+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Namazin hakikati

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  Namaz ve Abdest Forumunda Bulunan  Namazin hakikati Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Namazin hakikati NAMAZIN HAKİKATI Büyük islâm âlimi Abdüllah-ı Dehlevî “rahmetullahi aleyh” (Mekâtib-i serîfe) kitâbının 85.ci mektûbunda buyuruyor ki: Namâzı cemâ’at ile kılmak ve (Tümânînet) ile kılmak, rükü’dan sonra (Kavme) yapmak ve iki secde arasında (Celse) yapmak bizlere Allahın Peygamberi tarafından bildirildi. Kavmenin ve celsenin farz oldugunu bildiren âlimler vardır. Hanefî ...

  1. #1
    Moderator sabır - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    1.155
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart Namazin hakikati

    NAMAZIN HAKİKATI

    Büyük islâm âlimi Abdüllah-ı Dehlevî “rahmetullahi aleyh”
    (Mekâtib-i serîfe) kitâbının 85.ci mektûbunda buyuruyor ki:

    Namâzı cemâ’at ile kılmak ve (Tümânînet) ile kılmak, rükü’dan
    sonra (Kavme) yapmak ve iki secde arasında (Celse)

    yapmak bizlere Allahın Peygamberi tarafından bildirildi. Kavmenin
    ve celsenin farz oldugunu bildiren âlimler vardır. Hanefî
    mezhebinin müftîlerinden (Kâdîhân), bu ikisinin vâcib oldugunu,
    ikisinden birisini unutunca (Secde-i sehv) yapmak vâcib oldugunu
    ve bilerek yapmıyanın namâzı tekrâr kılmasını bildirmisdir.

    Müekked sünnet olduklarını bildirenler de, vâcibe yakın
    sünnet demislerdir. Sünneti hafîf görerek, ehemmiyyet vermiyerek
    terk etmek küfrdür. Namâzın kıyâmında, rükü’unda, kavmesinde,
    celsesinde, secdelerinde ve oturuldugu zemânında, ayrı
    ayrı, baska baska keyfiyyetler, hâller hâsıl olur. Bütün ibâdetler
    namâz içinde toplanmısdır.

    Kur’ân-ı kerîm okumak, tesbîh
    söylemek [ya’nî sübhânallah demek], Resûlullaha salevât söylemek
    ve günâhlara istigfâr etmek ve ihtiyâcları yalnız Allahü teâlâdan
    istiyerek Ona düâ etmek namâz içinde toplanmısdır.

    Agaçlar, otlar, namâzda durur gibi dik duruyorlar. Hayvanlar,
    rükü’ hâlinde, cansızlar da namâzda (Ka’de)de oturur gibi yere
    serilmislerdir.

    Namâz kılan, bunların ibâdetlerinin hepsini yapmakdadır.
    Namâz kılmak, mi’râc gecesi farz oldu. O gece,
    mi’râc yapmakla sereflenen, Allahın sevgili Peygamberine uymagı
    düsünerek namâz kılan bir müslimân, O yüce Peygamber
    gibi, Allahü teâlâya yaklasdıran makâmlarda yükselir.

    .. Allahüteâlâya ve Onun Resûlüne karsı edebi takınarak huzûr ile namâz
    kılanlar, bu mertebelere yükseldiklerini anlarlar. Allahü
    teâlâ ve Onun Peygamberi, bu ümmete merhamet ederek, büyük
    ihsânda bulunmuslar, namâz kılmagı farz etmislerdir.

    Bunun için Rabbimize hamd ve sükr olsun! Onun sevgili Peygamberine
    salevât ve tehıyyât ve düâlar ederiz! Namâz kılarken hâsıl olan safâ ve huzûr sasılacak seydir.

    Üstâdım [Mazher-i Cân-ı Cânân] buyurdu ki, (Namâz kılarken, Allahü teâlâyı görmek
    mümkin degil ise de, görür gibi bir hâl hâsıl olmakdadır).

    Bu hâlin hâsıl oldugunu tesavvuf büyükleri sözbirligi ile bildirmislerdir.
    Islâmiyyetin baslangıcında namâz Kudüse karsı kılınırdı.


    Beyt-ül-mukaddese karsı kılmagı bırakıp, Ibrâhîm aleyhisselâmın
    kıblesine dönmek emr olundugu zemân, Medînedeki yehûdîler
    kızdılar. (Beyt-ül-mukaddese karsı kılmıs oldugunuz namâzlar
    ne olacak?) dediler. Bekara sûresinin 143. cü âyet-i kerîmesi
    gelerek, (Allahü teâlâ îmânlarınızı zâyı’ eylemez!) meâlinde
    buyuruldu. Namâzların karsılıksız kalmıyacakları bildirildi.


    Namâz, îmân kelimesi ile bildirildi. Bundan anlasılıyor ki, namâzı
    sünnete uygun olarak kılmamak, îmânı zâyı’ etmek olur. Resûlullah
    efendimiz “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem”, (Gözümün
    nûru ve lezzeti namâzdadır) buyurdu.

    Bu hadîs-i serîf, (Allahü
    teâlâ namâzda zuhûr ediyor, müsâhede olunuyor. Böylece
    gözüme râhatlık geliyor) demekdir.

    Bir hadîs-i serîfde, (Yâ Bilâl
    “radıyallahü teâlâ anh”! Beni râhatlandır!) buyuruldu ki, (Ey
    Bilâl! Ezân okuyarak ve namâzın ikâmetini söyliyerek, beni râhata
    kavusdur) demekdir.

    Namâzdan baska bir seyde râhatlık
    arıyan bir kimse, makbûl degildir. Namâzı zâyı’ eden, elden kaçıran,
    baska din islerini dahâ çok kaçırır.

    Sendeki üç şeyi görebilene güven.

    Gülüşünün ardındaki kederi, öfkenin ardındaki sevgiyi ve sessizliğinin ardındaki nedeni...

    Hz.Ali (R.A.)

+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349