Namazın Tarihçesi


Biz Müslümanlar arasında oldukça yanlış bilinen bir genel kanıya göre Namaz’ın sadece Müslümanlar’a özgü bir ibadet oluşudur. Müslümanlar Allah’a olan ibadetlerini her gün belirli zamanlarda namaz kılarak yerine getirirler ve bu ibadet onların üzerine farzdır, Hristiyanlar ve Yahudiler ise Namaz kılmazlar ve yerine genellikle haftada 1 kez, kilise ve sinagoga giderler ve ibadetlerini yerine getirmiş olurlar. Hepimizin ya da çoğumuzun bildiği bu şekildedir öyle değil mi?
Oysa Kuran’ın ayetlerine göre bence durum hiç de böyle değil:
83. İsrailoğullarından şöyle bir söz de almıştık: Allah`tan başkasına ibadet etmeyin, anne-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik ve güzellikle davranın. İnsanlara güzeli ve güzelliği söyleyin. namazı kılın, zekatı verin. Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz. Hala da yüz çevirip duruyorsunuz.
2-Bakara Suresi
87. Mûsa`ya ve kardeşine şunu vahyettik: Kavminiz için kendilerini yerleştirmek üzere Mısır`da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble yapın/karşılıklı yapın ve namaz kılın. İnananlara müjde ver.
10-Yunus Suresi
39. Zekerriya mihrapta durmuş namaz kılarken, melekler ona şöyle çağırmışlardı: “Allah sana, Allah’tan bir kelimeyi doğrulayıcı bir efendi; nefsine egemen bir benlik, hayır ve barış sevenlerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeliyor. ”
3-Ali İmran Suresi
87. Dediler ki: “Ey Şuayb! namazın mı emrediyor sana, atalarımızın tapar olduğunu terk etmemizi yahut mallarımızda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi? Esasında sen; gerçekten yumuşak huylu, olgun bir insansın
11-Hud Suresi
37. “Ey Rabbimiz! Ben, çocuklarımdan bir kısmını senin kutsal evinin yanındaki, ziraata elverişsiz vadiye yerleştirdim ki, namazı kılsınlar, ey Rabbimiz! Sen de insanlardan bazı gönülleri, onlardan hoşlanır yap. Çeşitli meyvelerle onları rızıklandır ki, şükredebilsinler!”
14-İbrahim Suresi
40. “Rabbim! Beni, namazı özenle yerine getiren bir insan yap. Soyumdan bir kısmını da. Rabbimiz, duamı kabul et!”
14-İbrahim Suresi
4. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine beyyine/açık delil geldikten sonradır ki parçalanıp bölündüler.
5. Oysaki onlara, dini yalnız O`na özgüleyerek, dosdoğru yürüyen kişiler halinde sadece Allah`a ibadet etmeleri, namazı kılmaları, zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte budur doğru, eskimez ve aşınmaz din.
98-Beyyine Suresi
Ayetlerde açık açık ifade edildiği üzere namaz ibadeti sadece Hz. Muhammed ve kavmine farz kılınmadığı gibi başlangıcı da İslamiyet değildir. İslamiyetten önce de Hak dinlerin peygamberleri ve mensupları namaz kılmaktadırlar ya da kılmaları emredilmiştir. Namaz ibadeti Hz. Muhammed’ten çok çok öncesinde İbrahim Suresi’nde geçtiği üzere Hz. İbrahim’in de yaptığı ve soyunun özenle yerine getirmesi için dua ettiği bir ibadettir. Sonrasında Hz. Şuayb da namaz kılmıştır. Meryem’i himayesinde bulunduran Zekerriya da namaz kılmıştır. Hz. Musa ve kavmine de namaz açık bir şekilde emrolunmuştur. Beyyine suresinde geçen ayetlerden Ehlikitap kapsamında yer alan Hz. İsa’ya da aynı emrin verildiği görülmektedir.
Bugün gerçekleşen uygulama nasıldır, Ehli kitap bu emirleri ne kadar yerine getiriyor, ne kadar getirmiyor ayrı bir tartışma konusudur ama biz Müslümanların bilmesi gereken Kuran’da geçen ve bizlere vaktiyle birlikte kılmamız Allah tarafından emrolunmuş Namaz’ın sadece bize değil, tarih boyunca tüm Hak dinlere emrolunduğu ve ne kadar önem verildiğidir.