+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
Like Tree2Beğeniler
  • 1 Post By YaŞuHa
  • 1 Post By YaŞuHa

Resulün Yolunda

 Peygemberimiz (s.a.v) Katagorisinde ve  Peygamber Efendimiz (S.A.V) Forumunda Bulunan  Resulün Yolunda Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Resulün Yolunda Resulün Yolunda Resulullah (AS)’a gelen üst üste vahiyler ( ki bunlar Müddesir suresinin ilk beş ayeti ile Müzemmil suresinden inen ayetler ve daha sonra inen ayetler ) dinin etrafa yayılmasını , diğer insanların da uyarılmalarını emrediyordu. Resulullah (AS) ‘ın hayatını çok dikkatli inceler ve yol gösterici yönlerini bulmaya ...

  1. #1
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar
    284
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart Resulün Yolunda

    Resulün Yolunda

    Resulullah (AS)’a gelen üst üste vahiyler ( ki bunlar Müddesir suresinin ilk beş ayeti ile Müzemmil suresinden inen ayetler ve daha sonra inen ayetler ) dinin etrafa yayılmasını , diğer insanların da uyarılmalarını emrediyordu.

    Resulullah (AS) ‘ın hayatını çok dikkatli inceler ve yol gösterici yönlerini bulmaya çalışırsak aslında , her konuda olduğu gibi tebliğ konusunda da bize çok güzel bir örnek olduğunu görürüz. Nasıl mı? O güzel önderin , rehberin hayatına bakalım…

    Resulullah (AS) artık tebliğe başlaması gerektiğini “ kalk uyar!” emri ilahisiyle almıştı ve hiç vakit geçirmeden yerine getirmeye kararlıydı. “Biraz daha bekleyeyim , önce ben her şeyi öğreneyim , sonra insanlara anlatırım ; Malım servetim çoğalsın, bol, bol dağıtarak İslam’ı insanlara sevdireyim; Başkanlığa adaylığımı koyup taraftar toplayıp sonra dinimi yayayım”…Yani bizlerin arkasına sığınıp tebliğ yapmamızı hep ileriye erteleyen bahaneleri aklına bile getirmedi. Aldığı ilk emirlerle peygamberlik görevinin ciddiyetini anladı, sonraki ayetlerle de derhal tebliğe başladı.

    Resulullah (AS) öncelikle insanları Allah(CC) ‘a kulluk etmeye ve putlardan vazgeçirmeye çağırmıştı. Bu çağrıyı da öyle her önüne gelene ve her ortamda yapmamıştı tabi. Tebliğe en yakınında bulunanlardan başlamıştı. O da Hz. Hatice idi. Hz Hatice davete derhal icabet etmiş ve zaten fazla putlara bulaşmamış olan kalp ve ruhunu, tertemiz olarak İslam’a açmıştı. Davetin gizli olduğu bu dönemlerde, davet edilecek kişilerin özenle ve tek, tek seçilmesi, emin olunup güven duyulan kimselerin öncelikle haberdar edilmesi gerekirdi. Bu prensipten hareketle Resulullah(AS) da sırasıyla şu değerli şahsiyetleri davet etti:Ali Bin Ebi Talip,

    Resulullah’ın azatlısı ve oğulluğu Zeyd bin Harise, Ebu Bekr bin Ebi Kuhafe, Osman bin Affan, Zübeyr bin el-Avvam, Abdurrahman bin Avf, Sa’d bin Ebi Vakkas ve diğerleri(Allah hepsinden razı olsun.)Aşere-i Mübeşşere de dediğimiz bu değerli Sahabeler , hem ilim öğrenmek, hem de öğrendiklerini uygulamak(amel etmek) için Resulullah’ın yanına gidiyorlardı. Bu görüşmeler artık düzenli ve zaruri olmaya başlayınca , Resulullah (AS) Onları Erkam’ın evinde toplayıp,( kimseler görmeden ; gizlice) Allah’ın birliğini anlatıyor , imanın ileriki merhalelerine hazırlık yapıyordu. İlk Müslümanlar birbirinden haberdar değildi. Onların sayısını sadece Resulullah (AS) biliyordu. Toplanılması gerektiğine ve dinin pratiğini yerine getirmeye , yani namazın toplu halde kılınmasına karar veren de yine Resulullah(AS)tı. O Resuldü, aynı zamanda kendisine tabi olanları yönlendiren bir liderdi.


  2. #2
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar
    284
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart Cevap: Resulün Yolunda

    Resulullah, toplantı yeri olarak Erkam’ın evini seçmiş ve oraya gizlice gidilmesini emretmişti.

    Erkam’ın evinde toplanılmasının da çok güzel, ibret verici hikmetleri vardır. O bir yetimdi hem de toy denecek yaşlarda, 14-15 yaşlarında bir yetim genç. Evi de çok lüks, sohbete hazır, dayalı döşeli, o dönemin konforlarını bulunduran bir ev değildi. Sıradan, hatta basit denecek sadelikte , sadece bir genci barındıracak bir ev. Ama liderdeki özelliğe bakın ki toy denecek yaştaki genci öyle bir ferasetle seçiyor ki , en güvenilir yer olarak onun evini görüyor. O günlerde görüşme yerinin, görüşen kişilerin kimler olduğunun çok gizli tutulması gerekiyordu. Çünkü güç küfrün elindeydi ve iman edenler sayıca az oldukları gibi imani yönden de kafirlerin alay, hakaret, hatta işkencelerine katlanabilecek güce sahip değillerdi. Böyle bir durumda sohbetleri (daveti açıktan yapıp, Müslümanların kimliklerinin ve sayılarının bilinmesinin ) duyurulmasının bir anlamı yoktu.

    Böylece, Alimlerin ortak görüşüne göre(kesin değil) gizli davet 3 yıl, Erkam’ın evinde devam etti.

    Hicr 95. ayetin inmesiyle gizli davetin bittiği haberi Resulullah(AS) ‘a verilmişti: “ Ey Muhammed! Sana buyurulanı açıkça ortaya koy ve müşriklerden yüz çevir. “ Böylece davetin “açıktan” yapılması gerektiği anlaşılınca , sonraki ayetler de açıktan davetin yapılacağı “kişileri” belirlemiş oluyordu. Şuara 214-215 “önce en yakın hısımlarını korkut, sana tabi olan mü’minlere de kanadını indir (onlara tevazu göster, onlara karşı koruyucu ol!)” Bu emirle Resulullah(AS) Safa tepesine çıktı ve soyları- aşiretleri tek, tek isimleriyle çağırdı: Ey Fihr Oğulları! Ey Adiy Oğulları!...” H.z. Peygamber tepeden insanlara seslenirken önce onların kendisine olan güvenlerini hatırlatıp tazeleyerek “ ben şimdi şu dağın ardından atlıların geleceğini ve size saldıracağını haber versem bana inanır mıydınız? “ diye sordu. Onlar “Evet, şimdiye kadar senin yalan söylediğini görmedik” dediler. “Ben size önümüzdeki şiddetli azabı haber veriyorum” diye tebliğine başladı. O an orada hazır bulunanlar söylenenlerden o kadar etkilenmiş ve inanmaya hazır hale gelmişlerdi ki, Ebu Leheb’in ani çıkışı olmasaydı belki de hepsi iman edecekti. Fakat Ebu Leheb geldi ve “ yazıklar olsun , bunun için mi bizi topladın?” diyerek halkın dikkatini dağıttı. Bunun için Ebu Leheb Kur’an ‘da ayrıca anılır. (Tebbet Suresi)

    Sonra Resulullah (AS) kabileleri tekrar tek, tek toplayıp onlara cehennem ateşini hatırlattı. Maide 104. ayeti ışığında” onlar, Allah’ın indirdiğine ve peygambere gelin denildiği zaman “atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter “ dediler. Ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?” Atalarının yolunda körü körüne gitmenin onları cehennemden koruyamayacağını anlattı.



+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349