Sabah namazının feyz ve bereketi
Sabah namazının feyz ve bereketi islamseli.net islami forum dini forum Arşivi Sabah namazının feyz ve bereketi
Amasya ziyaretim sırasında, sabah namazını Sultan Beyazıt Camii'nde kılma fırsatı buldum. Üç buçuk saftan oluşan cemaatte seçkin insanlar da vardı. Merkez Vaizi Mahmut Yücel, AGD Şube Başkanı Medet Bulut, bazı üniversite görevlileri bunlar arasındaydı. Bu caminin müezzinlik kadrosundan emekli olmuş Orhan Özbakır Hoca ile de tanışıyoruz. 82 yaşında olmasına rağmen hala dinç ve hareketli. Mahmut Hoca ile birlikte cami hakkında beni bilgilendirmeye çalıştılar.
Sultan 2. Beyazıt Camii, Yeşilırmak kenarındaki geniş bir alanda kurulmuş. Bir külliye özelliğinde. 2. Beyazıt Amasya Valisi iken, böyle görkemli bir cami yaptırma konusunda söz vermiş. Saltanatı sırasında da bu sözünü yerine getirmiş (1486). Cami, medrese, imarethane, tabbane, muvakkithane, türbe, şadırvan gibi göz dolduran bir yapı grubu (külliye) oluşmuş. Sultan Beyazıt Külliyesi, Osmanlı mimari tarzını bütün canlılığı ile günümüze taşımakta, Amasya'ya ayrı bir değer ve güzellik kazandırmaktadır. Osmanlı'nın gücü ve İslam'a bağlılığı bu sanat eserlerine öylesine yansımış ki... Hayran olmamak mümkün değil.
Müsade isteyip ayrılmak üzereyken, Osman Özbakır Hoca bizi çay ve çorbaya davet ediyor. Ayak üstü şahit olduğumuz onun şairane, musikişinas, girişken ve bilge kişiliğini daha yakından tanımak için kabul ediyoruz. Ancak Hoca, sabah namazı sonrası çorbaya davet ettiklerini önce Akbilek Bahşi Halife Türbesi'ni ziyaret ettirir, sonra çorba faslına geçermiş. Biz de aynı yolu izledik ve 2 km. kadar uzaklıktaki Akbilek Bahşi Halife Türbesi'ni ziyaret etmek üzere yola koyulduk. Bu mübarek zat, Amasya'nın büyük evliyası arasında. Aslen Taşova Uluköy'den. Celalettin Suyuti, Şeyhülislam Zekeriya el-Ensari, Muhammed es-Sehavi gibi devrinin büyük alimlerinden ders almış. Yavuz döneminin meşhur Şeyhülislam'ı İbni Kemal'e Tefsir dersleri okutmuş. 14 ilim şubesinde eserler vermiş. Akbilek Bahşi Halife'nin (k.s) şu sözü halk arasında çok meşhur olmuş: "Bir kimse sabah namazından sonra 7 kere İnşirah Suresi'ni, eve girerken de İhlas Suresi'ni okursa, o evden bereket eksik olmaz." 1523'te vefat etmiş. Türbe içinde, Mahmut Yücel Hoca'nın okuduğu Yasin Suresi'ni dinliyor ve hep birlikte dualar ediyoruz.
Buradan, Yeşilırmak kenarında ve çınar ağaçları içinde yer alan bir çay bahçesinin iç mekanına geçiyoruz. Burası nezih bir ortam. Çorba ve çaylar içilirken Osman Özbakır Hoca'nın esprili, şairane ve hatıralarla dolu olan sohbetini dinliyoruz. 82 yaşında olmasına rağmen dinç, hareketli ve güçlü bir hafızaya sahip. Güler yüzlü. Çok kere şiirle konuşuyor. Sevgi ve dostluktan söz ederken şu mısraları okumuştu: "Sensiz kalan gönlümde / Bil ki hayat virane / Sen yoksun ya yanımda / Bu alemden bana ne / Bu dünyada sevmeyen / Ya delidir, ya divane."
Güzel sesiyle tanınmış olan Orhan Hoca Sultan Beyazıt Külliyesi'nin düzenlenmesine de öncülük etmiş. 4 yeni cami yapılmasına vesile olmuş. Sözü Sultan Beyazıt Camii'ne getirerek şu anekdotu naklediyor: Medresede ilim öğreten bir hoca talebelerine şöyle demiş: "Bir insan 40 gün beş vakit namazı Sultan Beyazıt Camii'nde kılıp da, 'ben Hızır'ı gördüm' dese yalan söylemiş olmaz."
Hızır'ı görmeyi çok isteyen bir talebe, bu camide 40 gün beş vakit namaz kılmak üzere hocasından izin istemiş. Hocası müsade etmiş ve "Gördüklerini bir deftere yaz" diyerek eline bir kalem ve bir defter vermiş. 80 gün beş vakit namazı bu camide kılmasına rağmen "Hızır'ı göremedim" diye üzülen talebe hocasının yanına gelmiş ve durumunu anlatmış.
Hocası, "Yazdıklarını oku, bakalım" demiş. Talebe başlamış yazdıklarını okumaya. Bir yerinde şöyle bir hatıra var: Bir gün şadırvanın yanında oturuyordum. Bir kişi, "Bu cami ne zaman yapıldı" diye bir soru yöneltti. Cemaatten biri de "Bu cami yapılırken ben çocuktum" şeklinde cevap verdi. Hocası, dur, o kısmı bir kere daha oku, deyince, talebe geriden tekrar okumaya başlamış. Hocası da, "Bak evladım. Bu cami 1486'da yapıldı. 'Yapılırken ben çocuktum' diyen kişi Hızır'dır" deyince talebe uyanmış ve Hızır'ı gördüğünü kabul etmiş.
Bir gece kaldığım Amasya ziyaretim sırasında, Sultan Beyazıt Camii'nde bir sabah namazı kılmış olmaktan çok mutlu oldum. Çünkü, feyizli bir cami. İnsanı ibadete davet eden manevi bir havası var. Cemaati hoş sohbet. Cami çıkışında, ayak üstü de olsa hal hatır ediyor, ondan sonra evlerine dağılıyorlar. Caminin hafız ve Haseki mezunu olan genç hocası Ahmet Bilen cemaatiyle yakından ilgileniyor. Kendisiyle tanışma fırsatı bulmaktan memnuniyet duydum. Osmanlı mimarisinin tipik bir örneğini oluşturan Sultan Beyazıt Külliyesi'nin internette güzel bir de sitesi mevcut.
Tarih ve tabiat harikası olan Amasya, görülmeye değer şirin bir şehrimiz.