Kuran Suresi ne demektir
Kuran Suresi ne demektir islamseli.net islami forum dini forum Arşivi Kuran Suresi ne demektir
Sure Nedir? Kur'an suresi Ne Demektir? Mumsema İslam Arşivi sure Nedir? Kur'an suresi Ne Demektir?SuRE
sure Nedir? Kur'an suresi Ne Demektir?
Yüksek rütbe, derece, mevki, şan, şeref, yapısı güzel ve yüksek bina veya binanın bir kısmı veya bir katı, duvarın yapısında kullanılan taş, kerpiç, veya tuğla gibi malzemenin her bir sırası, nişane ve alamet anlamında bir kelime Küçük veya büyük, uzun veya kısa Kur'an-ı Kerim'in yüz ondört bağımsız bölümünden her birine verilen ad sure kelimesinin hangi kökten türetildiği hakkında değişik görüşler vardır Bazıları hemzeli olarak "bir kapta kalan artık yemek veya su" anlamındaki "su'r" kelimesinden türemiş olduğunu söylerken; diğer bazıları hemzesiz olarak sara fıilinden türetildiğini söylemişlerdir
Bunlardan birincisine göre, Kur'an-ı Kerim'in bir kısmına veya kısımlarına su'ra denilmesi mümkün olmaktadır İkinciye göre bir binanın katlarına veya kısımlarına sura denildiği gibi, Kur'an'ın muhtelif kısım ve tabakalarını teşkil eden surelere bu ismin verilmesi mümkündür Öte yandan sureler Allah kelamını ihtiva etmekle büyük bir şeref ve mevki kazandıklarından veya Allah kelamı olan ayetleri çepeçevre kuşattıklarından, hemzesiz sur'dan türetilen sure adı almış olmaları mümkündür
Usul alimleri surelerin isimleri ile Kur'an-ı Kerim'deki sıralarının tevkifi olup olmadığı konusunda değişik görüşler ortaya atmışlardır Bazı surelerin bir tek ismi varken, bazılarının iki ve daha çok ismi bulunmaktadır Mesela Fatiha suresinin 20'den fazla ismi vardır Aynı şekilde Enfal suresinin diğer bir adı Bedr Suresi; İsra'nın, Subhan ve Beni İsrail; Taha'nın, Kelîm; Şuara'nın, Camia; Neml'in Süleyman; Fatır ın, Melaike; Zümer in, el-Guraf; Gafir'in, et-Tavl ve Mü'min; Muhammed in, el-Kıtal; Haşrın, Beni Nadir; Saff'ın Havariyyin; Kafirün'un el-Mukaşkışe suresidir (Geniş bilgi için bk Suyutî, İtkan, I, 52-55) Bu arada iki veya daha çok sureye birden bir ad verildiği de görülür Mesela Bakara ve alu İmran surelerine Zehravatı; Felak ve Nas surelerine Muavvizetan; ilk yedi uzun sureye es-Seb'ul-Mesani'de denilmektedir
Surelerin Kur'an-ı Kerim içinde sıralanmalarına gelince;
Ayetlerin sureler içindeki sıralarının bizzat Hz Peygamber tarafından bildirildiğinde şüphe olmadığı halde, surelerin tertibinin de Hz Peygamber tarafından yapıldığı veya Hz Peygamber'in vefatından sonra Sahabenin ictihadı ile yapıldığı da iddia edilmektedir (Suyutî, İtkan, I, 62-63) Halen elimizde bulunan Hz Osman'ın İmam Mushafı'ndan istinsah edilen ve bütün İslam aleminde yaygın durumdaki mushaf dışında diğer bazı mushaflardaki surelerin tertibinde ve surelerin isimlerinde farklılıklar vardır Mesela Hz Ali'nin mushafında sureleri nüzul sırasına göre tertib ettiği bildirilmektedir Ayrıca bu mushaflardaki sure sayılan da İmam Mushaftaki sayı (114 sure)dan farklıdır Bunlarda bazı sureler birleştirilirken, bazı sureler de ikiye ayrılmış durumdadır
Surelerin elimizdeki mushafta sıralanışlarının tevkifi olduğu görüşü, alimlerin çoğunluğunca kabul edilmektedir (İbnul-Hisar bu konuda sadece bu görüşü nakletmektedir) Hz Peygamber'in her sene Ramazan ayında o zamana kadar nazil olan sureleri Cibril'e mushaftaki sırasına göre okuduğu (mukabele ettiği -ki buna "arza" denilmektedir) ve Rasulüllah'ın vefatından hemen önceki Ramazan'da yapılan arzada bu mukabele'nin iki defa olduğu rivayet edilmektedir (Buhari, Kitabu Fedailul-Kur'an, 7) Bugünkü sıraya göre sureler arasındaki münasebet son derece önemli olup surelerin tefsirinde müfessirlere yardımcı olmaktadır
Elimizdeki mevcut mushafta ilk sırada Fatiha suresi yer almakta, bunu es-Seb'u't-tıval adı verilen yedi uzun sure takip etmektedir Bu yedi sureden sonrakilere yüzden fazla ayet ihtiva edenler manasına "el-Miün" adı verilmektedir Miün'dan sonra ayetleri sayısı yüzden az olan sureler gelir ki bunlara da "el-Mesani" adı verilmektedir Mesanî'den sonra gelen sureler sık sık Besmele ile birbirlerinden ayrıldıkları için "el-Mufassal" diye adlandırılırlar Bunlar da kendi aralarında tıval, evsat ve kısar olarak üç gruba ayrılmıştır el-Mufassal surelerin ilkinin hangisi olduğu hususu ihtilaflıdır 37 sure olan es-Saffat ile 93 sure olan ed-Duha'ya kadar olan surelerden on ikisi el-Mufassal surelerin ilk suresi olarak gösterilmektedir Genellikle kabul edilen görüşe göre tıval-i mufassal grubundaki sureler, Nebe' suresine kadar olan surelerdir Nebe' suresi ile Duha suresi arasındakiler evsat; Duha'dan sonrakiler ise kısar grubunu teşkil etmektedir
Mekki ve Medenî Sureler
Surelerin isimlendirilmeleri, mushaftaki sıraları hakkındaki ihtilafın yanında, bunların Mekke'de mi, yoksa Medine'de mi nazil oldukları konusunda da değişik bazı görüşler vardır Bu değişik görüşlerin başlıca sebebi de bu konuda Hz Peygamber'den açık bir bilginin rivayet edilmemiş, olmasıdır Yani Hz Peygamber şu şu ayet veya sure Mekkidir veya medenidir diye bir bilgi vermemiştir Bu konuda ancak vahyin nüzulüne şahid olan bazı sahabeden parça parça bilgiler, rivayetler vardır ki bunlar da yetersizdir
Bu ihtilaflara rağmen Kur'an-ı Kerim'in 20 suresinin Medine'de, 82 suresinin de Mekke'de nazil olduğunda ittifak edilmiştir Kalan 12 surenin Mekke'de mi, yoksa Medine'de mi nazil oldukları konusunda farklı görüşler vardır Bunda mekkî ve medenînin tariflerindeki ihtilaflar da etkili olmuştur Suyutî'nin el-İtkan'ında işaret ettiği gibi bu konuda üç görüş vardır:
1 Hicretten önce nazil olan sureler veya ayetler mekkî; Hicretten sonra nazil olanlar medenîdir Bunda esas alınan ölçü, zamandır: Nüzulün yerine itibar edilmemiştir Mesela Hicretten sonra veda haccında ve Mekke'de veya seferlerde nazil olan sure ve ayetler medenî sayılmıştır
2 Mekan olarak Mekke ve çevresinde (Arafat, Mina, Müzdelife, Taif gibi) nazil olanlar Mekkî; Medine ve çevresinde (Bedr, Uhud gibi) nazil olanlar medenîdir
3 Mekkelilere hitab edenler mekkî, Medinelilere hitab edenler medenîdir
Ancak bu üçüncü görüş fazla taraftar bulamamıştır
Bu arada şunu da belirtelim ki, Kur'an-ı Kerim'de bir bütün halinde nazil olan sureler yanında parça parça inen sureler çoğunlukta olduğu için, Mekkî bir surede Medeni, Medenî bir surede Mekkî ayetlerin de bulunduğu gözden uzak tutulmamalıdır Mısır'da H 1342 yılında basılan bir mushafta her surenin başında verilen bilgilerde buna da işaret edilmiş ve o sure mesela mekkî bir sure ise, içindeki medenî ayetlerin hangileri olduğu belirtilmiştir
Mekkî ve Medenî sureleri ilk bakışta birbirinden ayıran bazı özellikler vardır Bu cümleden alarak:
a) İçinde "kella" lafzı bulunan sureler (Kella kelimesi 15 surede 33 defa geçer)
b) İçinde secde ayeti bulunan sureler
c) Bakara ve Alu İmran sureleri dışında başında huruf-u mukattaa bulunan sureler
d) Bakara suresi hariç tutulursa, içinde peygamberlerin, geçmiş milletlerin, Hz adem ve İblis'in kıssaları bulunan sureler
e) Bazı istisnalarla içinde (ya eyyühennasü) hitabı bulunan sureler Mekke'de nazil olmuş mekkî surelerdir
Medenî sureler ise genelde;
a) Şer'î cezalar, medenî hukuk ile ilgili konuları ihtiva eder
b) Cihad ve ahkamı bu surelerde açıklanmıştır
c) Ankebut suresi hariç, münafıklardan bahseden sureler Medine'de nazil olmuştur Çünkü münafıkların ortaya çıkışı Medine-i Münevvere'dedir
Bunlardan başka genel olarak Mekkî surelerde şirke, küfre ve putperestliğe kesin tavır konulmuş; bunun mukabili olan Allah'ın varlığı, birliği başta olmak üzere itikad ve ahiretle ilgili iman esasları işlenmiştir Bu sureler genelde kısa olup, ayetleri de kısa kısa, ezberlenmesi kolay surelerdir (Daha fazla bilgi için bk Menna' el-Kattan, Mebahis Fi Ulümil-Kur'an, Kahire 1981, s 54-55)
Mekkî-Medenî sureleri bilmekte bir çok faydalar vardır Her şeyden evvel, Kur'an-ı Kerim'i tefsir etmek isteyenlere bu bilginin büyük yardımı olur Her ne kadar ayetlerin manaları umumu üzerine hamledilse ve sebebin veya nüzulün mahallinin manayı tahsis etmesi genel bir kural değilse de; ayet veya ayetlerin nerede, kim veya ne hakkında nazil olduğunun bilinmesi, onları anlamaya büyük ölçüde yardımcı olur
Öte yandan, özellikle Kur'an-ı Kerim'i yeni nesillere anlatıp öğreteceklere Kur'an'daki hitab tarzları ve tebliğ üslubunun Mekke ve Medine'deki muhatablara göre değişik olması, yol gösterir İslami tebligatın hangi merhalelerde nasıl bir üslub taşıması gerektiği, müşrik, kafir, ehl-i kitab, mü'minler gibi topluluklara hangi üslub ve metodlarla tebligatın yapılması gerektiği bu yolla daha iyi anlaşılır
Bir de Kur'an'daki nasih ve mensuh ayetlerin tesbitinde mekkî ile medenî sure ve ayetlerin bilinmesi büyük kolaylık sağlar Birbirine zıt gibi görünen iki ayetle karşılaşıldığında, zaman itibariyle (mesela mekkî olanlar) önce olanların nasih, diğerinin mensuh olduğu kolaylıkla anlaşılabilir (Menna' el-Kattan, Mebahis Fî Ulümil-Kur'an, s 51)