Nafile Oruç Hususunda Ehlin Kakkı

Nafile Oruç Hususunda Ehlin (Yani Çocukların, Eşit ve Diğer Yakınların) Hakkı Babı

Bu ehlin haklarını tesbît eden hadîsi Ebû Cuheyfe, Peygamber(S)'den rivayet etmiştir
İbn Cureyc şöyle demiştir: Ben Ata'dan işittim; ona da Mekkeli meşhur şair Ebu'l-Abbas es-Saib haber vermiştir ki, ken­disi Abdullah ibn Amr(R)'dan işitmiştir. Abdullah şöyle diyordu: Pey-gamber'e benim arka arkaya oruç tutar ve geceleyin namaz kılar olduğum haberi ulaşmış. Bundan Ötürü ya bana haberci yolladı, ya-hud da ben kendisine kavuşunca bana:
"Senin ara vermeden oruç tutar olduğun ve uyumayarak na­maz kılar olduğun bana haber verilmedi mi? Oruç tut, iftar et, na­maz kıl ve uyu! Çünkü senin üzerinde iki gözün için bir pay vardır. Ve çünkü senin üzerinde nefsin ve ehlin için de birer pay vardır"
buyurdu.
Abdullah:
Ben bu ibadet için elbette kuvvetliyimdir, dedi.
Rasûlullah:
"Öyleyse sen Davûd aleyhi's-selam orucu tut" buyurdu.
Davûd Peygamber'in orucu nasıldır? dedi.
Rasûlullah:
"Davûd bir gün oruç tutar, bir gün tutmaz idi. Ve o düşman­la karşılaştığı zaman kaçmazdı" buyurdu.
Abdullah:
Ey Allah'ın Peygamberi! Bu düşmandan kaçmamak hasleti­ni bana kim te'mîn eder? dedi.
(Peygamber: "O bir ilahî ihsandır" buyurdu.) Ravî Ata ibn Ebî Rebah şöyle dedi: Ben bu kıssada ebed orucu­nu nasıl zikrettiğini bilmiyorum, ancak ben ravîninşöyle dediğini ez­berimde tutuyorum: Peygamber (S) iki kerre:
"Daima oruç tutan kimse, oruç tutmamıştır" buyurdu