Şimdi huzura çıkma zamanıdır. Haydi O’nu an. O, her zaman ve her yerde seninle beraberdir...

“İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în.” “Sadece sana ibadet eder, sadece sana dayanır, senden yardım dileriz.”

Bu cümleyi her namazın her rekâtında okuyoruz. Camide, evde, kırda-bayırda, her nerede bulunuyorsak Kâbe’ye yöneliyor ve konuşmaya başlıyoruz..

Peki,Namaz kılarken kime “sadece sana ibadet eder, sadece sana dayanır, senden yardım dileriz” diyorsun?

Şeksiz şüphesiz var olan O, tek ilâh, herk
esin Rabbi... Evet O’nun karşısındasın, O’nunla konuşuyorsun. O’nun önünde secdelere yüz sürüyorsun. O, Allah...

Mevlâmız, Rabbimiz... Her şeyin sahibi, her şeye her an hükmeden, yaratan...

Canlıları sudan yaratan O...


Her varlığa, insana her an şekil veren O...

Toprağın sinesinde saklı tohumu bitiren O...

İçtiğimiz suyu damla damla gökten indiren O...

Dalından kopan tek bir yaprağın bile bilgisi dışında kopmadığı O...

O Rabbimiz, Mevlâmız, kalplerimizin sahibi, sahibimiz...

Zikrini çekerken seslendiğin O’dur.

Namaza durduğunda karşında duran O’dur.

Senin varlığın, gördüğün bildiğin herşeyin varlığı, O’nun varlığı karşısında sadece gölge. Gerçek varlık O’na ait...

Ey var olan! Ey hakiki varlık! Var olan sensin sen... Sen ey Rabbim! Yarattıklarının varlığını, kendi varlığımı seni anlamama engel kılma.

Beni var eden Sensin. Varlığımı devam ettiren Sensin. Her bir zerremi tutan Sensin. Sen bana benden yakınsın.

Hakiki var bir tek Sensin. Sen ey Rabbim!..

Sana şah damarından daha yakın olan Allah işte karşında.

Şimdi huzura çıkma zamanıdır.

Haydi O’nu an. O, her zaman ve her yerde seninle beraberdir...