MEKRUH OLAN VAKİTLERİ

Şu üç vakitte; farz namazları, cenaze namazını kılmak ve tilavet secdesi yapmak caiz değildir:
1) Güneş'in doğma vaktinde,
2) Güneş tam tepe noktasında olduğu zaman,
3) Güneşin kızarmaya başlamasından, batışına kadar.
Fakat o günün ikindi namazı bu kaideden müstesnadır. İkindi'nin edâsı, güneş batarken de caizdir. Kadıhan'da da böyledir.(50) Bu meselede Hz. Ukbe b. Amir (ra)'nın rivayet ettiği Hadis-i Şerif vardır. Demiştir ki: "Üç vakit vardır ki; Resûl-i Ekrem (sav) bizi o vakitlerde namaz kılmaktan ve ölülerimizi kabre koymaktan nehyetti. Bu vakitler; güneşin doğma esnasıdır, ta yükselinceye kadar. Bir de güneş tepe noktasında iken, batıya doğru meyl edinceye kadar. Ve bir de batmaya meyl ettiği zaman, batıncaya kadar"(51)

Nafile namaz kılmanın mekruh olduğu vakitler de şunlardır:
1) Resûl-i Ekrem (sav)'in: "İkindiden sonra güneş kavuşuncaya kadar; sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar namaz kılınmaz"(52) buyurduğu bilinmektedir. Dolayısıyla sabah namazını kıldıktan sonra, güneşin doğacağı vakte, kadar olan zamanda nafile namaz kılınmaz. Bir kimse sabah namazının sünnetini ifsad etmiş olsa da, farzından sonra kaza etse, bu caiz olmaz. İkindi namazını kıldıktan sonra, güneşin battığı zamana kadar olan vakitte de, nafile namaz kılınamaz. Nihaye ve kifaye'de de böyledir.(53) İmam-ı Muhammed (rha) güneşin doğmasından maksadın, bir mızrak boyu yükselmesi olduğunu tasrih buyurmuştur.
2) Güneş battıktan sonra, akşam namazını kılmadan önce de, nafile namaz kılınamaz.
3) Cum'a Namazı kılınacağı ve Cum'a hutbesi okunacağı zaman da, nafile namaz kılınamaz. İbn-i Abidin: "İmam minbere çıkarken nafile kılmak Buhari ile Müslim'in ve diğer hadis imamlarının rivayet ettikleri şu hadisten dolayı mekruhtur: "İmam hutbe okurken arkadaşına "Sus" dersen, batıl konuşmuş olursun" Resûl-i Ekrem (sav) farz olduğu halde iyiliği emir etmeyi bile yasak etti ise nafileye ne kalır. İbni Battal'ın dediği gibi cumhurun kavli budur"(54) hükmünü zikretmektedir.
4) Bayram namazlarının hutbeleri okunacağı zaman, ayrıca küsûf ve istiska namazlarında da hutbe okunacağı zaman, nafile namaz kılınmaz.(55) Hacc hutbesi ve nikah hutbesi okunurken de, nafile namaz kılmak mekruhtur. Münyeti'l Musalli'de de böyledir.
5) Farz namaz için ikamet getirildiği zaman, sabah namazının sünneti hariç, nafile namaz kılmaya başlamak mekruhtur. Delil: "Cemaatle namaza ikamet getirildiği vakit, farz namazdan başka namaz yoktur"(56) Hadisidir.
6) Bayram namazından önce ve sonra nafile namaz kılmak mekruhtur. Yalnız bayram namazından sonra evde (Camide değil) nafile kılmak mekruh değildir. Bahru'r Raik'te de böyledir.(57)
İKİ FARZI BİR VAKİTTE KILMAK

(Cem'i takdim ve Cem'i tehir)


Molla Hüsrev: "Özür sebebiyle bir vakitte iki farz namaz cem edilmez. Yani birleştirilmez. İmam-ı Şafii (rha) bu görüşte değildir. Zira İmam-ı Şafii (rha): Öğle ile ikindinin ve akşam namazı ile yatsının bir arada kılınmasını; yağmur, hastalık ve sefer özürüyle caiz görür"(58) buyurmaktadır. Alaûddin El Haskafi: "Yolculuk ve yağmur gibi bir özürden dolayı iki farzı bir vakitte kılmak caiz değildir. Şafii (rha) buna muhaliftir" hükmünü zikreder. İbn-i Abidin bu metni şerhederken: "İmam-ı Şafii (rha) özürsüz iki namazı beraber kılmayı caiz görmemektedir. Bu hadise kendisine cevap verirse, bizim cevabımız da o olacaktır. Resûl-i Ekrem (sav)'in namazı vaktinden önce kıldığını gösteren Ebû't Tufeyl hadisine gelince: Tirmizi onun garib olduğunu söylemiş Hakim ise "Bu hadis uydurmadır" demiştir. Ebû Davûd namazın vaktinden evvel kılınacağını bildiren sabit hadis olmadığını söylemiştir. İki namazın bir vakitte kılınacağını söyleyen kimseyi Hz. Aişe (r.anha) reddedmiştir. Buhari ve Müslim'de İbn-i Mesûd (ra)'dan şu hadis rivayet olunmuştur: "Kendisinden başka ilah olmayan Allahû Teâla (cc)'ya yemin ederim ki, Resûlullah (sav) hiçbir namazı vaktinin dışında kılmamıştır. Ancak iki namaz müstesna!.. Arafat'ta öğle ile ikindiyi birlikte, Müzdelifede de akşam ile yatsıyı birlikte kıldı" Vakitleri tayin hususunda varid olan ayetlerle hadisler bu babta kafidir. Bahsin tamamı "Zeylei" ve "Münye" şerhi gibi mufassal kitaplardadır" buyurmaktadır.(59) Amelde Hanefi mezhebini taklid eden bir mükellef; yolculukta da olsa her namazı vaktinde eda etmek zorundadır. İki farz namazı bir vakitte kılamaz. Şafii mezhebini taklid eden mükellef ise; yolculuk anında cem'i takdim ve cem'i te'hir yapabilir.