+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
4 sonuçtan 1 ile 4 arası
Like Tree2Beğeniler
  • 1 Post By Karani
  • 1 Post By Karani

Peygamberimizin anne babası müslümanmıydı

 Peygemberimiz (s.a.v) Katagorisinde ve  Peygamber Efendimiz (S.A.V) Forumunda Bulunan  Peygamberimizin anne babası müslümanmıydı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Peygamberimizin anne babası müslümanmıydı Peygamberimizin anne babası müslümanmıydı Ehli tasavvuf'un her zamanki gibi kaynaksız delilsiz inançlarından biri de Rasulullahın anne ve babasınını Allah c.c. kabirden diriltip çıkartıp Rasulullaha iman ettirdikten sonra tekrar kabire yatıp öldüğü inancıdır. Tabi bunların her zamanki menşei olan Şia'ya göz attığımızda hiç de şaşırmıyoruz. Çünki Şia ...

  1. #1
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    12.917
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Peygamberimizin anne babası müslümanmıydı

    Peygamberimizin anne babası müslümanmıydı

    Ehli tasavvuf'un her zamanki gibi kaynaksız delilsiz inançlarından biri de Rasulullahın anne ve babasınını Allah c.c. kabirden diriltip çıkartıp Rasulullaha iman ettirdikten sonra tekrar kabire yatıp öldüğü inancıdır. Tabi bunların her zamanki menşei olan Şia'ya göz attığımızda hiç de şaşırmıyoruz. Çünki Şia inancında da Rasulullah (s.a.v)in amcası Ebu Talib mümin olarak öldü. Tabi canım hiç İmamın (Ali) gibi birinin babası kafir olurmuy muş.
    Ehli sünnetin sahih ve mutevatur hadislerini bile ehli beytten gelmedikleri için kabul etmeyenlerin duygusallıklarını ırkçılığa bulaştırmamaları kaçınılmaz olur.
    Ebu Talib'in durumuyla ilgili sahih olan ehli sünnetin delilini aktardıktan sonra Rasulullahın anne ve babası hakkındaki delillerimizi sunalım:
    Museyyeb b. Hazn (r.a)'den şöyle rivayet edilmiştir:
    «Ebu Talib'de ölüm alametleri belirdiği sırada Rasulullah (s.a.v.) geldi. Amcasının yanında Ebu Cehil İbn-i Hişam ile Abdullah b. Ebi Umeyye'yi buldu.
    Rasulullah (s.a.v.) Ebu Talib'e:
    «Ey amcam! La ilahe illAllah de, kıyamet gününde kendisiyle sana şehadet ve şefaat edebileceğim bu kelimeyi söyle» buyurdu.
    Ebu Cehil ve Abdullah b. Umeyye:
    «Ey Eba Talib! Abdulmuttalib'in milletinden yüz mü çevireceksin?» diye bundan menettiler.
    Rasulullah (s.a.v.) amcasına Kelime-i Tevhidi arza devam ediyordu. Diğer ikisi de mütemadiyen o sözlerine tekrar ediyorlardı.
    Nihayet Ebu Talib bunlara söylediği son söz olarak:
    «O (yani ben) Abdulmuttalib'in milleti üzeredir» dedi ve La ilahe illAllah demekten çekindi.
    Rasulullah (s.a.v.): «İyi bil amcacığım! Yemin ederim ki ben hakkında mağfiret dilemekten nehyolunmadıkça her halde Allah (c.c)'dan senin için af ve mağfiret dilerim» dedi.
    Bunun üzerine Allah (c.c):
    «Ne nebinin ne de mü'minlerin, cehennemlik oldukları belli olduktan sonra yakın akrabaları da olsa şirk koşanlar için mağfiret dilemeleri asla doğru olmaz.» (Tevbe: 113) ayetini indirdi.
    (Buhari-Muslim)

    Şimdi ehli sünnete göre diğer delillerimizi aktaralım :
    Ebû Hureyre’den yapılan bir rivayete göre Rasûlullah (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır:
    “Anneme mağfiret dilemem hususunda Rabbimden izin istedim, izin vermedi. Kabrini ziyaret edeyim diye izin istedim, bana izin verdi”
    (Muslim, Cenâiz, 105, 106, 108; Tirmizî, Cenâiz, 60; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 77; Nesâî, Cenâiz, 101; Ahmed b. Hanbel, Musned, II, 441; V, 356.)
    Başka bir rivayette de şöyle denilmektedir:
    Rasûlullah (sallAllahu aleyhi ve sellem) annesinin kabrini ziyaret etti. (Kabrin yanındayken) ağladı. Yanındakileri de ağlattı. Sonra şöyle buyurdu:
    “Anneme mağfiret dilemem hususunda Rabbimden izin istedim, izin vermedi. Kabrini ziyaret edeyim diye izin istedim, bana izin verdi. Kabirleri ziyaret ediniz, çünkü onlar ölümü hatırlatır”
    (Ebû Dâvud, Cenâiz 77; İbn Mâce, Cenâiz 49)
    Enes’ten nakledilen bir rivayette de şöyle anlatılmaktadır:
    Biri: Ya Rasûlullah, babam nerededir? diye sordu. Rasûlullah (sallAllahu aleyhi ve sellem):
    “Cehennemdedir” buyurdu.
    Adam, arkasını dönüp gidecekken, Rasûlullah (sallAllahu aleyhi ve sellem) onu çağırdı ve:
    “Benim de, senin de baban cehennemdedir” buyurdu.
    (Muslim, İman 347; Ebû Dâvûd, Sünne, 17; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 119, 268.)
    Rasulullah s.a. ane babasının cahiliye üzere olduklarını ileri sürenlerin delillerden biri de; Ebû Hanife’nin (ö.150/767)
    Ebeveyn-i rasûl hakkındaki bazı el-Fıkhu’l-ekber nüshalarında yer alan “Rasulullah’ın anne-babası küfür üzere ölmüştür.” ifadesidir. (A.g.e, Cilt IX/1, s. 125-160)
    Allah u teala rasulunü af dilemesinden men etmesi onların müslüman olmadıklarından dolayıdır.
    Eğer bazı kişilerin iddia etiği gibi onlar müslüman olsalardı Allah u teala rasulunü mağfiret dilemekten men edemezdi.
    Şunu unutmamak gerekir ister rasul ister nebi olsun bunlar peygamber oldukları için yakınlarıda müslümandır diye bir kaide söz konusu değildir:
    Tarihe bakıldığı zaman rasulerinde nebilerinden ana baba oğul akrabalarıiman etmeyenler mevcutur:
    Örnek vermek gerekirse nuh a.s. çocuğu ibrahim a.s. babası v.s. bunlar iman etmemişle ve bunların müslüman olmadıkları ayet ve hadislerle belirtilmiştir.
    - Nuh Rabbine dua edip dedi ki: “Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vâdin ise elbette haktır. Sen hakimler hakimisin.” (Hud, 45)
    - Allah buyurdu: “Ey Nûh! O, senin ailenden değildi. Yaptığı, iyi olmayan bir işti. Hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Cahillerden olmaman hususunda seni uyarırım.” (Hud, 46)
    - İbrahim’in babası için mağfiret dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden ötürü idi. Fakat onun, bir Allah düşmanı olduğu, kendisine belli olunca ondan uzak durdu. Gerçekten İbrahim, çok duygusal ve yumuşak huylu idi. (Tevbe, 114)


  2. #2
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    12.917
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Hz. Peygamber'in Ana-Babası

    Hz. Peygamber'in Ana-Babası

    Soru:
    Yüce Allah, Hz. Peygamber'in ana ve babasını diriltmiş, davetini kabul ederek müslüman olduktan sonra tekrar mı öldürmüştür?

    Cevap:
    Hiçbir hadîsçi böyle bir şey söylememiş ve âlimler de bunun uydurma bir yalan olduğunda ittifak etmişlerdir.
    Böyle bir rivayet Ebû Bekr el-Hatîb el-Bağdadî'nin "es-Sâbık ve'l-Lâhık" adlı kitabında geçmektedir.
    Yine bunu Ebû'l-Kâsım es-Suheylî "Şerhu's-Sîre" de meçhul râvilerin bulunduğu bir senedle zikretmiş ve Ebû Abdillah el-Kurtubî "et-Tezkira" da belirtmiş ise de âlimlerin kaydettikleri gibi, bunun düzmece bir yalan olduğu ittifakla sabittir.

    Sahih, Sunen ve Musnedlerden muteber hiçbir hadîs kitabında böyle bir şey yoktur.
    Meğazî ve tefsir sahiplerinin kitablarında da, içlerinde sahîh ve zayıf rivayetler bulunmasına rağmen böyle bir şey zikredilmemiştir.
    Çünkü her müslüman, bunun yalan olduğunu rahatlıkla anlar.

    Böyle bir şey meydana gelseydi nakletmek için insanlar birbiriyle yarışırdı. Zira bu, iki yönden, yâni hem ölülerin diriltilmesi ve hem de ölümden sonra imân etme yönünden fevkalâde bir olaydır. Onun için böyle bir şeyi nakletmek başka şeyleri nakletmekten evlâ olurdu. Güvenilir kimselerden rivayet edilmemesi, bunun yalan olduğunu göstermektedir.

    Bunu "es-Sâbık ve'l-Lâhık" kitabında Hatîb el-Bağdadî'nin zikretmekteki amacı, rivayet edilen şeyler ister doğru ister yalan olsun, önce ve sonra gelip bir tek kişiden rivayet eden muhaddisleri göstermektir. İbn Şahin de doğru ve yanlış her şeyi rivayet ediyor.
    Es-Suheylî de bunu, içinde meçhul kişilerin bulunduğu bir senedle rivayet etmiştir.
    Sonra böyle bir şey Kur'ân, Sunnet ve ümmetin de icmâına aykırıdır.

    Yüce Allah şöyle buyuruyor:
    "Allah kötülüğü bilmeyerek yapıp da hemen tevbe edenlerin tevbesini kabul etmeyi üzerine almıştır. Allah işte onların tevbesini kabul eder, Allah bilendir, Hakim olandır. Kötülükleri işleyip dururken, ölüm kendisine geldiği zaman 'şimdi tevbe ettim' diyenler ile kâfir olarak ölenlerin tevbesi makbul değildir. İşte onlara elem verici azâb hazırlamışızdır" (4 Nisa 17-18)

    Yüce Allah, kâfir olarak ölenlerin tevbesinin söz konusu olmadığını açıklamıştır. Yine:
    "Ama şiddetli azabımızı görüp de öyle inanmaları kendilerine fayda verecek değildi. Bu, Allah'ın kulları hakkında, öteden beri yürürlükte olan yasasıdır. İşte inkarcılar o zaman hüsranda kaldılar" (40 Mu'min 85) buyurarak azabı gördükten sonra inanmalının hiçbir yararı olmadığının ilâhî bir yasa olduğunu belirtmiştir. Böyle olunca ölümden sonra nasıl yarar sağlasın?!

    Bunu açıklayan âyetler çoktur.
    Sahîh-i Muslim'de rivayet edildiğine göre:
    "Bir adam Rasûlullah'a: Babam nerededir? dedi.
    Rasûlullah: "Ateştedir", buyurdu.
    Adam dönüp giderken: İkimizin de babası ateştedir, diye ekledi"
    (Muslim, İmân, 347; Ebû Dâvud, Sur net, 17)

    Yine Sahîh-i Muslim'de Resûlüllah'ın şöyle buyurduğu kaydedilmektedir:
    "Annemin kabrini ziyaret etmek için Rabbimden izin istedim. Bana izin verdi. Bağışlanmasını dilemek için izin istedim. İzin vermedi. Kabirleri ziyaret ediniz, âhireti hatırlatır"
    (Muslim, Cenâlz, 105, 106, 108; Ebû Dâvud, Cenâiz, 77; Edeb, 128; Nesâî, Cenâiz, 101; İbn Mâce, Cenâiz, 48, İbn Hanbel, 2/441, 5/356.)

    "Musned" de ve başka kitablarda rivayet edilen hadîsde Rasûlullah:
    "İkimizin de annesi ateştedir" buyurmuştur.
    (Hadîs kaynaklarda tesbit edilememiştir.)

    Bunun Mekke'nin fethedildiği yıl söylenmiş olduğu, oysa diriltmenin daha sonra, Veda Haccı'nda meydana geldiği, dolayısıyla da zikredenlerin bunun için zikretmiş oldukları, "et-Tezkire" sahibinin de bu nedenle mazur olduğu söylenecek olursa, bu durumun birçok yönden bâtıl olduğunu açıklayabiliriz.

    1 - Olmuş ve olacaklara dâir haberlerde nesh olmaz.
    Ebû Leheb hakkında, "Alevli ateşe yaşlanacaktır" (111 Leheb 3) ve Velîd İbn Mugîre hakkında:
    "Onu sarp bir yokuşa sardıracağım" (74 Muddessir 17) buyurulması gibi.
    "İkimizin de babası ateştedir",
    "İkimizin de annesi ateştedir" haberlerinde de durum aynıdır.

    Bunlar, büyük günah işlemiş olanların girdikten sonra çıkacakları bir ateşten haber vermek değildir. Çünkü böyle olsaydı onların bağışlanmasını dilemek caiz olurdu. Allah katında imânları mevcut olsaydı, yâni Allah'a inanmış olsalardı. Allah, peygamberi istiğfardan alıkoymazdı.
    Şüphe yok ki ameller ölüm anındaki duruma göredir. Mü'min olarak ölenleri Allah bağışlar ve onlar için istiğfar etmek yasak değildir.

    2 - Rasûlullah, Mekke'nin fethedildiği yılda annesinin kabrini ziyaret etmiştir. Çünkü kabir yol üzerindeki Hacun mevkiindeydi.
    Babasını ise orada değil, Şam'da gömülü olduğu için ziyaret edememiştir. Onun için nasıl "diriltilmiştir" denebilir.

    3 - Yarar sağlayan bir imânları olsaydı, amcaları Hamza ve Abbâs'tan daha çok meşhur olmaya lâyık olurlardı. Bu ise, câhillerin Râfızîler ve başkalarından Ebû Tâlib'in mü'min olduğunu söylediği ve "es-Sira" daki "ölürken sessizce söyledi" mânâsını içeren zayıf bir hadîsle ihticac ettikleri şeyden çok daha uzak bir şeydir.

    Hz. Abbâs, Ebû Tâlib'in imân ettiğini söyleseydi; "Dalaletteki amcan sana yarar sağlıyordu, ona bir yararın oldu mu?" demezdi.
    Rasûlullah bu soruya karşılık şöyle buyurmuştur:
    "Hakkında şefaatim kabul edildi de ince bir ateş tabakası içinde oldu. Ayağında ateşten iki ayakkabı var, onlar yüzünden beyni kaynıyor. Ben olmasaydım, ateşin en alt tabakasında olurdu"
    (Buhârî, Rikâk, 51; Muslim, İmân, 362-364; Tirmizî, Cehennem, 12; Dârimî, Rikâk, 121; Ahmed İbn Hanbel, 1/295, 2/432, 439, 3/13, 4/274)

    Böyle bir şey bâtıldır ve hem sahih, hem zayıf bütün hadîslere de aykırıdır. Öleceği zaman söylediği son şey, Abdulmuttalib'in dini üzerine olduğudur. Hz. Abbâs da onun ölümünde hazır bulunmamıştır.
    Hz. Peygamber, Ebû Tâlib ile anne ve babasını, meselâ Hamza, Abbâs, Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin gibi mü'minler zümresinden saydıkları arasında zikretmemesi, bunun apaçık bir yalan olduğunu göstermektedir Böyle bir şey sahih olsaydı, Ebû Tâlib, Hamza ve Abbâs'tan meşhur olmağa daha lâyık olurdu.

    4 - Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
    "İbrahim ve beraberinde olanlarda sizler için güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: Biz, sizden ve sizin Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi reddettik. Bizimle sizin aranızda, bir olan Allah’a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve kin başlamıştır." Yalnız, İbrahim'in "And olsun ki senin için mağfiret dileyeceğim, fakat sana Allah'tan gelecek herhangi bir şeyi savmaya gücüm yetmez" sözü bu örneğin dışındadır" (60 Mumtehine 4)
    Yine:
    "İbrahim'in babası için mağfiret dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden ötürü idi. Allah'ın düşmanı olduğunu anlayınca ondan uzaklaştı..." (9 Tevbe 114) buyurmaktadır.
    Allahu Teâlâ, Hz. İbrahim ve onunla beraber bulunan mu'minlerin örnek alınmasını emretmiştir, ancak Hz. İbrâhim'in babası için mağfiret dilemesini istisna etmiştir.

    Allah'ın düşmanı olduğunu anlayınca ondan uzaklaştığını bildirmiştir. Allahu a'lem.


  3. #3
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    17
    Mesajlar
    23
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: Hz. Peygamber'in Ana-Babası

    çok güzel yazmışsın saygılar efendim...


  4. #4
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.612
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Peygamberimizin anne babası müslümanmıydı

    ALLAH cc razı olsun abi çok güzel paylaşım sayenizde okumuş olduk .

    Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım

    Aklımdan çıkmasın diye, kalbime tembihledim;- Fânisin ! Acizsin ! Emanetsin !


    Bugün hazirim olmeye diyebilecek miyiz acaba?

+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349