+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Buyurun Cennet İkramı

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  Namaz ve Abdest Forumunda Bulunan  Buyurun Cennet İkramı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Buyurun Cennet İkramı Buyurun Cennet İkramı Efendimiz’e iman etmiş, davasına gönül vermiş bir sahabe Abdullah İbni Ümmü Mektûm. Maddî gözleri görmüyor. Manevî gözü ise açık. Her vakit camide Allah’ın huzurunda divan duruyor. Nasıl mı dersiniz? Bazen bir arkadaşının, bazen de elindeki değneğinin yardımıyla, bütün zorluklara katlanarak.. O günün şartlarında geniş ...

  1. #1
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar
    284
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart Buyurun Cennet İkramı

    Buyurun Cennet İkramı


    Efendimiz’e iman etmiş, davasına gönül vermiş bir sahabe Abdullah İbni Ümmü Mektûm. Maddî gözleri görmüyor. Manevî gözü ise açık. Her vakit camide Allah’ın huzurunda divan duruyor. Nasıl mı dersiniz? Bazen bir arkadaşının, bazen de elindeki değneğinin yardımıyla, bütün zorluklara katlanarak..
    O günün şartlarında geniş yollar yok. Bir yağışta birçok yer çukur olmakta. Bu tür sebeplerle Abdullah’ın küçük kazalar atlatmadığı gün nadir. Arkadaşları onun hâline üzülüyorlar.
    Peygamberimiz'den izin istemesi gerektiğini söylüyorlar. İzin çıkarsa ondan sonra bütün görmeyenler için bir mazeret kabul edilecek bu.

    Abdullah (r.a.), “Allah Teâlâ’nın sabah akşam camiye gidip gelenin, her gidiş gelişinde ona cennette bir ikram hazırladığını” (Buhârî, Ezan, 37), gönlü mescitlere bağlı olanların kıyamette arşın gölgesinde gölgeleneceğini çok iyi biliyor. Ve Resulüllah’ın (s.a.v.): “Üç kişi birlikte bulunur da, namazı cemaatle kılmazlarsa, şeytan onları kuşatıp mağlûp eder. O halde cemaate devam edin. Sürüden ayrılan koyunu kurt yer.” (Ebû Dâvûd, Salât, 46) buyurduğunu da biliyor.
    Fakat Abdullah (r.a.) görmüyor. Sabah akşam ona eşlik edecek kimsesi yok. Son zamanlar “Belki Efendiler Efendisi bunu mazeret sayar, ben de evimde kılarak bu sevaba erişirim” diye düşünüyor. Bir gün bütün cesaretini toplayarak Mescitte huzura çıkıyor ve şöyle diyor: “Ya Resûlallâh! Beni mescide getirecek bir kimsem yok. Namazlarımı evde kılmama müsaade var mı?” Rahmet Peygamberi ona izin veriyor. Abdullah (r.a.) düşüncesinde haklı olduğunu ve sormakla ne kadar iyi ettiğini düşünüyor. Dönüp giderken birkaç adım sonra Efendimiz’in sesini duyuyor:
    — Sen namaz için ezan okunduğunu işitiyor musun?
    — Evet…
    — O halde davete katıl, cemaate gel! ( Müslim, Mesâcid, 255)

    Resulüllah’ın (s.a.v.) cemaatle namaza ne kadar önem verdiği ortada. Görmeyen bir sahabenin cemaatsiz namaz kılmasına gönlü hiç râzı olmadı. Gözleri gören, sağlığı sıhhati yerinde olan bizlerin cemaate gelmemesini nasıl karşılayacağını varın siz düşünün.
    Çünkü Efendimiz: “Camiye komşu olanın namazı, ancak camide kıldığı takdirde (kâmil manada) namaz olur.” buyurmuştu. Hz. Ali caminin komşusu ifadesini “müezzini işiten herkes” olarak açıklamıştı. (Beyhakî, III, 57) Günümüzde müezzini duymamak neredeyse imkânsız gibidir. Korku (tehlikeli bir durum) ve hastalık dışında cemaate katılmayanın kıldığı namazın (tam bir sevapla) kabul edilmeyeceği (Ebu Dâvud, Salât 47) haber verilmiştir.
    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) cemaatini takip eder, gelmeyenleri arayıp sorardı. Gelmeyenler ya münafıklar ya da çok hasta olanlardı. Bir sabah namazı sonrasıydı. “Filan kimse namaza geldi mi?” diye sordu. “Gelmedi.” dediler. “Filan geldi mi?” Yine “Gelmedi.” dediler. Bunun üzerine:
    “İşte bu iki namaz (yatsı ve sabah) münafıklara en ağır gelen namazdır. Bunlarda ne kadar çok ecir ve sevap olduğunu bilseydiniz, diz üstü emekleyerek de olsa cemaate gelirdiniz. Birinci saf meleklerin safı gibidir. Ondaki fazileti bilseydiniz, ona yarışarak giderdiniz. Bir kimsenin diğer bir kimseyle birlikte kıldığı namaz, yalnız kıldığı namazdan daha bereketli ve sevabı daha fazladır… Beraber kılanların sayısı ne kadar çok olursa, Allah Teâlâ’nın o kadar çok hoşuna gider.” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Salât, 47)
    Bütün bunlardan sonra şunları söyleyebiliriz:
    Camiler ümmet olarak hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmalıdır.
    Cami merkezli bir hayat tarzı yaşamamız gerekmektedir.
    Camisiz, cemaatsiz bir Peygamber hayatı hayal etmek imkânsızdır.
    Ona iman ettiğimize göre ve onun yolunda olmamız gerektiğine göre, ümmeti olarak bizlerin de camisiz ve cemaatsiz bir hayatı olmamalıdır.


+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349