Neden namaz kılmayız

Muhterem cemaat!
Her insanda bulunan nefis daima kötü şeyleri telkin eder. Bunlardan biriside “her gün beş defa namaz kılmanın çok olduğunu ve bitmediği için usanç verdiğini” telkin etmektir. Bunu kim nefsine sorsa aynı şeyi söyleyecektir. Onun için her zaman nefsimizi ıslah etmeye çalışmalıyız.
Acaba ömrümüz ebedi midir? Gelecek seneye belki yarına çıkmaya senedimiz yoktur. Ebedi olarak bu dünyada kalmayacağız. Ömrümüz az ve ibadet olmazsa faydasız gidiyor. Her gün ekmek yiyoruz, su içiyoruz ve havayı teneffüs ediyoruz. Bunlar bize usanç vermiyor. Çünkü bunlara her zaman ve devamlı ihtiyacımız var. Aynen bunun gibi cisim evimizde bulunan kalbin gıdası, ruhumuzun hayat suyu ve latif hissiyatlarımızın teneffüsü ibadetler ve namazdır. Aldığımız gıdaların bizleri usandırmadığı gibi ibadetler ve namaz dahi bizleri usandırmamalı.

Değerli cemaat!
Hem kıldığımız namazlar boşuna değil, Allah her kılınan namazın mükâfatını verecektir. Günlük nafakamızı sağlamak için akşama kadar ara vermeden bazen çalışırız. Hâlbuki bir günde yirmi dört saati bizlere veren Cenab-ı Hak sadece bir saatini istiyor. Yani günde kılınan beş vakit namazda geçen zamanları toplasak bir saati geçmez. Ve bunun karşılığında cenneti vereceğini vaat ediyor. Hem kıldığımız namaz kalbimize gıda ve ferah; kabrimizde ışık ve nur; ister istemez üstünden geçeceğimiz Sırat köprüsünde nur ve Burak oluyor ve olacak. Dünyada hapse girmemek için kanunlara uymada dikkat ediyoruz. Bunun gibi cehennem gibi ebedi bir hapse girmemek için bu kadar hafif ve meşakkatsiz bir ibadeti yapmamak acaba akıl işimidir.
Aziz müminler!
Namaz kılamamanın ve ibadet edememenin bahanesi dünya işleri ve geçim sıkıntısı olmamalıdır. Çünkü acaba sırf dünya için mi yaratılmışız ki bütün vaktimizi ona sarf ediyoruz. Vazifemiz hep hayvan gibi çabalamak değildir, belki vazifemiz hakiki bir insan gibi hakiki bir ebedi hayat için çalışmaktır. Elbette nafaka için çalışılacak. Fakat farz namaz terk edilse bütün çalışmanın meyvesi ve neticesi sadece dünya için olur ve bereketsiz olur. Eğer namaz kılınsa o vakit hem dünya nafakası bereketli olur hem de âhiret için azık biriktirilmiş olur. Namaz kılınca insanın kalbi, ruhu ve aklı büyük bir rahat hissediyor. Namaz kılmak bedene o kadarda ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer yaptığı normal amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün ömrünü ve hayatını âhirete mal edebilir; fani ömrünü bir cihette bakileştirir.
Peygamber efendimiz (s.a.v)’e bir sahabe: “Ya Rasülallah bana bir amel söyle de onu yapayım. Allah da onun sayesinde beni cennetine koysun" dedi. Allah Rasülü de: “Çokça secde yapman ve namaz kılman gerekir. Zira sen secde ettikçe, her secden sebebiyle Allah dereceni artırır, onun sebebiyle günahını döker."(2) buyurmuştur.
Hutbemi başta okuduğum ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyorum: “Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.”(1)

1-Nur suresi 24/37
2-Müslim, Salât 225, 226, . Nesâî, Tatbik 81; Tirmizî, Salât 169, .

Hazırlayan: Fatih Aksüt