+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Doyma ay'ı değil, doyum ay'ı..

 Dini Gün ve Gecelerimiz Katagorisinde ve  Oruç Ve Ramazan Forumunda Bulunan  Doyma ay'ı değil, doyum ay'ı.. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın ] Resulullah (s.a.a), Cabir b. Abdullah’a şöyle buyurmuştur: “Ey Cabir! Bu Ramazan ayının gündüzünde oruç tutar, gecesinin bir bölümünü ibadetle geçirir, karnını ve namusunu temiz tutar, dilini korursa şüphesiz ki bu aydan çıkınca günahlarından da çıkmış olur.” Cabir şöyle arzetti: “Ey ...

  1. #1
    Gönüllü Paylaşımcı Kado - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    57
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart Doyma ay'ı değil, doyum ay'ı..

    [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]


    Resulullah (s.a.a), Cabir b. Abdullah’a şöyle buyurmuştur: “Ey Cabir! Bu Ramazan ayının gündüzünde oruç tutar, gecesinin bir bölümünü ibadetle geçirir, karnını ve namusunu temiz tutar, dilini korursa şüphesiz ki bu aydan çıkınca günahlarından da çıkmış olur.” Cabir şöyle arzetti: “Ey Allah’ın Resulü! Bu hadis ne kadar da güzeldir!” Allah Resulü şöyle buyurdu: “Ey Cabir! Bu şartlara riayet etmek ne kadar da zordur!”


    “Geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi bizlerde farz kılınan oruç”(Bakara 183), manen doyuma ulaşma ve temizlenme ayı olan ramazanın armağanıdır. Bütün bir yıl türlü pisliklerle muhatap olan ruhun, iman deryasında yüzüp temizlenmesi ve yaratılışındaki paklığa dönüş yapması için Allah (c.c.) tarafından bizlere sunulan nimettir ramazan. Çünkü “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.”(Bakara 185). Bu ay hakla batılın birbirinden ayrıldığı, hakkın bütün delilleri ile meydana çıkıp batılın hakimiyetine son verdiği aydır. Bu ay içinde bin aydan değerli olan kadir gecesini barındıran ve hakka susamışları hakikat ile doyuran aydır. Bu ay neden yaratıldığını dünyaya daldığı için unutanların uyandırıldığı, kendi nefsini semirtenlerin uyarıldığı aydır.


    Resulullah’ın (s.a.a.) buyurduğu gibi oruç tutup ibadetlerini yapanların ve karnını ve namusunu temiz tutup, dilini koruyanların aklandığı aydır ramazan. Ama bu ne kadar da zordur bir bilinse. Süfyanilerin hüküm sürdüğü topraklarda, küfr ile yoğrulmuş hayatları yaşayanların, kendilerini temiz tutması ne kadar zordur. Her alanda her işte bir harama ister istemez bulaştırılanların, gözleri, kulakları fuhşa alıştırılanların namuslarını koruma bilincine ulaşmaları hakikaten de ne kadar zordur. Gıybetin bile programını yapan süfyanilerin, birbirine düşürdüğü kardeşlerin dillerini korumaları, kardeşlerinin etini yememeleri ne kadar da zordur. Bundan dolayı “ne yazık ki oruç tutanlar çok azdır ve açlık çekenler ise çoktur.” (Resulullah sa.a.)


    Oysa “Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: “Her kim endamını ve organlarını haramlarımdan oruçlu tutmazsa benim için yemekten ve içmekten sakınmasına ne ihtiyacım var.”(Resulullah s.a.a.) buyurmuşken, tüm bu günah bataklığına aldırış etmeden aç kalmanın ne faydası vardır. Aç kalan midenin ve suya hasret dudağın ne suçu vardır? Bütün uzuvları ile günahlara batmış olanların, elleri, ayakları, zihinleri, gözleri, kulakları bunca günaha ayak uydurmuşken, midenin ve dudağın bundan nasiplenmemesinin mantığı nedir? Neden suskunluğu ile süfyanilere yaşama hakkı tanıyıp, cümle günahların yaygınlaşmasına sebep olanlar, ramazan ayında kendilerine işkence ederler? Var olan yaşantıları dikkate alındığında buna ne gerek vardır ve bu yaptıkları ile yaşantıları uyuşmakta mıdır?


    Bu tahrif edilmiş dinin müminlerinin bulunduğu toplumlarda, her iyinin içini boşaltıp kötünün emrine sundukları gibi, süfyaniler ramazanın da içini boşaltıp asli mecrasından çevirmeyi başarıp ve hükmettikleri halka, manevi doyum ayı olan ramazanı, açlıkla mücadele, iftar sofraları, masallar ve kilo verme ayı olarak sunmaktadırlar. Bütün bir sene boyunca akla hayale gelmeyecek türlü pisliklerin mekanı olan tv kanalları, bu ayda nifağa hizmet için renk değiştirmekte, bir anda Allah (c.c.), kitap aşkı had safaya çıkmakta, kendi yaptıkları putu ilah diye halka tanıtmaktadırlar. Bunu yaparken yine olmadık rakamlarla kiraladıkları bel’amları kullanıp, hikayeleştirdikleri dini, masal tadında ve bir zamanlar çocuklara yönelik olarak yayınlanan “uykudan önce” programı formatında halka ulaştırmakta, bütün bir yılını günahla geçirmiş olduğu için vicdanıyla mücadele edenlerin, kendilerini rahat hissetmelerini sağlamaktadırlar.


    Bu da yetmezmiş gibi, her ramazanda diyet veya iftar programları tertipleyen bu süfyani kanallar, ramazanı iftar sofralarıyla eşleştirip, kimliğini yitirmesi için uğraşmaktadırlar. İftarda hangi yemeklerin yapılabileceğini, sahurda nasıl beslenilmesi gerektiğini, susuzluğa karşı nelerin yapılabileceğini, ramazanda kilo vermenin yollarını bir ay boyunca açıklayan ve halkı bilgilendiren(!) bu kanallar, aç kalmış ruhların ve çöle düşmüş fıtratın derdine derman olacak tek bir sözün söylenmesine veya yayılmasına müsade etmemektedirler. Bütün gün aç kalmanın adeta intikamını iftarda almayı öğütleyen ve toplumun sanki her kesimi o muaviye sofralarına sahip olabilecekmiş gibi davranan, halkın bütün bir yıl mecburiyetten aç kalan kısmını yok sayan süfyanilerin din tellalları, iftarda osmanlı adetlerinden ve yemeklerinden dem vurmayı ramazanın gereklerindenmiş gibi takdim etmeyi de unutmazlar. Bunlar ramazanın örf, adet ve gelenek sınırını aşmayan bir ay olması için olanca güçleri ile çaba sarfederler ve bir kıyl-u kal seviyesinde ramazanı dile getirirler. Bunlara kanıp ta ramazanı bu şekilde geçirenlerin, ne yazık ki ramazandan zerrece nasibi yoktur. Zira “Nice oruç tutan kimsenin oruçtan nasibi açlık ve susuzluktur. Nice gece ibadete kalkan kimsenin kalkmaktan nasibi sadece uykusuzluktur.”(Resulullah s.a.a.).


    Hal böyleyken ayette bizden öncekilere farz olunduğu gibi bize de farz olunduğundan bahsedilen ramazanı anlamak için bizden öncekilerin ramazanını ve oruçla olan ilişkilerini idrak etmek gerekir. Sadece açlıkla bağdaştırılamayacak kadar derin bir terbiye, eğitim ve iman meselesi olan orucun ve ramazanın değeri ancak bu şekilde ortaya çıkabilecektir. Öncelikle şunu bilmeliyiz ki “Allah orucu ihlası güçlendirmek için farz kılmıştır.”(Hz. Fatıma s.a.) Çünkü samimiyet testidir oruç. Bütün nimetleri ile karşısına çıkan ve süsleri ile nefsi aldatmaya uğraşan dünyaya karşı kuşanılan “kalkandır oruç”(Resulullah s.a.a). Hal ile Allah’a (c.c.) bağlılığı ispatın en zor şekillerinden biridir. Rızkı verene verdiği rızkın kadrini bildiğini göstermek için teslimiyet arz etmenin yoludur.


    Oruç cihad ve kıyamdır. Her türlü harama meyli olan nefse karşı kıyamın adıdır. En büyük cihadın en önemli merhalesidir. Kendi nefsine karşı mücadele verip dünyalıklardan sıyrılabilenlerin, kendilerini dünyalıklar ile tehdit edebileceklerin zincirlerinden kurtulmalarının vesilesidir oruç. “La” diyebilmenin ilk adımıdır bu anlamda. Nefsine isyan edenin, Allah’a (c.c.) isyan edenler karşısında dik durmasını sağlayan güçtür oruç. Ve ramazan bu eğitim verildiği yegane aydır. Öyle ki “eğer kul ramazan ayının değerini bilseydi tüm yılın ramazan olmasını arzu ederdi.” Çünkü “Bu ayın başlangıcı rahmet, ortası bağışlanma ve sonu ateşten kurtuluştur.” (Resulullah s.a.a.) Ramazan isar ayıdır, başkasının derdiyle dertlenme ve başkasını kendine tercih etme terbiyesinden geçme ayıdır ramazan. Bütün bir yıl tok yatanların, yine bütün bir yıl aç yatanların halinin farkına varabilmeleri için ilahi bir fırsattır ramazan. İman edenler için eşitlik ayıdır. Zenginin malında hakkı bulunan fakirin halinden, zenginin açlık ve susuzlukla haberdar edilmesi ve uyarılmasıdır bu ayın en önemli özelliklerinden biri. Ramazan bütün uzuvları ile insanın imanını tazeleme ayıdır aynı zamanda.


    O halde ramazanda güçlenen iman ile süfyanilerden hesap sorma bilincine ulaşmak lazımdır. Halkları açlığa mahkum edenlerin ellerinden halkın boğazını kurtarmak gerekir. Dünyayı türlü yalanlarla sunanların ve insanları dünyaya kul köle edip kendi heva ve hevesleri ile yönetmeye çalışanların saltanatlarını yıkmak için ramazana sarılmak gerekir. Dünyaya bağlanmama bilincini oluşturup, dünya ile tehdit edenlere kıyam için ramazana tutunmak ve onu tutmak gerekir. Aç bırakılmış ruhlarımızı ve imanımızı doyurmak için doyasıya aç ve susuz kalmak gerekir. Ki terbiye edilen nefsimiz, terbiyesizleştiren süfyanilerden azad olsun. Ve kurtulmak gerekir zihnimize ve yüreğimize vurulan zincirlerden bu ayda, taşlayarak zincirlenmiş şeytanları.


    Evet…Ramazan doyma ayı değildir. Aç ve susuz kalma ayı da değildir. Ramazan manen doyuma ulaşma ayıdır. Maddeye tapanlara inat manaya kulak verme ayıdır. Maddenin sultanlarına mana ile isyan ayıdır. Maddenin maskesini düşürme ve manayı kuşanma ayıdır. Rabbimiz (c.c.) bu bilinçle ramazanı idrak etmeyi ve “biz ramazan ayının çocuklarıyız” diyebilecek cesaret, fedakarlık ve basireti elde edebilmeyi nasip etsin inşaallah.


    Alıntıdır. Kaynak: [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]
    Konu Kado tarafından (09-06-2014 Saat 03:49 AM ) değiştirilmiştir.

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-23-2014, 11:19 PM
  2. Doyma ayı mı.. Doyum ayı mı..
    By Matemkar in forum Doğru İslam Bilgileri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07-09-2014, 05:20 PM
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-09-2011, 02:52 AM
  4. Eğer değil çünkü değil rağmen sevin
    By SıLa_ in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03-07-2011, 07:04 PM
  5. EĞER' değil, 'ÇÜNKÜ' değil, 'RAĞMEN' sevin
    By suara in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-28-2009, 05:14 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379