[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Kurban, sözlükte “yaklaşmak” anlamına gelir. Fıkıh dilinde, bu sözlük manasına uygun olarak, “Allah’a yaklaşmak için kesilen hayvan” anlamında kullanılır. Kurban kelimesi, geniş anlamda bütün kurban çeşitlerini, dar anlamda ise sadece udhiye (bayram) kurbanını içine alır.


[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Eyyam-ı Nahir’de (kurban bayramının ilk üç gününde) Allah’a yaklaşmak için, ibadet niyetiyle kesilen özel hayvanlara udhiye denir. Kurban deyince, genellikle, diğer türleri bir yana bırakılarak, sadece udhiye kurbanı anlaşılır.


[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Kurban, bir ibadet olması dolayısıyla yalnız Müslümanlara vaciptir. Kendisine fitre ödemek vacip olan mükellefler için kurban kesmek vacip olmaktadır. Zorluk ve sıkıntıları ortadan kaldırmak için, yolculara kurban kesmek vacip değildir; ancak nafile olarak kesmeleri caizdir.


[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Kurban, Eyyam-ı Nahir denen, kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günlerinde vacip olur: Bu günler gelmezden önce kurban kesmek vacip değildir. Vakit, kurban bayramının birinci günü fecr-i sadığın doğuşuyla girer ve üçüncü gün güneşin batmasına kadar devam eder.


[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Kurban kesecek müslüman, kurbanlık hayvanı incitmeden kıbleye karşı yatırır. Ayakta olarak: “Bismillahirrahmanirrahim” dedikten sonra biliyorsa “İnne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillahi rabbil âlemîn” Âyet-i Celîlesini okur ve şöyle niyet eder:
“Yâ Rabbî, şu vücudum sana karşı o kadar isyan etti ki, affedilmem için bu vücudumu sana kurban etmem icabediyor. Fakat sen Kitab’ınla insanın kurban edilmesini haram kıldığından, vücuduma bedel olarak bu hayvanı senin rızan için kesiyorum. Kabul buyur yâ Rabbî” dedikten sonra üç defa “Allahü ekber, Allahü ekber, lâilâhe illâllahü vallâhü ekber, Allahü ekber velillâhil hamd” diye tekbir alır ve “Bismillâhi Allâhü ekber” der ve kurbanı keser.
Burada dikkat edilmesi gereken iki husus daha vardır:
1-Kurbanlık hayvan kesileceği yere incitilmeden götürülmeli ve önceden hazırlanmış keskin bıçak ile kesilmeli, eziyet ve zahmet verilmemelidir.
2-Fazla eziyete sebebiyet vermemek için hayvan kesilir kesilmez hemen yüzmeye başlamamalı, hareketleri sükun bulduktan sonra soymalıdır.
[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Büyük baş hayvanlara birden yedi kişiye kadar ortak olabilir. Hayvan kurban olacak yaşta ve özelliklerde bulunduktan sonra, etinin az ya da çok olması, ortak sayısını belirlemez. Küçük ve eti az olsa dahi büyük baş hayvanlara yedi ortak olabilir. “Bu kurban ancak beş kişilik, ya da üç kişilik olur” gibi ifadeler, kişi başına gelecek etin belli bir miktarda olmasını anlatmak için söylenir. Yoksa büyük baş bir hayvan kurban olma özelliklerini taşıdıktan sonra ona yedi kişi ortak olabilir.


[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Kurban’ın vacip olmasının sebebi vakittir. Vakit tekrar ettikçe, yani bir Müslüman şartlarını taşıdığı halde, ömrü boyunca kurban bayramına ulaştıkça, kendisine kurban kesmenin vacip olması da tekrar eder.


[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Kurban edilecek hayvana gelince, kurban olarak kesilecek hayvan mükellefinin mülkiyetinde bulunmalıdır. Kurban belli cins ve yaşta hayvanlardan olur. Kurbanlık hayvanlar deve, sığır, koyun ve keçidir. Kurban edilecek devenin beş, sığırın iki, koyun ve keçinin bir yaşını bitirip, bir üst yaşa girmiş olması gerekir. Altı aylık kuzu da, cüsse itibarıyla büyük ve gösterişliyse kurban edilebilir. Dişi düşmemiş, yaşına basmamış bir keçinin (çepiş) kurban olması caiz değildir. Zengin Müslümanlar tarafından Yaratıcı’ya bir kurbet (yakınlık ibadeti) olarak kesilecek kurbanın her yönüyle kusursuz ve mükemmel olması gerekir.


[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Kurban kesimi, keskin alet kullanarak ve Allah’ın adını anarak gerçekleştirilmelidir. Kurban kesecek olan kişi ehil olmalı, kesilecek hayvanda canlılık eseri bulunmalıdır. Kurban keserken besmele çekilmeli, ve Udhiye kurbanı Eyyam-ı Nahir günlerinde kesilmelidir. Kesilen kurbanın sahih olabilmesi ve etinin yenebilmesi için, kan akıtma rüknünün gerçekleştirilmesi gereklidir. Kan akıtmak, illeti akılla anlaşılmaz olduğundan, bunun yerine başkasını, mesela aynını veya değerini tasadduk, kurban yerine geçmez.
Kurban kesiminin sahih olması için kurban kesen kişi ve kesilen kurbanla ilgili bazı şartların sağlanmış olması gerekmektedir. Kurban kesen kişi, Allah’a yakınlaşma niyeti ile kurban kesmeli, kalben niyet etmelidir. Niyetini dil ile ikrar etmesi de uygun olur. Ortaklaşa kesilen Kurban’da hisse sahibi olan ortakların hepsi Müslüman olmalıdır. Koyun ve keçi, ancak bir kişi için kurban edilebilir. Deve ve sığır, yedi kişiye kadar ortaklar arasında kurban edilebilir. Kurban’a ortak olan kişilerin kurban niyetleri farklı olabilir (Udhiye Kurbanı, şükür hedyi vb.), ancak her ortağın niyeti mutlaka Allah’a ibadet olmalıdır. Ortaklardan birinin niyeti et veya başka bir gaye olursa takarrub (ibadet) için kesen dahil olmak üzere hepsinin kestiği kurban batıl olur.