Namaz hayatın merkezinde idi

Hazreti Peygamber zamanı değerlendirirken hayatının merkezine namazı koyardı. Cami etrafında, namaz merkezli bir hayat yaşayan Efendimiz, güne erken başlardı.

Namaz hayatın merkezinde idi -

Abdullah ümmü Mektum'un okuduğu ezanla sahabe camiye koşar ve Efendimizle birlikte namazı kılarlardı. Namazdan sonra, güneş belli bir yüksekliğe çıkıncaya kadar tesbihatını yapar sonra ashabıyla sohbet ederdi. Sohbetlerin konusu gündelik meselelerden olabileceği gibi rüya tabirleri ya da İslami konular da olabilirdi. Burada insanı ilgilendiren her konuda sorular sorulur ve efendimizin bilgisine başvurulurdu.

Bazı rivayetlere göre Hazreti Peygamber kuşluk vaktine kadar mescitte oturmaya devam eder ve kuşluk namazını da kıldıktan sonra evine dönerdi. Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurur."Kim sabah namazını kıldıktan sonra yerinde bekler ve iki rekât kuşluk namazı kılıncaya kadar sadece hayırlı şeyler konuşursa, denizin köpüğü kadar hataları olsa bile af olur."
EŞLERİNE YARDIMCI OLURDU

Hazreti Peygamber evine döndüğünde eşlerine hal hatır sorar, onlara yardımcı olurdu. Evde ne varsa ondan yer, yemekler arasında ayırım yapmazdı. Hazreti Peygamber öğle namazından önce bir süre dinlenir, sonra namaza hazırlık yapardı. Öğle namazını yine sahabesi ile kılan Hazreti Peygamber, onları nazil olan ayetlerden haberdar ederdi. Hazreti Peygamber vaktinin bir kısmında da dışarıdan gelen misafirlerle ilgilenir onların sorularını cevaplandırırdı.

O dönem Arabistan'ın çeşitli bölgelerinde yaşayan kabileler Müslüman olduklarını bildirmek üzere Efendimize gelir, ondan yardım isterlerdi. O da, kendisine gelen bu heyetlerle bizzat ilgilenir, ikramda bulunur, hediyeler verir, islamı öğretmek üzere onlara mürşitler gönderirdi.
CİMRİLİK BİR HASTALIKTIR

Modern insan vermekten kaçınır, vermeyi kaybetmek elden çıkarmak olarak görür. Oysa evren bir tür alış veriştir ve bu şantiyede insanın özel bir yeri vardır. Yani akıl ve irade sahibi olan insan, niçin verdiğini bilen ve idrak eden bir varlıktır.

Günümüzde ne yazık ki cimrilik hastalığı Müslümanlara da bulaşmıştır. Oysa Müslüman malını Allah için harcamaktan kaçınmaz fakat bunu hiçbir zaman israfa dönüştürmez. Yüce Allah Kitabında israfı yasaklar ancak insanları, ikram etmeye ve cömertliğe teşvik eder.

Bugünün insanı vermeyi elden çıkarmak olarak görürken israf etmekten savurmaktan kaçınmıyor. Hayatın her alanında israf var. Mesela binlerce insan açlıktan ölürken tonlarca ekmek çöpe atılıyor, insanların lüks ve şatafatları için harcadıkları paranın haddi hesabı yok. Her şeyin en iyisine en son çıkan modeline sahip olmak isteyen insanlarımız, bir yandan cimrileşiyor diğer yandan israfı hayatının bir parçası haline getiriyor.

Hazreti peygamber abdest alırken, çok su kullanan Sa'd adlı sahabeye müdahale etmiş akan bir ırmaktan abdest alsa bile israf yapılmaması gerektiğini bildirmiştir"
CİMRİNİN DÜNYASI

Cimri, çevresindeki kişilerin ilgi ve sevgisinden mahrumdur, çünkü sürekli alıcı durumdadır.

Sahip olduğu imkanları başkaları ile paylaşan kişi bundan gelecek pozitif enerji ile güç bulur. Cimri ise bundan mahrumdur.

Cimrilik Allah'ın hoşnut olmadığı bir davranıştır.

Cimri kişi, yalnızdır çevresinde kendisine destek verecek insanlar yoktur.

Cimri sürekli kaybetme endişesi ile yaşamaktadır.

Cimrilik, iman ve Kur'an ahlakı ile bağdaşmayan bir davranıştır. Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: İman ile cimrilik kulun kalbinde birleşmez." (Nesâî, Cihad, 8) "Cimrilik ve korkaklık kişide bulunan kötülüktür." (Ebu Dâv, Cihad, 22, No

İnsanın imkânı olduğu hâlde kendisi ve aile fertleri için gerekli harcama yapmaması cimrilik olduğu gibi; malının zekâtını vermemesi, yakınlara, muhtaçlara ve hayır kurumlarına yardım etmemesi de cimriliktir. Medine'de bazı Yahudilerin Ensar'a, "Mallarınızı muhacirler için harcamayın, fakir düşmenizden endişe ediyoruz." diye nasihat etmeye kalkışmaları üzerine inen şu ayet bunun açık delilidir. "İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa, ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz." (Muhammed, 38)
CİMRİLİĞİN SEBEPLERİ

Dünyaya fazlasıyla meyletmek

Aşırı mal düşkünüğü, hırs tamah bencillik ve aç kalma korkusu

Sahip olduğu imkanların kendisine ait olduğunu düşünmek

Teslimiyet ve tevekkülden yoksun olmak
CİMRİLİKTEN KURTULMAK

Allah'a ve ahiret gününe iman etmek

Cimriliğin bir patoloji olduğunu kabul etmek

Cömertliğin bir kazanç olduğunu bilmek

Hazreti Peygamberi örnek almak ve onun tavsiyelerine uymak