+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Peygamber efendimizin s.a.v vefatı ve son vasiyetleri

 Peygemberimiz (s.a.v) Katagorisinde ve  Peygamber Efendimiz (S.A.V) Forumunda Bulunan  Peygamber efendimizin s.a.v vefatı ve son vasiyetleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Peygamber efendimizin s.a.v vefatı ve son vasiyetleri .RESÛLULLAH'IN (s.a.v) VEFATI İbn Mesud (r.a) anlatıyor: Resûlullah'ın (s.a.v) âhirete irtihal etmesine yakın zamanlardı. Hz Âişe'nin (r. anh) evinde kalıyordu, ziyaretine gittik. Bizleri görünce gözleri yaşardı ve şöyle buyurdu: "Hoş geldiniz. Allah'ın selâmı üzerinize olsun. Allah Te-âlâ sizleri korusun ve yardım etsin. Sizlere ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.109
    Tecrübe Puanı
    13

    Post Peygamber efendimizin s.a.v vefatı ve son vasiyetleri

    .RESÛLULLAH'IN (s.a.v) VEFATI

    İbn Mesud (r.a) anlatıyor: Resûlullah'ın (s.a.v) âhirete irtihal etmesine yakın zamanlardı. Hz Âişe'nin (r. anh) evinde kalıyordu, ziyaretine gittik. Bizleri görünce gözleri yaşardı ve şöyle buyurdu:
    "Hoş geldiniz. Allah'ın selâmı üzerinize olsun. Allah Te-âlâ sizleri korusun ve yardım etsin. Sizlere Allah'tan korkmanızı ve ondan sakınmanızı tavsiye ederim. Sizleri Allah'a emanet ediyorum. Ben O'nun sizlere gönderdiği apaçık bir uyarıcısıyım. Sakın ha Allah'ın beldelerinde ve kulları arasında O'na karşı büyüklük taslamayın. Artık ecelim yaklaştı. Allah'a, sidretü'l-müntehâya, me'vâ cennetine yönelme vakti geldi. Kendinize ve benden sonra dinimize girenlere Allah'ın rahmetini ve benim selâmımı iletiniz."80
    Rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v) vefat edeceği sıralarda Cebrail'e (a.s),
    80 ibn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ, 2/256; Bezzâr, el-Müsned, nr. 847; ibn Hacer, el-Me-tâlibü'l-Âliye, nr. 4392.
    İMAM GAZÂLÎ
    75
    "Benden sonra ümmetimin başına kim geçecek? Onları kim idare edecek?" diye sordu. Allah Teâlâ Cebrail'e vahyederek,
    "Ümmeti hakkında kendisini mahcup etmeyeceğimi ha-bîbime müjdele. Ve yine ona, insanlar dirilecekleri zaman, kabirden en önce kalkacak olanın o olacağını, mahşerde tüm mahlûkatın efendisi olduğunu, kendisi ve ümmeti cennete girmeden önce başka ümmetlerin girmelerinin yasak olduğunu müjdele."
    Hz. Peygamber (s.a.v) bu müjdeleri alınca, "Şimdigözlerim aydın oldu/sevindim"buyurdu.81
    Hz. Âişe (r.anh) validemiz şöyle anlatmıştır: "Resûlullah (s.a.v) hastalandığında bize yedi ayrı kuyudan alınmış yedi kırba su ile kendisini yıkamamızı emretti. Biz de dediğini yaptık, biraz rahatladı, kalktı mescide gitti ve namaz kıldırdı. Uhud şehidlerine dua ve istiğfarda bulundu. Sonra ensarın hukukuna riayet hususunda şöyle buyurdu:
    "Bundan sonra: Ey muhacirler topluluğu, sizler artarsınız, ensarise bu olduğu halden daha fazlalaşacak değildir. Hiç şüphesiz ensar, benim sırdaşım ve özel dostlarımdır. Onların ihsan sahibi olanlarına ikramda bulunun; kusurlu olanları da affedin."BZ
    Sonra, "Kul, dünya ile Allah katında olanlar arasında serbest bırakıldı; o Allah katında olanı tercih etti!"83 buyurdu.
    Hz. Peygamberin (s.a.v) yakında vefat edeceğini işaret eden bu sözleri işiten Hz. Ebû Bekir ağlamaya başladı. Resûlullah (s.a.v), "Ey Ebû Bekir, ağır ol; acele etme" dedi ve ashaba,
    81 Taberânî, el-Mu'cemü'l-Kebîr, nr. 2676; Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, nr. 14253.
    82 ibn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ, 2/251; Beyhakt, Delâilü'n-Nübüvve, 7/178; Taberânî, el-Mu'cemü'l-Kebîr, 19/79; Müttakî-i Hindî, Kenzü'l-Ummâl, nr. 33735, 44010.
    83 Dârimî, Müsned, 14 (nr. 82); Ebû Ya'lâ, Müsned, nr. 4579.
    76
    ÖLÜM ve SONRASI
    "Mescidin dışarı açılan tüm kapılarını kapatın; yalnız Ebû Bekir kapısı kalsın. Çünkü benimle olan dostluğunda Ebû Bekir'den daha üstün birini bilmiyorum"buyurdu.84

    Hz. PEYGAMBERİN (s.a.v) SON VASİYETLERİ

    Hz. Âişe (r.anh) şunları anlatmıştır: "Hz. Resûlullah (s.a.v) benim odamda, benim günümde, benim göğsümde (kollarımın arasında) vefat etti. Vefatı sırasında Allah Te-âlâ benim tükürüğüm ile onun tükürüğünü birleştirdi. Şöyle ki: Kardeşim Abdurrahman elinde bir misvakla içeri girmişti. Resûlullah (s.a.v) onun elindeki misvaka bakıyordu. Hoşuna gittiğini anladım ve, 'Senin için o misvakı alayım mı?' diye sordum.
    Başıyla işarette bulunarak, 'Evet al' dedi. Ben de misvakı alıp kendisine uzattım, o da ağzına aldı, fakat misvakı çok sert buldu. Ben,
    'Onu sizin için yumuşatayım mı?' diye sordum, Hz. ¦ Peygamber (s.a.v) yine başıyla işaret ederek yumuşatmamı söyledi. Ben de misvakı ağzımda çiğneyerek yumuşattım (sonra ona verdim). Hz. Resûlullah'ın önünde içi su dolu bir kap vardı; elini içine daldırıyor ve, lâ ilahe illallah, gerçekten ölümün çok şiddetli sancıları varmış' diyordu.
    Sonra elini kaldırdı ve, '(Allahım) Refîk-i a'lâya, refîk-i a'lâ'ya' buyurdu. İşte ben o zaman içimden, 'Vallahi kendinden geçti, artık bizi seçemiyor' dedim.85
    Biraz sonra, 'Elimden tutun'öeö\. Oniar da tutarak doğrulttular. Resûlullah (s.a.v), 'Ne diyorsunuz?' dedi. Onlar, 'Ey Allah'ın Resulü, öleceğinizden korkuyoruz. Erkekler mescidin etrafında toplandıkları için kadınları ağlaşmakta-
    84 Bir önceki hadisin tahricine bakınız. Ayrıca bk. Buhârî, Menâkıbü'l-Ensâr, 45; Müslim, Fezâilü's-Sahâbe, 1-2; Tirmizî, Menâkıb, 15.
    85 Buhârî, Rikâk, 42 (nr. 6510); Beyhakî, Delâilü'n-Nübüvve, 7/207; ibn Kesîr, el-Bidâ-ye ve'n-Nihâye, 5/339.
    İMAM GAZÂLÎ
    77
    lar' dediler. Bunları işiten Allah Resulü (s.a.v) sıçrayarak ayağa kalktı, önünde Abbas, FazI ve Ali'ye dayanarak mescide girdi. Başı bağlıydı, ayaklarını yere sürüyordu, öyle ki hemen minberin ilk-basamağına oturdu. Herkes Resûlullah'ın etrafında toplandı. Resûlullah (s.a.v) Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra şöyle buyurdu:
    'Ey insanlar! Duydum ki öleceğimden endişeleniyor-muşsunuz! Sar\ki ölümden hoşlanmıyor gibisiniz? Peygamberinizin ölümünü neden yadırgıyorsunuz ki? Benim ve sizin muhakkak öleceğimiz haberi verilmedi mi?
    Benden önce gönderilen peygamberlerden hiçbiri hayatta kaldı mı ki ben de ebediyen sizin aranızda kalayım!
    Dikkat edin! Ben rabbime kavuşmak üzereyim, sizler de O'na varacaksınız. Sizlere, ilk muhacirlere karşı iyilikle muamelede bulunmanızı tavsiye ederim. Muhacirlere de aralarındaki hak ve hukukun muhafazasını öğütlerim. Zira Allah (c.c),
    'Asr'a yemin olsun ki insan kesin bir ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır' 86 buyurmaktadır.
    Allah'ın izniyle her iş varacağına varır. Sakın bir işin gecikmesi sizi aceleciliğe sevketmesin. Çünkü Allah azze ve celle bir kişi acele ediyor diye acele etmez. Şüphesiz ki Allah'a karşı üstünlük taslayanı Allah mağlûp eder. O'nu aldatmaya yelteneni de tuzağına düşürür. Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
    'Geri dönerseniz, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya ve akrabalık bağlarını kesmeye dönmüş olmaz mısınız?'87
    Asr 103/1-3. Muhammed 47/22.
    ÖLÜM ve SONRASI
    Sizlere ensara karşı iyilikle davranmanızı tavsiye ederim. Çünkü onlar sizlerden önce bu şehri yurt edinmişler ve (birçoğu da) iman etmişlerdi. Bu bakımdan onlara ihsanda bulununuz. Onlar meyvelerini ve yiyeceklerini sizlerle paylaşmadı mı? Topraklarından sizlere de vermedi mi? Kendileri muhtaç durumda iken sizleri nefislerine tercih etmediler mi?
    Dikkat edinl Kim (ensardan) iki kişi arasında hükmetmekle görevlendirilirse onların iyiliklerini kabullensin, kusurlarını da görmezlikten gelsin.
    Dikkat edin! Sakın adaletten saparak onlar hakkında seçicilik yapmayın. Ben sizin öncünüzüm; sizler de beni takip edeceksiniz.
    İyi dinleyin! Buluşma yeriniz havuzdur (kevser). Benim havuzum Şam'ın Busrâ'sı33 ile Yemen'in San'a'sı arasındaki mesafeden daha büyüktür. Oraya kevser oluğundan bir su dökülür. Bu su, sütten daha beyaz, köpükten daha yumuşak, baldan daha tatlıdır. Ondan bir kere içen bir daha susamaz. Bu havuzun taşları inciden, yatağı ise misktendir. Yarın mahşer günü hesap yerinde bu havuzun suyunu içmekten mahrum olan tüm hayırlardan mahrum kalmış demektir.
    Dikkat edin! Yarın benimle beraber o havuzun etrafında buluşmak isteyen -müstesna durumlar hariç- elini ve dilini haramdan çeksin.
    Bunun üzerine Hz. Abbas (r.a), 'Yâ Nebiyyellah! Ku-reyş'e de bir tavsiyede bulun, dedi. Resûlullah (s.a.v),
    88 Busrâ'. Suriye'nin güneyinde kalan eski bir yerleşim birimidir. Osmanlı Devleti bu yere, aynı adı taşıyan diğer yerlerle karışmaması için Şam-ı Busrâ demişlerdir. Hz. Peygamber (s.a.v) kendisine risâlet verilmeden önce amcası Ebû Tâlib ile birlikte, dokuz-on iki yaşları arasında ticaret amacıyla çıktıkları iki seferde bu beldeye uğramışlar ve buradaki bir manastırda bulunan, adı Bahîrâ olan bir rahip de onun peygamber olacağını söylemişti.
    İMAM GAZALİ
    79
    'Aynı şeyleri Kureyş'e de tavsiye ederim. İnsanlar Ku-reyş'e tabidirler. İyileri iyilerine; kötüleri de kötülerine... (Sizler) Kureyş ailesine, insanlara karşı iyilikle davranmalarını tavsiye edin.
    Ey insanlar! Şüphesiz günahlar nimetleri bozar ve taksimatı da değiştirir. İnsanlar iyi oldukları zaman önderleri onlara iyi davranır; kötülüğe ve günaha daldıklarında ise kuşkusuz onlara kötü davranır. Allah Teâlâ bu hususta şöyle buyurmuştur: 'İşte böylece işledikleri günahlardan ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına musallat ederiz."89
    Allah Resulü (s.a.v) her baygınlık geçirdiğinde sanki kendisine birtakım tercihler sunuluyormuşçasına, 'Hayır, ben refîk-i a'lâyı istiyorum' diyordu.
    Bazı aralar kendine gelip konuşmaya güç yetirdiğinde, 'Namaz! Namaz! Cemaatle birlikte namaz kıldığınız müddetçe birbirinizden kopmazsınız'90 buyuruyordu.
    Resûlullah (s.a.v) vefat edinceye kadar hep bu şekilde, 'Namaz! Namaz!'deyip durdu."91

    RESÛLULLAH'IN (s.a.v) VEFAT ZAMANI

    Hz. Âişe (r.anh) der ki: "Resûlullah (s.a.v), pazartesi günü, kuşluk vaktinin yükselmesi ile zeval (güneşin tam tepede olma) vakti arasında vefat etti."
    89 En'âm 6/129. Birbirini tamamlayan rivayetler için bk. Buhârî, Menâkıbü'l-Ensâr, 11; Müslim, Fezâilü's-Sahâbe, 176; Tirmizî, Menâkıb, 65. bk. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 4/349; Humeydî, Müsned, nr. 798; ibn Hibbân, es-Sahîh, nr. 6446; Taberânî, el-Mu'cemü'l-Kebîr, nr. 7416. bk. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/261; ibn Ebû Şeybe, el-Musannef, 12/168; Begavî, Şerhu's-Sünne, nr. 3845; Hatîb-i Tebrizî, Mişkât, nr. 5971; Taberânî, el-Mu'cemü'l-Evsât, nr. 878.
    90 bk. Buhârî, Edebü'l-Müfred, nr. 158; Ebû Dâvûd, Edeb, 133; ibn Mâce, Vesâyâ, 1, Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/78; Müttakî-i Hindî, Kenzü'l-Ummâl, nr. 18444; Hey-semî, Mecmau'z-Zevâid, nr. 7218.
    91 Rivayeti bu şekliyle görmek için bk. Zebîdî, İthâfü's-Sâde, 14/142.
    80
    ÖLÜM ve SONRASI
    Hz. Fâtıma (r.anh) der ki: "Bu pazartesi günleri karşılaştığım hadiseler nedir böyle? Vallahi ümmetin başına gelen sıkıntı ve musibetler hep bu günde olmuştur."
    Ümmü Gülsüm (r.anh)92 demiştir ki: "Bugün, aynı zamanda Hz. Ali'nin (r.a) musibetlere duçar olduğu gündür. Pazartesi gününden çektiğim nedir ki, dedem (Hz. Peygamber) bugün vefat etti, babam Ali ve Ömer (r.a) bugün şehid edildi."
    Hz. Âişe (r.anh) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v) vefat ettiği ve orada bulunanlar feryadü figan edip ağlamaya başladıkları zaman insanlar hemen içeriye hücum ettiler. Bu esnada melekler elbisesiyle Hz. Peygamberin (s.a.v) üzerini örttüler. Ortalık karışmış, herkes farklı bir şeyler söylüyordu. Kimi onun öldüğünü yalanlıyor, kimi ise dili tutulmuş, öylece kalakalmıştı. Akıllar karışmış ve kimin ne söylediğini kimse anlamıyordu. Kimileri bir köşeye çekilmiş, aklı başında bir halde beklemekte; kimileri de yere çömelmiş, öylece düşünmekte idi.
    Ömer b. Hattâb (r.a) onun vefat ettiğine inanmayanlardandı. Hz. Ali (r.a) bir köşeye çekilip oturanlar arasında idi. Hz. Osman'ın (r.a) ise dili tutulmuştu.
    Sonra Hz. Ömer (r.a) insanların karşısına çıkarak şöyle dedi: "Resûlullah (s.a.v) ölmedi. Muhakkak ki Allah (c.c) onu geri döndürecek ve onun ölümünü bekleyen münafıkların ellerini ve ayaklarını kesecektir. Allah Teâlâ nasıl ki Musa (a.s) ile sözleştiği gibi onunla da sözleşmiştir ve o elbette bizlere geri dönecektir."
    Ümmü Gülsüm: Hz. Fâtıma ve Ali'nin (r.a) kızıdır. Peygamber Efendimiz hayatta iken dünyaya gelmiştir. Allâme Zebîdî'nin kayıtlarına göre, Ümmü Gülsüm ilk evliliğini Hz. Ömer (r.a) ile 40.000 dirhem mehir karşılığı yapmıştır. Ondan Zeyd ve Rukıyye adında iki çocuk dünyaya gelmiştir. Dârekutnî'nin Uhuvve adlı kitabında zikrettiğine göre, Ümmü Gülsüm, Hz. Ömer'in vefatından sonra Avn (Avf) b. Ca'fer b. Ebû Tâlib ile evlenmiş, onun da vefatının ardından Avn'ın kardeşi Abdullah b. Ca'fer evlenmiştir. Ca'fer oğullarından çocuğu olmamıştır (bk. Zebîdî, İthaf, 14/148).
    İMAM GAZALİ
    81
    Bir diğer rivayette ise Hz. Ömer (r.a) şunları söylemiştir: "Ey insanlar! (Şu günlerde Resûluilah'ın ölümü ile ilgili olarak) dillerinizi tutun. Çünkü o ölmemiştir. Vallahi kimin, Resûlullah öldü dediğini duyarsam, işte şu kılıcımı kafasına indiririm."
    Hz. Ali (r.a) evinden dışarı çıkmıyordu. Osman (r.a) ise konuşamıyor, bir yere gidip gelmek istese elinden tutularak götürülüyordu.
    O gün hiç kimse Hz. Ebû Bekir ve Abbas (r.a) kadar metanet gösterememiş, Allah Teâlâ b'u ikisine tevfik ve dayanma gücü vermişti. Öyle ki Hz. Ebû Bekir'den (r.a) başka birinin sözüne bakılmadığı bir zamanda Resûluilah'ın (s.a.v) amcası Abbas gelmiş ve insanlara,
    'Kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a yemin ederim ki, Muhammed (s.a.v) ölümü tatmıştır. Zira o aramızda iken şu âyeti okumuştu:
    "Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler. Sonra şüphesiz, sizler kıyamet günü rabbinin huzurunda davala-şacaksınız."93


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349