Oruçlunun dikkat etmesi gereken önemli meseleler -3 -Seferilik, yolculuk halinde oruç

Oruç, insanı iç dünyasına, öz benliğine döndürmektedir. Oruç sayesinde insan, kendi düşünce ve davranışlarının genel bir değerlendirmesini yapar. Hata ve eksiklerini tespit etme imkanı yakalar. ALLAH'a ve insanlara karşı sorumluluklarını gözden geçirir. Rabbi katında iyi bir kul, insanlar nazarında ise saygın bir şahsiyet olmanın yollarını arar.

İslam'ın beş temel esasından biri olan orucun nefis terbiyesinde ve ıslahındaki rolü asla inkar edilemez. Oruçlu insan, kötü söz ve davranışlarını terk ettiği gibi, yenilmesi ve içilmesi meşru olan her şeyi de ALLAH istediği için terk eder. Bu durum, insanın tamamen ruhi terbiyesi ve eğitimi ile ilgili bir husustur. Gerektiğinde mahrum kalma ve istediğini yapamamanın getireceği sıkıntıyı aşmanın yollarını öğrenir.

Orucun sadece yeme-içmeyi terk etmekten ibaret olmadığını, bunun ötesinde büyük manevi kazanımlar elde edildiğini, oruçlu olduğumuz şu zaman diliminde bizzat yaşayarak idrak etmekteyiz. Aksi takdirde oruç, insanı kötü söz, eylem ve davranışlardan uzaklaştırmıyor, edep ve ahlakını güzelleştirmiyorsa amaçlanan hedefe ulaşılamamış demektir. Bu durumda iç dünyamıza bir zenginlik kazandıramadığımız gibi, oruçtan beklenen sevaba da ulaşamayız.

Bu nedenle oruçlu insan; yalan, gıybet, iftira, hile, aldatma, her türlü kötü söz ve davranışlardan uzak, bütün sosyal ilişkilerinde, söz ve sözleşmelerinde, iş ve işlemlerinde dürüst ve dosdoğru olmalıdır. Bu durum bütün oruç tutanlar için göz önüne getirildiğinde, halk arasında ''Onbir Ayın Sultanı'' diye tanımlanan Ramazan Ayı'nın Müslüman bir toplum için ne kadar büyük bir huzur kaynağı olduğu fark edilecektir.

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem ateşinden kurtuluş olan Ramazan ayı, ilahi rahmetin müminlerin gönüllerini doldurduğu müstesna bir aydır. Bu ayda Müslümanların yerine getirdikleri fıtır sadakası, zekat ve diğer mali yardımlar, toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı ve kardeşlik duygularını en üst seviyeye çıkarır. Ayrıca iftar sofralarına davet edilen muhtaç insanların yüzlerindeki mutluluğu görmek kadar güzel bir şey olamaz. Ebu Hureyre (R.A.)den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.)Efendimizin:

"Kim, iman ederek ve mükâfatını sadece ALLAH Teâlâ'dan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiş günahları mağfiret olunur." (Buhari, İman: 28, Leyletu'l-Kadr: l, Savm: 6; Müslim, Sıyam: 3, 20, Müsafirin:175; Ebu Davud, Ramazan: l, Savm: 57; Tirmizi, Savm l, Cennet: 4; Nesai, Sıyam: 39; İbn-i Mace, İkame:173; Sıyam:2, 33; Darimi, Savm:44; A.b.Hanbel, 2/232) müjdesine erebilmek için, rahmet iklimi bu ayda nefsimizi kötü duygulardan arındırdığımız gibi etrafımıza da her türlü maddi-manevi desteği vermeye çalışalım.

Oruç ALLAH Teâlâ'ya itaat ve ibadettir. Kişiye sınırsız sevab kazandırır. Çünkü oruç yalnız ALLAH Teâlâ içindir. ALLAH Teâlâ'nın keremi ise sınırsızdır. Oruç bir yıldan öbür yıla kadar işlenen küçük günahlara keffarettir. Oruç ALLAH Teâlâ'nın emirlerine uymak ve yasaklarından sakınmaktan ibaret bulunan takvaya sebep olur.