"Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler. İşte onlar gerçek kâfirlerdir.
Biz de kâfirlere alcaltıcı bir azab hazırlamışızdır." (Nisa Suresi: 4/150-151)
Hafız İbn-i Kesir bu ayetin tefsirinde şöyle demektedir:
"Allahu Teala, her hayrı kapsayıcı, her şerri yasaklayıcı olan hükümlerinden yüz çevirip,
bunun yerine cahiliyede olduğu gibi kişilerin görüşlerine, dalalet ve sapıklığı
ihtiva
eden değer yargılarına ya da çeşitli dinlerin karışımı ve beşeri görüşlerden meydana
gelen Cengiz Han'ın vaaz ettiği Yes'ak gibi İslam dışı hükümlere yönelenin imanını
kabul etmiyor. Yes'ak; Cengiz Han'ın Kur'an, Tevrat, İncil ve kendi görüşlerine
dayanarak ortaya koymuş olduğu kanunları ihtiva eden bir kitaptır. Cengiz Han
öldükten sonra yerine geçen çocukları İslam'a girdikleri halde bu kitabı anayasa kitabı
olarak görmeye devam ettiler. Allah'ın kitabı ve Rasulullah'ın sünnetini bir kenara
atarak bu kitaptaki hükümlerle tatarlara hükmettiler. İşte böyle davranan kimseler
kafirdir. Bunlarla büyük küçük her meselede yalnız Allah'ın hükmüne dönünceye kadar
savaşmak farzdır. Az veya çok hiçbir konuda Allah'ın hükümlerinden başka hükümlerle
hükmedilmez. Bunun için Allahu Teala -Yoksa cahiliyye hükmünü mü arıyorlar?-
demektedir. Yani, Allah'ın hükmünden daha adaletli hüküm verecek kim vardır. Allah'ın
şeriatına inanıp yakın ve bilgi sahibi olanlar, Allah'ın hüküm verenlerin en iyisi
olduğunu, mahlukatına karşı annenin çocuğuna merhametinden daha merhametli
davrandığını bilirler. Zira Allahu Teala her şeyi bilendir. Her şeye kadir olandır. Ve her
şeyde adil olandır."