımızdan bulup çıkarmamız mümkündür. O sebepten, bu konuda kapsamlı bir şekilde söz söylemek için, uzun uzadıya bahislere ihtiyaç vardır. Bizim burada duracağımız konu ise, âyetin dile getirdiği hakikatin bir örneğinden ibarettir. Daha adını anar anmaz, bu örneğin ne kadar yaygın bir vakıa olduğu hemen anlaşılacaktır:
    Burçlar.

    Bu konu üzerinde daha önceki bölümlerde dile getirilen hususları ana hatlarıyla hatırlayacak olursak:
    Burçlardan söz eden Kur’ân âyetleri vardır. Ancak “burç” kelimesi, âyette “yıldız toplulukları, yıldız kümeleri, galaksiler” anlamında kullanılmaktadır; bugünkü anlamıyla burçların o konu ile uzaktan veya yakından hiçbir ilgisi yoktur.

    Ayrıca, âyet, burçlara, yıldızlara veya gezegenlere hiçbir güç yakıştırmamakta, tam tersine, bugünün insanının burçlara yakıştırdığı güçlerin tümüyle ve sadece Allah’a ait olduğunu, en açık ifadelerle, tekrar tekrar vurgulamaktadır.

    Lâkin acı gerçek şurada ki, günümüzün insanı, Kur’ân’ın bu apaçık uyarılarını kolay kolay içine sindiremiyor.

    Zira burçların tanrısal özelliklere sahip olduklarına öylesine inandırılmış ve bu inanç hayatına öyle sızmış ki, bunun açıkça Allah’a ortak koşmak anlamına geldiği, aklının köşesinden bile geçmiyor.

    “Bu dünya üzerinde olup bitenlerin gezegenlerle bir alışverişi yoktur. Bir insanın kişiliğinin belirlenmesinde de o gezegenlerin en küçük bir rolü olamaz” dendiği zaman, dünyası kararıyor.
    Ve, sanki bir sevdiğini ebediyen elinden kaçırmak üzere imişçesine, çaresiz bir pazarlığa girişiyor:
    Peki, burçların hiç mi tesiri yok? Şu kadarına da mı karışamaz? Şu işi de mi etkileyemez?
    Bir maddî sebep olarak da onların tesiri olamaz mı?

    Sözün özü:
    Fazla geliyorsa yetkilerini biraz kısalım, ama ne olur onları bütünüyle azletmeyelim!

    Bütün bu çırpınmalara verilebilecek tek ve net bir cevap vardır:
    Gezegenlerin, gerek dünya hadiseleri, gerekse insanın kişiliği üzerinde hiçbir etkisi yoktur, olmamıştır, olmayacaktır, olamaz.

    Bu sonuca, basit bir akıl yürütme ile de kolayca varılabilir.
    Bir defa, bu konuda hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek vardır:
    Maddî sebeplerin iş görmesi için fiziksel temas gerekir. Güneşten bize radyasyon ulaşır, temas ettiği yeri aydınlatır, ısıtır, buharlaştırır. Soluduğumuz havanın molekülleri ciğerlere girer, kana karışır, gideceği yere gider, orada çalışır. Bu maddî âlemde sebep namına ne varsa, hepsi de temas yoluyla iş görür.

    Şimdi soralım:
    Gezegenler, milyonlarca kilometre uzaktan buraya ne gönderiyor da onunla dünya üzerinde olup bitenleri yönlendiriyor veya doğan çocuğa birtakım özellikler kazandırıyor?
    Üstelik, gezegenlere yakıştırılan işler, herhangi bir maddî sebebe yakıştırılabilecek türden şeyler de değildir.

    Gökyüzünde dolaşan hangi cansız ve bilinçsiz cismin haddi var ki bu gezegen üzerinde olup biten hadiseleri etkilesin, milyarlarca insanı hükmüne boyun eğdirsin?

    İnsanın bu dünya üzerinde yetiştiği ortam, bir ölçüde—o da son derece genel hatlar halinde—onun mizacına tesir edebilir; soluduğu hava, içtiği su, barındığı iklim, meselâ onun sert mizaçlı olmasında bir maddî sebep rolünü oynayabilir. Fakat gökyüzünden derinliklerindeki cansız, ruhsuz, şuursuz gezegenlerin elinde hangi güç var ki, onunla, doğan bir çocuğun yeteneklerini, huyunu, kişiliğini, neden hoşlanıp neden hoşlanmayacağını, elinden hangi işin geleceğini belirlesin?

    Ne gariptir ki, kendisine şahdamarından daha yakın Rabbinin ortaksız rububiyetini dikkate almayan insanlar, işlerinde gökyüzünün taşlarından medet umuyorlar ve onlara yakıştırdıkları olağanüstü güçlerden ödün vermek istemiyorlar!

    Bu da, zamanımız toplumlarının iliklerine kadar işlemiş bir müşrik ruhudur ki, imanları onun tasallutundan kurtarmak hiç kolay olmuyor:
    Tıpkı İsrailoğullarının iliklerine kadar işlemiş buzağı sevgisi gibi…

    ÜMİT ŞİMŞEK


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349