+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Abdestin Anlamı, Abdestin Sırları, Abdestin Faziletleri

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  Namaz ve Abdest Forumunda Bulunan  Abdestin Anlamı, Abdestin Sırları, Abdestin Faziletleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Abdestin Anlamı, Sırları, Faziletleri Mumsema Abdestin Anlamı, Sırları, Faziletleri Bilindiği üzere abdest, namaz kılacak kişiler için Kuran-ı Kerim ayetiyle farz kılınmıştır (bk. Maide suresi, 6). Farz olan şeyleri yapmak ibadettir. İbadet ise insana sevap ve Allah’ın rızasını kazandırır. Abdestte suyunu miktarı ölçüsünce harcamak gerekir. İsraf haramdır. Hadiste göl kenarında olsak ...

  1. #1
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Abdestin Anlamı, Abdestin Sırları, Abdestin Faziletleri

    Abdestin Anlamı, Sırları, Faziletleri Mumsema Abdestin Anlamı, Sırları, Faziletleri
    Bilindiği üzere abdest, namaz kılacak kişiler için Kuran-ı Kerim ayetiyle farz kılınmıştır (bk. Maide suresi, 6). Farz olan şeyleri yapmak ibadettir. İbadet ise insana sevap ve Allah’ın rızasını kazandırır.
    Abdestte suyunu miktarı ölçüsünce harcamak gerekir. İsraf haramdır. Hadiste göl kenarında olsak bile öyle olmasını istiyor. Ama abdestin üzerine abdest almak övülmüş ve teşvik edilmiştir. Hadislerde bunun 10 sevapla ödüllendirileceği belirtildiği gibi nur üstüne nur olduğu da söylenmiştir.
    Su, iki temel işleve sahiptir. İlki yağmur (rahmet) olmasıdır. Susuzluk bir içgüdü olarak insanın iç dünyasına yerleştirilmiştir. Su olmazsa insan yaşayamaz. Su yağmur (kar) olunca temizlenir, içilecek kıvama gelir. Kâfirlere ve günahkârlara cehennemde su esirgenecek, su yerine onlar yaralarından akan cerahat, irin, kan, ter karışımı bir sıvı içeceklerdir. Suyun ikinci işlevi temizleyici olmasıdır. Görünüşteki kirler onunla temizlenmektedir. Ama suyun bu işlevleri abdestte farklı boyutta, yani manevi alanda benzer paralel işlevleri görmektedir. Burada suya su demek doğru değildir, su abdest suyu olmaktadır. Abdest suyunun ilk işlevi rahmete vesile olması, ikinci işlevi de manevi kirleri yani günahları temizlemesidir.
    Abdest suyunun rahmeti ahrette tam olarak tecelli edecektir. Peygamberimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde ahrette ümmetinin diğer ümmetlerinden ayıran bir fark olarak abdest azalarının nurlu olacağını beyan buyurmuşlardır. Bu abdest nuru, bu dünyada görülmemektedir. Namaz, zikir, Kuran-ı Kerim tilaveti vs. ibadetlerin nuru çok kısmi de olsa bu dünyada iken yüze ve ele yansırken, abdest suyunun nuru ahrette tecelli edecektir. Abdest nuru, ahrette insanların rahatlıkla algılayacakları bir tarzda görünecektir. Azalara suyun renksizliği gibi bir nur hoş bir letafet katacaktır. Yani azalara eşsiz bir güzellik verecektir. Ayrıca ahrette tecelli eden nur, ateşten kurtuluşun, cennete müstahak oluşun beratıdır. Müjdedir. İlahi bir tecellinin eseridir. İnsanların imrenerek bakacakları büyük bir nimettir.
    Allah’ın ahretteki rahmeti mutlaka bu dünyada da vardır. Yani abdest alan kişilerin üzerinde tecelli eden bu rahmet, sadece ahrete özgü değildir, dünyaya ait tecellileri de barındırır. Bu abdestin sırları olarak gözlerden gizlenmiştir. Şu muhakkak ki özünde ateşi söndüren su, abdest suyu olduğu zaman da haset, kin, öfke ve şehvet ateşlerini söndürür. İnsanı şeytanın oyuncağı yapacak bu tür ateşlerini söndürür, insanın nefsini dizginlemesini sağlar. Günahlardan korur. Zaten insanlar da genellikle bu olumsuz duygular yüzünden günahlara batıyorlar. İnsanlıklarını yitirip hayvanlaşıyorlar. Cehennemi hak ediyorlar. Ayrıca hadisler abdestli iken kulun bela ve musibetlerden korunacağına da işaret etmişlerdir.
    Abdest suyunun günahları döktüğü, temizlediği ise onlarca hadis-i şerifle ifade edilmiştir. Bunlardan birisi şudur: ‘Abdest alan kişi, ağaçların yapraklarının döküldüğü gibi, günahlardan temizlenir.’
    Demek ki, abdest suyu Allahın rahmetinin ve günahların bağışlayıcılığının somut bir nimetidir. Abdest suyunun ruhunda Allah’ın rahmeti ve günahları bağışlaması tecelli etmektedir. Abdest suyu, dinde soyut olarak ifade edilen rahmet ve günahları bağışlama kavramlarını insanların, özellikle nefsin anlayacağı bir tarzda somut olarak vermektedir.
    Nefis için soyut kavramların, düşüncelerin bir değeri yoktur. Nefis yaşantıların dili ile konuşur, anlaşır. Onun için Allah (c.c.) ibadetleri birer yaşantı biçimi olarak bizlere sundu. Namaz, oruç, zekât, hac nefsin diline hitap eden somut yaşantıları gerektirir. Abdest suyu ise nefse Allah’ın rahmetini ve günahları bağışlayıcılığını somut bir dille hatırlatır. Nefsi ümitlendirir. Onun tövbe ederek Allah (c.c.) yoluna girmesini sağlar.
    İnsanın abdest alma sırasında üç vakti vardır. Birincisi abdest almaya ihtiyaç duyduğu andır, ikincisi abdest alma sürecidir, üçüncüsü de abdestten sonraki zamandır. Bu üç zamanda da abdest için üzerimize düşen büyük işler, ödevler bulunmaktadır.
    Kişinin abdest almaya ihtiyaç duyduğu an, az bir zaman değildir. Tuvalet ihtiyacının görüldüğü zamanı da ilave edersek bu koca koca dakikaları alır. Kişinin abdest suyuna yöneldiği bu an, en az iki üç dakikayı bulabilir. Bu sırada abdest suyuna, susayan bir insanın bakışı gibi bakmalıyız: Onda hem Allah’ın rahmetini hem de günahlarının affedildiğini düşünmeli ve bunun için O’nun rahmetine sığınarak günahlara tövbe ederek, estağfurullah diyerek ruhaniyetimizi abdeste hazırlamalıyız. Ruhumuzda bu duyguların susuzluğunu çok şiddetli bir biçimde hissetmeliyiz. Aslında her insan, Allah’ın rahmetine ve günahlarının affına karşı susamış durumdadır. Biraz bu yola motive olursa bunu kendisi de görecektir, anlayacaktır.
    Şah-ı Nakşibendî Hazretleri (k.s) abdestin önemine binaen şöyle demiştir: ‘Kim abdestini murakabe (Allah karşısında olma duygusu) ile alırsa namazı da huşulu olur.’

    Abdest sırasında okunacak güzel duaları bilmeyen kişiler, an azından asgari olarak abdestin başında niyetin yanında euzu ile besmeleyi unutmamalıdırlar. Çünkü besmelesiz işin sonunun kısır olduğu bir hadiste geçtiği gibi besmelesiz abdestin kabul olmadığı da başka bir hadiste ifade edilmektedir. Şafi mezhebindekiler tam yüzlerini yıkarken abdeste niyet ederler. Hanefi mezhebinde niyet sünnet iken Şafi mezhebinde farzdır. Bir Hanefi de bu yönü ile Şafi mezhebini taklit ederse, bu mecburiyetten değil de faziletten olduğu için, büyük sevap kazanır. Bu niyetten dolayı farz sevabı alır. Tabii Hanefilerde gerek euzu gerek besmele abdestin farzı değil sünnetleridir. Bundan başka abdest dualarını bilmeyen kişilerin abdest sırasında günahların affı için çokça dua etmeleri, çokça ‘tövbe Yarabbim, estağfurullah…’ demeleri çok yerinde olacaktır. Bu tür dua ve istiğfarlar abdest almanın ruhuna uygun düştüğü gibi hadislerde belirtilen günahların dökülmesi müjdesine de nail olmayı sağlayıcıdır. Yine imanı tazeleyen amentünün tam kolları yıkarken okunması bazı âlimlerce böyle abdest dualarını bilmeyen kişilere tavsiye edilmiştir. Yine abdest sırasında veya abdestten sonra kıble tarafına yönelerek şahadet kelimesini söylemenin büyük sevabı olduğu (iki rekât abdest namazı ile birlikte cenneti nasip edeceği) hadislerde geçmektedir. Abdest aldıktan sonra, biraz da olsa, su içmenin yetmiş derde şifa verdiği hadiste müjdelenmiştir. Tabii hadiste, abdest kabından artan sudan söz edilse de çağımızda pek çok kişi musluktan abdest almaktadır. Musluktaki su da sonuçta aynı vazifeyi görmüştür. Bu nedenle abdest aldıktan sonra musluk suyundan da aynı tecelliyi bekleyebiliriz. Tabii hadisin ruhuna uygun olarak bir kaptan abdest alıp da artan suyu içmek işi garantili yapmak gibi olur. Bizimkisi sadece kendimizin de tatbik ettiği bir yorumdur. Yani yanılma payımız da vardır, muhtemeldir. Ama Allah’ın (c.c.) rahmetinden ümit kesilmez. Allah (c.c.) kulunun zannına göredir. Allah (c.c.) kişinin niyetine bakar. Allah (c.c.) duaları kabul edicidir. Yine abdestten sonra Kadir suresini bir kere okumanın kişiyi şehitlerin bulunduğu makamda, iki kere okumanın sıddıkların bulunduğu makamda, üç kere okumanın da peygamberlerin bulunduğu makamda haşredilemesine vesile olacağı hadiste geçmektedir. Bu, Kadir gecesinin büyüklüğü gibi büyük bir müjdedir. İnsanların abdest dualarını ezberleyeceğine bu hadisin gereğini yapmalarını tavsiye ederim. Çünkü abdest duaları müstehap olarak görülse de hadislerle kaynağı da pek ispat edilememiştir. Abdest dualarını bilmek ve okumak tabii çok güzel ve tavsiye edilecek bir şeydir.
    Dervam.

  2. #2
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Abdestin Anlamı, Abdestin Sırları, Abdestin Faziletleri

    Böyle kişiler haliyle abdest sonunda Kadir suresini de okuyabilirler. Ama abdest dualarını ezberlemek isteyenlerin bundan önce eğer bilmiyorlarsa Kadir suresini ezberlemeleri ve abdestten sonra okumaları daha yerindedir. Akıl ve mantık bunu gerektirir. Çünkü abdest sonrasında Kadir suresini okumak hadise dayandığı için sünnet olarak değerlendirilebileceği gibi bizzat bir sureyi okumak olduğu için ayrıca büyük bir sevap ve fazileti de barındırır. Bunu abdest duaları ile karşılaştırmak bile bir abestir. Tabii bunun insana nasip olması bir meseledir. Zira insan bu işi abdest aldıktan sonra unutmaktadır. Bunun abdest sonunda aklıma gelmesi için her çareye başvurdum. Senelerce nasip olmadı. Yani çok az nasip oluyordu. Çok üzülüyordum. Herhalde ısrarlı dualarım sonucunda şimdi tam sol ayağımı yıkarken yani abdest biterken birden aklıma gelmektedir. Allah herkese bu nimeti nasip eylesin. Amin.

    Sürekli abdestli halde bulunmak, her şeyden önce peygamberimizin (s.a.s) bir sünnetidir. Peygamberimizin (s.a.s) savaşlarda ve seferlerde tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra suyun bulunduğu yere gitmeden önce teyemmüm aldığı ashabı tarafından müşahede edilmiştir. O bir anını bile abdestsiz geçirmek istememiştir. Bu durumu merak eden ve soran sahabelerine abdest alacak mahalle varıncaya kadar ecelin gelebileceğini ve bu yüzden abdestsiz kalmak istemediğini belirtmiştir. Peygamberimizin (s.a.s) bu ahir zamanda bir sünnetini ayakta tutmanın ise yüz şehit sevabı kazandırdığı hadislerde ifade edilmiştir.
    Abdestli olmak insanın her yaptığı işi ibadete çevirir. Peygamberimiz (s.a.s) abdestli iken yenen yemeğin midede zikrettiğini ifade etmiştir. Güzel bir abdest alıp da besmele, güzel bir niyet ve dua ile (Allah’ım emrin gereği benim, çoluk çocuğumun rızkı için işime gidiyorum. Çalışmamı fazl u ikramınla ibadet hükmünde say… Amin.) insan evinden çıkıp işine gitmeye hazırlandığında her yapılan şey Allah’ın (c.c.) izni ile ibadet olur. İşindeki çalışmaları sevaba dönüşür, kazandığı para da sanki Allah yolunda harcanmış gibi olur.
    Abdesti korumak, sürekli abdestli halde bulunmak kolay bir şey değildir. Her tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra abdest almak nefse ağır gelir. Nefsin belini kırmak zordur. Alıştırmak için bayağı emek vermek, üzerine düşmek gerekir. Bunun için pek çok büyük zatlar, veliler az yiyip az içip veya gündüzlerini oruçla geçirip abdesti gün boyu muhafazaya önem vermişlerdir. Bu yüzden peygamberimiz (s.a.s) devamlı abdestli bulunmaya ancak kâmil müminlerin güç yitireceğini söylemişlerdir.
    Ehli dünyanın hoşuma giden ve ibret aldığım bir tabiri vardır: Vakit, nakittir (paradır).

    Tabii ben bu sözü bu haliyle sevmiyorum. Şu biçime dönüştürdükten sonra bu söz hoşuma gidiyor: Vakit, sevaptır. Paralarını faize bankaya yatıran ehl-i dünyanın her geçen zamanı kesenelerine giren para olarak değerlendirmeleri bu sözü bir atasözüne çevirmiştir. İnsanlar da sözün aslını bilmeden yalan yanlış kullanmaktadırlar. Allah (c.c.) bu tür kötü sözlerden bizleri korusun. Hayat felsefesi yapmasın. Zaman, bu dünyaya ait bir kavramdır. Ehl-i dünya onun kıymetini parayla, ehl-i ukba sevapla, Allahın rızasıyla ölçer. Akıp giden zamanı sevaba dönüştürecek ibadetlerin en başlıcası abdesttir. Onun için Peygamberimiz Aleyhisselam, abdest oruç gibidir diye buyurmuştur. Nasıl oruçlunun uykusu bile ibadetse abdestli de abdestli kaldığı müddetçe ibadette sayılmaktadır. Abdestli olarak uyuyan kişi, uyku süresini ibadette geçirmiş gibidir. Peygamberimiz (s.a.s) abdestli olarak uyuyanların ins ve cin şeytanlarının şerrinden korunacakları gibi gündüzlerini oruçlu, gecelerini namazda geçirenlerin sevabına nail olacağını söylemişlerdir. Uykuda vefat ederlerse şehit olacaklarını beyan buyurmuşladır.
    Tabii yatarak uyuyan kişinin abdesti uyandığında bozulur ve yeniden abdest alması gerekir.
    Abdesti gün boyu korumak özel bir çaba ister. Ben bu yüzden yanımda gömleğimin cebinde küçük bir Kuran-ı Kerim’i hiç eksik etmem. Elbette bu Kuran-ı Kerim’i üzerimde taşımamın başka nedenleri de var. Ama bana sağladığı en büyük yarar, gün boyu abdestli kalmamı, tuvalet ihtiyacından hemen sonra abdest almamı sağlamasıdır. Nefsi bir yasakla terbiye etmedin mi nefis ibadetlerden kaçar, bahanelere sığınır. Ama onu bir ibadete mecbur kılınca bu sefer kendisini ona göre ayarlar. Siz bile bu duruma şaşar kalırsınız. Normalde evde küçük tuvaletim çok sık gelir. Ama dışarıya çıktığımda hem tuvalet sorunu bende çok uzun zaman görülmez hem de nerede, ne zaman abdestimi tazeleyeceğimi nefsim öyle bir ayarlar ki ben buna her zaman çok hayret etmişimdir.
    Peygamberimiz (s.a.s) abdestli olarak vadesi yetenin ruhunu Azrail Aleyhisselam’ın şehit sıfatı ile alacağını beyan buyurmuştur. Çünkü abdest imana, tövbe ve istiğfara delil olduğu gibi o kişinin Allah’ın (c.c.) bir farzını, emrini üzerinde taşımaya, ayakta tutmaya gayret ettiğini de göstermektedir. Bu nefisle bir tür cihattır. İşin en büyük sırrı abdestin namazın bir şartı, yani bir nevi parçası olmasıdır. Namaz ise en büyük ibadettir. Çoğu zaman parça bütün hükmüne geçebilir. Bundan dolayı böyle büyük bir nimete yani şehitliğe insanı ulaştırabilmektedir. Kuşkusuz Allah (c.c.) kulun gönlünden geçenleri bilir ve çoğu zaman bunlar dua hükmüne geçer. Bir insanın abdesti muhafaza yönündeki gayreti, günün büyük kısmını abdestli olarak geçirmesi, abdestli olarak uyuması ona bu şehit olarak ölme nimetini nasip eyleyebilir. Bu yolda çaba kuldan olduktan sonra Allah (c.c.) kullarına karşı çok cömerttir, onlara mükâfat vermeyi çok sever. Hiç kimseyi mahrum bırakmaz. Beklediğinden de fazlasını verir. Allah (c.c.) haya sahibi olduğu için kulun hüsn-i zannını boşa çıkarmayı sevmez. Yeter ki insanlar sürekli çalacakları ibadet kapılarını bilsinler.
    Allah (c.c.) daima abdestli bulunmayı ve onun faziletlerini bizlere ihsan eylesin. Bu yolla bizlere rızasını nasip eylesin. Amin.
    Muhsin İyi

+ Cevap Ver

LinkBacks (?)

  1. Yandex
    Refback Bu Konu
    11-11-2015, 11:56 AM
  2. Yandex
    Refback Bu Konu
    10-19-2015, 10:10 AM

Benzer Konular

  1. Abdestin sünnetleri , Abdestin sünnetleri kaçtır
    By Furkan in forum Namaz ve Abdest
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03-06-2013, 05:42 PM
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-31-2012, 07:54 PM
  3. Abdestin Anlamı, Sırları, Faziletleri
    By muhsin iyi in forum Namaz ve Abdest
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-10-2012, 09:19 PM
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-22-2010, 06:22 PM
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-22-2010, 06:14 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277