+ Cevap Ver
5 sonuçtan 1 ile 5 arası
Like Tree3Beğeniler
  • 1 Post By £laf
  • 2 Post By £laf

Mektubat İmam.ı rabbani.

 Risale-i Nur - Said Nursi Katagorisinde ve  Mektubat-ı Rabbani Forumunda Bulunan  Mektubat İmam.ı rabbani. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Mektubat.ı imam.ı rabbani. “HESABA ÇEKİLMEDEN EVVEL, KENDİNİZİ HESABA ÇEKİNİZ!” (Tirmizî, Kıyame, 25) …Tasavvuf büyüklerinden ve Allah’ın veli kullarından birçoğu, muhasebe yolunu seçmişlerdir. Nedir muhasebe? O büyükler her gece yatacağı zaman o gün yapmış olduğu işlerini, sözlerini, hareketlerini, hareketsizliklerini, düşüncelerini, her birinin niçin olduğunu anlarlar ( tek tek değerlendirirler). O günkü ...

  1. #1
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.757
    Tecrübe Puanı
    10

    Post Mektubat.ı imam.ı rabbani.

    Mektubat.ı imam.ı rabbani.




    “HESABA ÇEKİLMEDEN EVVEL, KENDİNİZİ HESABA ÇEKİNİZ!”
    (Tirmizî, Kıyame, 25)

    …Tasavvuf büyüklerinden ve Allah’ın veli kullarından birçoğu, muhasebe yolunu seçmişlerdir. Nedir muhasebe?

    O büyükler her gece yatacağı zaman o gün yapmış olduğu işlerini, sözlerini, hareketlerini, hareketsizliklerini, düşüncelerini, her birinin niçin olduğunu anlarlar ( tek tek değerlendirirler). O günkü kusur ve günahlarını temizlemek için tevbe ve istiğfar ederler. Allah’a boyun bükerler, yalvarırlar. O günkü ibadet ve iyiliklerinin de Allah’ın hatırlatması ve kuvvet vermesi ile olduğunu bilirler (kendilerinden bilmezler). İyilik ve ibadetleri yapmayı ilham edip kuvvet verdiği için Allah’a hamd ve şükür ederler.


    Muhiddîn-i Arabî k.s. buyuruyor ki, “Ben kendimi hesaba çekmekte Meşâyıh-ı kirâm’ın hepsinden ileri gittim. Niyetlerimi, düşüncelerimi de hesaba kattım.”
    Peygamberimiz s.a.v.’den bildirdiklerinden yola çıkarak İmam-ı Rabbani k.s. “muhasebe”nin kolay yolunu bizlere şöyle anlatıyor:


    Her gece yatarken “SÜBHÂNALLAHİ VELHAMDÜ LİLLAHİ VE L İLÂHE İLLALLÂHÜ VALLÂHÜ EKBER” duasını yüz defa okuyan kişi, tesbih ve tahmid ve tekbir eylemiş olur. Böylece muhasebe yapmış, kendini hesaba çekmiş sayılır.


    “Tesbih” (Sübhanallah) kelimesi, tevbenin anahtarıdır. Kişi bunu çok okuyarak kusurlarının, günahlarının af edilmesini istemiş olur. Bu günahlardan dolayı Hak teâlâ’ya bulaştırılmış olan lekeleri (mecazdır) tenzih ve takdis etmiş olur.

    (Yani “İşlediğim günahlardan seni tenzih ederim Rabbim. Sana layık hareket edemedim, sana karşı bu kusurları işlememeliydim.” denilmiş olur.)

    Zira günah işleyen kişi emir ve yasakların Sahibinin azamet ve kibriyâsını düşünmüş olsaydı O’nun emirlerine karşı gelemezdi. Günahları yapması O’nun emir ve yasaklarına kıymet vermediğini (hafife aldığını) göstermektedir. Tenzih kelimesini (yukarıda yazılı olan duayı) bol bol okuyarak bu kusurun af olunması ümit edilir.

    İstiğfar etmek günahların örtülmesini istemektir. Tenzih kelimesini okumak, günahların yok olmasını istemektir.

    O nerede bu nerede? “Sübhânallah” şaşılacak bir kelimedir. Söylemesi çok kısa (kolay), manaları ve faydaları pek çoktur.


    “Tahmid” (Elhamdülillah) kelimesini çok okumakla Allah’a şükür edilmiş, verdiği nimetlerin şükrü yapılmış olur.


    “Tekbir” (Allahüekber) kelimesi ise, Hazret-i Allah’ın kulların şükürlerinden çok yüksek olduğunu, hiç kimsenin O’na yakışan şükrü yapamayacağını ifade etmektedir. Çünkü yapılan (eksik) istiğfarlar, (noksan) af dilemeler için de çok istiğfar etmek lâzım. Allah’a yakışacak hamd, ancak O’nun tarafından yapılabilir.

    Bunun içindir ki Hazret-i Allah Saffat suresinde “Sübhâne Rabbike Rabbil’izzeti amma yesifün” buyurmuştur. Mealen: “Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.” (Saffat, 180 / Elmalılı)

    Kendini hesaba çekmek isteyenler bu ayeti çok okumalıdır. Böylece istiğfar ve şükür etmiş, hakkıyla istiğfar ve şükür edemediklerini bildirmiş olurlar.

    MEKTUBAT-I İMAM-I RABBANİ, 309. MEKTUP (sadeleştirilmiş özet)
    Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım

    Aklımdan çıkmasın diye, kalbime tembihledim;- Fânisin ! Acizsin ! Emanetsin !


    Bugün hazirim olmeye diyebilecek miyiz acaba?

  2. #2
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.757
    Tecrübe Puanı
    10

    Post Mektubat İmam.ı rabbani.

    Mektûbât İmâm.ı rabbânî.
    İmâm-ı Rabbânî “rahmetullahi aleyh” (Mektûbât) kitâbının birinci cild, ikiyüzaltmışbirinci mektûbunda buyuruyor ki:

    Şurası muhakkak olarak bilinmelidir ki, namaz, İslâmın beş şartından ikincisidir. Bütün ibâdetleri kendisinde toplamıştır. İslâmın beşte bir parçası ise de, bu toplayıcılığından dolayı, yalnız başına müslümânlık demek olmuştur.

    İnsanı, Allahü teâlânın sevgisine kavuşturacak işlerin birincisi olmuştur. Âlemlerin Efendisi ve Peygamberlerin “aleyhi ve aleyhimüssalevâtü vesselâm” en üstünü olana mi’râc gecesi, Cennette nasîb olan rü’yet şerefi dünyaya indikten sonra, dünyanın hâline uygun olarak, kendisine yalnız namazda müyesser olmuştur. Bunun içindir ki: (Namaz mü’minlerin mi’râcıdır) buyurulmuştur.

    Bir hadîs-i şerîfte, (İnsanın Allahü teâlâya en yakın olması namazdadır) buyurulmuştur.

    Onun yolunda, tam izinde giden büyüklere o rü’yet devletinden, bu dünyada büyük pay, yalnız namazda olmaktadır. Evet, bu dünyada Allahü teâlâyı görmek mümkün değildir. Dünya buna elverişli değildir. Fakat, ona tâbi olan büyüklere, namaz kılarken rü’yetten birşeyler nasîb olmaktadır.

    Namaz kılmağı emir buyurmasaydı, maksadın, gayenin güzel yüzünden perdeyi kim kaldırırdı? Aşıklar ma’şûku nasıl bulurdu? Namaz, üzüntülü rûhlara lezzet vericidir. Namaz, hastaların, rahat vericisidir. Rûhun gıdâsı namazdır. Kalbin şifâsı namazdır. (Ey Bilâl, beni ferahlandır!) diye ezan okumasını emr eden hadîs-i şerîf, bunu göstermekte, (Namaz, kalbimin neş’esi, gözümün bebeğidir) hadîs-i şerîfi, bu arzûyu işâret etmektedir.

    Namazın hakikatını anlamış olan bir kâmil, namaza durunca, sanki bu dünyadan çıkıp âhiret hayatına girer ve âhirete mahsûs olan ni’metlerden bir şeylere kavuşur. Bu ni’met, yalnız bu ümmete mahsûstur. Peygamberlerine tâbi olmak sâyesinde buna kavuşurlar. Çünkü bunların Peygamberi “sallallahü aleyhi ve sellem”, Mi’râc gecesi dünyadan çıkıp, âhirete gitti. Cennete girdi ve rü’yet saâdeti, ni’meti ile şereflendi.

    Yâ Rabbî! Sen o büyük Peygambere “sallallahü aleyhi ve sellem” bizim tarafımızdan Onun büyüklüğüne yakışan iyilikleri ihsân eyle! Bütün Peygamberlere de, “alâ nebiyyîna ve aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” hayırlar, iyilikler ver ki, onlar insanları seni tanımağa ve rızâna kavuşmağa çağırmış ve beğendiğin yolu göstermişlerdir.

    Namazların hepsinde hâsıl olan lezzetten, nefse bir pay yoktur. İnsan bu tadı duyarken, nefsi inlemekte, feryât etmektedir. Yâ Rabbî! Bu ne büyük rütbedir! Bizim gibi, rûhları hasta olanların bu sözleri duyması da büyük ni’met, hakîkî seâdettir.

    İyi biliniz ki, dünyâda namazın rütbesi, derecesi, âhirette Allahü teâlâyı görmenin yüksekliği gibidir. Dünyâda insanın Allahü teâlâya en yakın bulunduğu zaman, namaz kıldığı zamandır. Âhirette en yakın olduğu da, rü’yet, ya’nî Allahü teâlâyı gördüğü zamandır. Dünyadaki bütün ibâdetler insanı namaz kılabilecek bir hâle getirmek içindir. Asıl maksat, namaz kılmaktır. Se’âdet-i ebediyyeye ve sonsuz ni’metlere kavuşmak ancak namaz kılmakla elde edilir.

    Namaz, bütün ibâdetlerden ve orucdan kıymetlidir. Namaz vardır ki, kırık kalbleri zevkle doldurur. Namaz vardır ki, günâhları yok eder. İnsanı kötülükden korur. Hadîs-i şerîfde, (Namaz, kalbimin neş’esi ve sevinç kaynağıdır) buyuruldu. Namaz, üzüntülü ruhlara lezzet verir. Namaz, rûhun gıdasıdır. Namaz, kalbin şifâsıdır.

    Namaz şartlarına uygun kılırsa kötülüklerden uzak tutar. Kur’ân-ı kerîmde, Ankebût sûresi, kırkbeşinci âyetinde meâlen, (Kusursuz kılınan bir namaz, insanı pis, çirkin işleri işlemekten korur) buyurulmaktadır.




    Namaza dururken, “Allahü Ekber” demek, (Allahü teâlânın, hiçbir mahlûkun ibâdetine muhtâc olmadığını, her bakımdan hiçbir şeye ihtiyâcı olmadığını, insanların namazlarının, ona faydası olmıyacağını) bildirmektedir.

    Namaz içindeki tekbîrler ise, (Allahü teâlâya karşı yakışır bir ibâdet yapmağa, liyakat ve gücümüz olmadığını) gösterir.

    Rükû’daki tesbîhlerde de bu ma’na bulunduğu için, rükû’dan sonra, tekbîr emr olunmadı. Halbuki secde tesbîhlerinden sonra emr olundu. Çünkü secde tevâzu’ ve aşağılığın en ziyâdesi ve zillet ve küçüklüğün son derecesi olduğundan, bunu yapınca, hakkıyla, tam ibâdet etmiş sanılır. Bu düşünceden korunmak için, secdelerde yatıp kalkarken, tekbîr söylemek sünnet olduğu gibi, secde tesbîhlerinde “a’l┠demek emr olundu. Namaz mü’minin mîracı olduğu için, namazın sonunda Peygamber Efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” mi’râc gecesinde söylemekle şereflendiği kelimeleri, ya’nî Ettehıyyâtüyü okumak emr olundu. O halde namaz kılan bir kimse, namazı kendine mi’râc yapmalı. Allahü teâlâya yakınlığının nihâyetini namazda aramalıdır.

    Peygamberimiz “aleyhi ve alâ âlihissalâtü vesselâm” buyurdu ki, (İnsanın, Rabbine en yakın olduğu zaman namaz kıldığı zamandır). Namaz kılan bir kimse, Rabbi ile konuşmakta, Ona yalvarmakta ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka herşeyin, hiç olduğunu görmektedir. Bunun için, namazda korku, dehşet, ürkmek hâsıl olacağından, teselli ve rahat bulması için, namazın sonunda, iki defa selâm vermesi emr buyuruldu.

    Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” bir hadîs-i şerîfte, (Farz namazdan sonra 33 tesbîh, 33 tahmîd, 33 tekbîr ve bir de tehlîl) emir etmiştir.

    Bunun sebebi, namazdaki kusûrlar tesbîh ile örtülür. Lâyık olan, tam ibâdet yapılamadığı bildirilir. “Tahmîd” ile, namaz kılmakla şereflenmenin, Onun yardımı ve erişdirmesi ile olduğu bilinerek, bu büyük ni’mete şükür edilir, hamd edilir. “Tekbîr” ederek de, Ondan başka ibâdete lâyık kimse olmadığı bildirilir.

    Namaz, şartlarına ve edeblerine uygun olarak kılınıp ve yapılan kusûrlar da böylece örtülüp, namazı nasîb ettiğine de şükür edip, ibâdete başka hiç kimsenin hakkı olmadığı, kalbinden temiz ve hâlis olarak, kelime-i tevhîd ile, bildirilince, bu namaz kabûl olunabilir. Bu kimse, namaz kılanlardan ve kurtuluculardan olur.

    Yâ Rabbî! Peygamberlerinin en üstünü hürmeti için “aleyhi ve alâ âlihimüssalevâtü vetteslîmât” bizleri namaz kılan ve kurtulan, mes’ûd kullarından eyle! Âmîn.
    Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım

    Aklımdan çıkmasın diye, kalbime tembihledim;- Fânisin ! Acizsin ! Emanetsin !


    Bugün hazirim olmeye diyebilecek miyiz acaba?

  3. #3
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    2.502
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Cevap: Mektûbât İmâm.ı rabbânî.

    Allah (cc) Razı Olsun.

  4. #4
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    1.432
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart Cevap: Mektubat İmam.ı rabbani.

    Allah razı olsun.

  5. #5
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    1.432
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart Cevap: Mektubat.ı imam.ı rabbani.

    Teşekkurler.

+ Cevap Ver

LinkBacks (?)

  1. Yandex
    Refback Bu Konu
    08-12-2015, 02:50 PM
  2. Yandex
    Refback Bu Konu
    06-17-2015, 09:45 PM
  3. Yandex
    Refback Bu Konu
    01-30-2015, 01:04 PM
  4. Yandex
    Refback Bu Konu
    01-19-2015, 11:05 AM
  5. Yandex
    Refback Bu Konu
    11-26-2014, 09:11 AM
  6. Yandex
    Refback Bu Konu
    01-25-2014, 09:25 PM
  7. 03-03-2013, 09:52 PM

Benzer Konular

  1. Mektubat-ı Rabbani
    By Karani in forum Mektubat-ı Rabbani
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 02-27-2013, 04:00 PM
  2. İmamı Rabbani Hazretleri Mektubat isimli eserinde
    By Karani in forum Peygamber Efendimiz (S.A.V)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-21-2013, 02:54 PM
  3. İmam-ı Rabbani Hazretleri
    By £laf in forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-18-2012, 02:05 AM
  4. İmâm-ı Rabbânî Hazretleri
    By sabır in forum Mektubat-ı Rabbani
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-12-2011, 04:52 AM
  5. mektubat-ı rabbani bazı bölümlerini indir indir
    By MuHaMMeD in forum Mektubat-ı Rabbani
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-22-2010, 10:18 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379