Cünüb Olarak Sabaha Giren Oruçlunun Durumu

Sumeyye, efendisi Ebu Bekr ibnu Abdirrahman'dan işitmiştir. Ebu Bekr şöyle demiştir:,Ben ve babam Abdurrahman ibnu'l-Haris, aişe'nin ve Ümmü Seleme'nin yanına girdiğimiz za­man... H Bize Ebu'UYeman tahdis edip şöyle dedi: Bize Şuayb ibnu Ebi Hamza, ez-Zuhri'den haber verdi. O şöyle demiştir: Bana Ebu Bekr ibnu Abdirrahman ibn Haris haber verdi ki, babası Abdurrah­man, Mervan ibnu'l-Hakem'e (vefatı: 65 H. Ramazanı) şunu haber vermiştir; aişe ve Ümmü Seleme bu Abdurrahman'a, Rasulullah (S) ehliyle cinsi münasebetten dolayı cünüb olduğu halde fecr ona erişir­di. Fecrden sonra Rasulullah yıkanır ve orucu tutardı, diye haber ver­diler.
Bu haber üzerine vali Mervan, Abdurrahman ibnu'l-Haris'e hi­taben: Allah'a yemin ediyorum ki, sen bu haberi makaale ile Ebu Hu-reyre'yi muhakkak zorluğa düşürüyorsun, dedi. Ve Mervan, o günlerde (Muaviye ibn Ebi Sufyan tarafından) Medine üzerinde ha­kim bulunuyordu. Ebu Bekr dedi ki: Abdurrahman, Mervan'ın bu sözünden hoşlanmadı. Bundan bir müddet sonra Zu'1-Huleyfe'de bi­zim Ebu Hureyre ile birleşmemiz mukadder oldu. Ebu Hureyre'nin orada bir arazisi vardı. İşte bu buluşmada Abdurrahman, Ebu Hu-reyre'ye: Ben sana bir iş söyleyeceğim. Eğer Mervan o iş hususunda bana yemin etmiş olmayaydı, ben o işi sana zikretmezdim, dedi. Ve akabinde ona aişe ile Ümmü Seleme'nin yukarıda geçen sözlerini zik­retti. (Ebu Hureyre'nin yüzü renklendi ve:) Görüşüm böyledir (yani cünüb olarak sabaha giren oruç tutmaz). Bana el-Fadl ibnu Abbas tahdis etti, o daha iyi bilendir, dedi.
Ve Hemmam ibn Münebbih ile Abdullah ibn Umer'in oğlu, Ebu Hureyre'den olmak üzere, Peygamber (S) böyle kişiyeiftar ile emre­derdi, diye söylemişlerdir. (Buhari dedi ki): Birincisi, yani aişe ve Üm­mü Seleme hadisi ittisal bakımından daha sağlamdır