Faraklit
Yuhanna İncili'nden bir âyet: "Mesih: 'Ben, benim ve sizin Rabbinize gidiyorum. Ta ki size Tevil'i getirecek olan Faraklit'i göndersin.' dedi."[11]
Faraklit, hakkın ruhu, hak ile bâtılı birbirinden tamamen ayıran mânâlarına gelir. Evet, Allah Resûlü, hakkın ruhudur. Çünkü ölü kalbler ancak O'nun getirdiği hak ile hayat bulmuştur. O, insanların hidayete ermesi için kendini feda edercesine bir mücadele vermiştir ki; hak ile bâtılın birbirinden ayrılması, ancak böyle bir mücadele ve mücahede sonucu vuku bulmuştur. İşte Hz. Mesih'in haber verdiği bir Faraklit gelmiştir. O da Allah'ın (celle celâluhu) son elçisi İki Cihan Güneşi Hz. Muhammed'dir (sallallâhu aleyhi ve sellem).
Yuhanna İncili, 14. bab, 15 ve 16. âyetlerde şöyle deniyor:
"Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi tutarsınız. Ben Rabb'e yalvaracağım ve O size başka bir tesellici, hakikat ruhunu (Faraklit) verecektir; ta ki daima sizinle beraber olsun."
Şimdi de sırasıyla şu âyetlere bakalım:
"Faraklit, öyle bir Ruhu'l-Kudüs'tür ki, Rab O'nu benim ismimle (yani peygamber olarak) gönderecektir. O size her şeyi öğretecek ve benim size söylediklerimi de tekrar hatırlatacaktır."[12]
"Faraklit geldiğinde benim için şahitlik edecektir ve siz de bana şahitlik edersiniz."[13]
"Ben size hakkı söylüyorum. Benim gitmem sizin için hayırlıdır. Çünkü ben gitmezsem Faraklit size gelmez. Ama ben gidersem O'nu gönderirim."[14]
"Faraklit geldiğinde bütün âlemi, hataları sebebiyle kınar ve onları terbiye eder."[15]
İncil'in ilk gelişi İbranice'dir. Daha sonra Yunanca'ya tercüme edilmiştir. Bizim elimizdeki Arapça tercümeler ise, Yunanca'dan yapılan tercümelerdir. "Faraklit" ismi, Yunanca'ya yapılan ilk tercümelerde geçtiği için, İbranice asıllarında bu kelimenin karşılığı nedir onu bilemiyoruz. Faraklit, Yunanca bu kelimenin Arapça karşılığıdır. Yani ta'rib yoluyla Arapça'ya girmiştir. Ancak biz sadece bu kelime üzerinde durup meselemizi ona bina etmeyeceğiz. Belki, İncil'de müjdelenen gelecek nebinin bütün hususiyetlerinin Efendimiz'de tahakkukunu görmeye çalışacağız:
Peygamber âşığı bir zatın sözlerini serlevha edelim.. evet, Mevlâna Hazretleri ne güzel söyler:
Mustafa'nın (sallallâhu aleyhi ve sellem) sıfatları İncil'de vardı
O ki peygamberlerin reisi ve bir bahr-i safâydı
Hilyesi, şemâili, gazveleri, orucu ve yemesi
Hep teker teker İncil'de bulunmaktaydı.