Peygamber Efendimizin hanımları - 4

Hz. Cüveyriye

Benî Mustalik Gazasında ele geçirilen esirler arasında, müşriklerin kumandanı Haris ibni Zırar'ın kızı Cüveyriye de vardı.
Elde edilen ganimetler, belli kaidelere uyularak, müslümanlar arasında taksim ediliyordu. Haris ibni Zırar'ın kızı Cüveyriye ise Sabit ibni Kays'ın hissesine düşmüştü. Bir reisin kızı idi. Kays, O'nu bir bedel karşılığı serbest bırakacaktı. Serbest bırakılması için fidye (kurtuluş akçesi) vermek lâzımdı. Resûlü Ekrem İslâmm büyüklüğünü anlatırcasına, Kays'a nasip olan Zırâr'ın kızını bedel karşılığı ondan alarak, kendine zevce yaptı. Eshâbı Kiram bunu görünce, düşünmeye başlamışlardı. Çünkü, Cüveyriye Resûlü Ekrem'in hanımı olmuştu. Esirler ise hanımının akrabaları idi. Hanımının akrabası, Resûlü Ekrem'in akrabası oluyor düşüncesiyle, bütün esirleri serbest bıraktılar.
Esirler serbest kaldıkları zaman, İslâmın yüceliğini anlayarak birçoğu müslüman olmuşlardı. Cüveyriye'nin talihi, onu muharebe esnasında bile gelip bulmuştu. Çünkü, hem esir olmak, hem esirlikten kurtulup, Resûlü Ekrem'in zevcesi olmak, bunların yanısıra da akrabaları serbest bırakılarak, Müslüman olmaları şerefini idrak etmişlerdi.
Hz. Safiyye

Hayber Savaşında esirler arasında, Yahûdî reislerinden Huyey'in kızı Safiyye bulunuyordu. Safiye'nin kocası, yine Yahûdî reislerinden Kinane b. Rebiğ idi. Esir edildiğinde, Hz. Safiyye'nin yüzünün bir tarafı tokat beresi içinde idi. Bunun neden olduğu kendisine sorulduğunda; 'Sizler kaleyi kuşattığınız gece ben bir rü'yâ gördüm. Şöyle ki; gökten bir ay indi ben onu kucakladım. Uyanınca kocama anlatmıştım. Canı sıkıldı. 'Sen, Hicaz beyi Muhammed'e varmak mı istiyorsun' diyerek, yüzüme bir tokat vurdu. Yüzümdeki bu kara bere ondandır' dedi. O, Hayber içinde sözü geçen kadınlardan biri idi. Eshâbı Kiram, ona dokunmadan, Resûlü Ekrem'in yanına gelerek, bu kadının kendisine çok yakışacağını söylemişti. Resûlü Ekrem de onların isteklerine uyarak, Safiyye'yi âzâd edip kendine zevce yaptı. Safiyye de buna çok sevindi. Mü'minlerin annelerinden biri olmak şerefine mazhar oldu. Hz. Safiye uzun zaman Resûlü Ekrem'in yanında kalarak, O'na sadık bir zevce oldu.
* Asiler Osman b. Affan'ın evini kuşatınca mü'minlerin annesi Safiyye binti Huyeyy, kendi eviyle Osman'ın evi arasında bir geçit (gizli yol) meydana getirdi. Kuşatma belâsı sırasında ona yemek ve su taşıyordu.
Hz. Ümmü Habibe

Asıl ismi Remle olan Ümmü Habibe, önce Ubeydullah b. Cahş ile evliydi. Ubeydullah müslüman olduktan sonra Remle'yi de İslam'a davet etti. Remle, kocasının anlattıklarından etkilenerek müslüman oldu. Daha sonra beraber Habeşistan'a hicret ettiler. Remle'nin Ubeydullah'dan Habibe adında bir kızı oldu. Bu sebeple ona Ümmü Habibe denirdi.
Habeşistan'da iken bir gün Ubeydullah ona kötü bir haberle gelmişti: Hristiyanlığı benimsemişti. Ümmü Habibe ve diğer müslümanlar buna tepki gösterip kınadılar.
Görüşünde ısrar edince, Ümmü Habibe ondan ayrıldı. Ubeydullah çok geçmeden öldü. Efendimiz (sav) Ümmü Habibe'nin durumundan haberdar oldu. Habeş Necâşi'si kanalıyla ona evlilik teklifini bildirmek üzere Ömer b. Ümeyye ed Damri'yi gönderdi. Nikâh, Necâşinin sarayında, Necâşi ve adamlarıyla müslümanların ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda kıyıldı.
Halid b. Said, Ümmü Habibe'nin vekiliydi. Necâşi, Hz. Peygamber (sav) adına 400 dinar olan mehri kendi malından verdi.
Ümmü Habibe annemiz için çeyizler hazırlattı. Necâşi, davetlilere bir düğün ziyafeti verdi.
Hz. Meymûne

Meymûne, Hz. Abbas'ın karısı Ümmü'l Fadl'ın kız kardeşidir.
Resûli Ekrem (sav), Meymûne ile kaza umresinde iken evlenmiştir. Nikâhlarını kıyan Hz. Abbas, Hz. Peygamber (sav) adına 400 dirhem de mehir verdi.
Peygamberimizin (sav) en son nikahladığı hanımdır.
Mariye

Mâriye, hediye olarak Hz. Peygambere (sav) geldiğinde Hz. Peygamber (sav) ona bazı hanımlarına yaptığı gibi âzâd edip nikâhına alma teklifinde bulundu. Fakat Mâriye, Hz. Peygamber (sav) nezdinde bir câriye olarak kalmayı tercih etti.
Hz. Mariye'den, bütün müslümanları ve bizzat Hz. Peygamberi (sav) çok sevindiren İbrahim adındaki çocuğu dünyaya geldi.
* Siz Mısır'ı fethedeceksiniz... Orayı fethettiğiniz zaman ahâlisine iyi muamele ediniz. Çünkü onların bir zimmet (müslümanlann emniyetine sığınma) ve rahim (kan akrabalığı) hakkı vardır veya bir zimmet ve sıhriyyet (evlenmekten doğan akrabalık) hakkı vardır. (Hadisi şerif)