Hac kurbanları Türkiye’de kestirilebilir mi?

İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadeti, Müslümanların Mekke’de bulunan Kabe’yi ve çevresindeki kutsal mekanları, bu ibadet için tahsis edilen belli zaman dilimi içinde, usulüne uygun olarak ziyaret etmeleri ve yapılması gerekli diğer görevleri yerine getirmeleridir
Hac ibadeti, ifrad, temettu' ve kıran olmak üzere üç şekilde eda edilebilir
Sadece hacca niyet edilip, umreye niyet edilmeyen ifrat haccında kurban kesmek zorunlu değildir
Temettu haccı (aynı hac mevsiminde önce umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra hac için tekrar ihrama girilerek yapılan hac) ile kırân haccı (bir niyetle hac ve umre için ihrama girilerek yapılan hac)’nda harem bölgesinde (Kabe ve civarı) şükür kurbanı (hac kurbanı, hedy) kesilmesi vaciptir (Bakara 2/196) Bu nedenle, hac kurbanının harem bölgesi dışında kesilmesi caiz değildir Bu konuda din bilginleri arasında herhangi bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır
Hac'da kesilen bu kurbanı, hacının bizzat kendisi veya vekalet verdiği bir kimse kesebildiği gibi, kurban organizasyonunun yürüten İslam bankası aracılığı ile de vekaleten kestirebilmektedir
İslam bankası tarafından kesilen kurbanlar, o yörede ve İslam dünyasının çeşitli bölgelerindeki fakirlere ulaştırılmaktadır
Hacda bulunan kişilerin, hac kurbanı (hedy) dışında, Bayram münasebetiyle nafile olarak kurban kesmek istemeleri halinde, bunu vekalet yoluyla Türkiye’de kestirmeleri daha uygun olur
Ölü kurbanı var mıdır?(Ölen anne-baba adına kurban kesme -Ölü İçin Kurban Kesilir mi?)
Ölü kurbanı diye bir kurban çeşidi yoktur Ancak, ölü adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilirVasiyeti yoksa, ölen kimseler için mirasçılarının kurban kesmeleri gerekmez Ancak bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer yakınlarına bağışlanmak üzere, çeşitli hayır kurumlarına, fakir ve muhtaç kişilere bağışta bulunabileceği gibi, kurban da kesebilir Ölenin kendisi için kurban kesilmesine dair vasiyeti yoksa, kesen kimse, bu kurban etini fakirlere yedirebileceği gibi, kendisi ve zenginler de yiyebilir Vasiyet varsa, tamamen fakirlere yedirilmesi veya dağıtılması gerekir
Ölen kimsenin vasiyeti olmaksızın, sevabı onun ruhuna bağışlanmak üzere kesilen kurbanın her hangi bir zamanda kesilmesi caiz ise de, kurban bayramı günlerinde kesilmesi daha faziletli ve daha sevaplıdır Ölenin vasiyyeti gereğince kesilen kurban ise, ancak kurban bayramı günlerinde kesilir
Kurban Yerine Bedelini Vermek (Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?)
Kurban ibadeti, kurbanlık hayvanı kesmek suretiyle yerine getirilir Bunun için kurban bayramında kesilen kurbanı veya adak kurbanını kesmek yerine, parasını fakirlere vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olmaz
Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanının hükmü sünnettir Hanefi fıkhında tercih edilen görüş ise, kurbanın vacip olduğudur Ancak bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir
Din, felsefi bir doktrin değildir Dini hükümlerle ilgili olarak ortaya çıkan yeni meselelerde, teşri amaç ve şartlarına aykırı olmayacak şekilde yeni düzenlemeler getirilmesi, her ne kadar caiz ise de; ibadetlerin eda edilişini ve sahih olma şartlarını ortadan kaldırarak indi, keyfi ve nefsani istekler doğrultusunda değişiklikler yapılamaz İslam Dini’ndeki, hatta diğer ilahi ve semavi dinlerdeki kurban ibadetini, ilkel dinlerdeki anlayışlarla ve uygulamalarla karıştırmak büyük bir yanlışlıktır
Kurban ibadetinin dini delillerinin Kur’an-ı Kerim’de bulunmadığını iddia etmek ve Allah’ın bu çeşit bir buyruğunun olmadığını ileri sürmek de doğru değildir Zira Saffat Suresinde (Ayet: 107); Hzİbrahim’in oğlu Hzİsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir Ayrıca diğer bazı ayetlerde de kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur:
“ Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar Işte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun”(Hacc Süresi, 28)
“Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık” (Hacc Suresi; 34)
“Biz büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık Sizin için onlarda hayır vardır Onlar ayakları üzerine sıralanmış halde dururken üzerlerine Allah’ın ismini anınız (ve kurban ediniz) Yanları yere yaslandığı zaman da onlardan yiyin, isteyen yoksulu da istemeyen yoksulu da doyurun İşte biz, şükredesiniz diye o hayvanları sizin emrinize verdik” (Hacc Süresi, 36)
“Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır: Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir” (Hacc Suresi; 37)
Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için kesilen hayvanlar olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır Et ve kanların Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlas ve takva olduğunun bizzat ayetin nazmında yer alması bunu ispat etmektedir Allah’ın, kurbanın etine ihtiyacı olmadığına göre, hayvanın kesilmesi yerine nakdi tutarının ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasının daha uygun olacağı görüşünü bu ifadelerden çıkarmak doğru değildir
Fıkhi hükmü ister vacip, ister sünnet olsun; kurban ibadetinin ancak kurban olacak hayvanın usulüne uygun olarak kesilerek yerine getirileceği kesindir Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz
Allâh Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir Ancak, bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir
Kişinin keseceği kurbanı bizzat satın alması, kendisinin kesmesi veya kesilirken yanında bulunması, -kurbanın sahih olması için- gerekli değildir Bunlar vekalet yoluyla da yapılabilir Çünkü kurban, mali bir ibadettir Mali ibadetlerde vekalet, mutlak olarak caizdir Hiçbir mazeret olmadan da kişi kendi kurbanını satın alıp kesmek üzere güvendiği bir kimseyi vekil tayin edebilir Vekil hakiki şahıs olabileceği gibi, hükmî şahıs(yani özel veya resmi bir kuruluş) da olabilir
Netice itibariyle, maddi yardımda bulunmanız kurban yerine geçmez Kurbanınızı vekalet yoluyla kestirebilirsiniz
Kurbanın rüknü, kurbanlık hayvanın kesilip kanının akıtılmasıdır Kurbanlık hayvan bizzat veya vekalet yolu ile kesilmedikçe, parasını tasadduk etmekle, kurban vecibesi edâ edilmiş olmaz