İsm-i Hakem ve Hakîm, bedahet derecesinde Resûlu Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâm'ın Peygamberliğine işaret ediyor ve lazım kılıyor.

Evet, madem gayet manidar bir kitap, Onu ders verecek bir öğretmen ister. Gâyet güzel bir cemal, kendini görecek ve gösterecek bir aynayı gerekli kılar. Gâyet mükemmel olan bir sanat o sanatı yayacak bir rehber ister. Elbette her bir harfinde yüzer manalar, hikmetler bulunan bu büyük kâinat kitabının muhatabı olan insanlar içinde elbette br mükemmel rehber ve büyük öğretici bulunacak. Tâ ki, o kitapta bulunan kutsî ve hakikî hikmetleri ders versin, kâinatın yaratılışının maksatlarını anlatsın.

Yaratıcı, bütün mevcudatla kendini sevdirmek ve şuur sahibi mahlûklarından mukabele istediğinden, o şuur sahipleri adına birisi o geniş Rububiyetin tezahürüne karşı geniş bir kullukla mukabele edip, denizleri ve karaları cezbeye getirip, yerleri ve gökleri çınlatarak şuur sahiplerinin nazarlarını o mükemmel sanatların Yaratıcı'sına çevirmesi gerekir.

Böyle mükemmel bir Zatın varlığı zarurîdir. Böyle bir büyük vazifeyi hakkıyla yapan bir Zat açık biçimde görüldüğü gibi Resûlu Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâm'dır.

Öyle ise; Güneş ışığı, ışık gündüzü gösterdikleri cihette, kâinattaki hikmetler de Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in varlığının gerekliliğini göstermektedir.

Evet, nasıl ki Allah (c.c) 'ın Hakem ve Hakîm isimleri en büyük cilveleri ile en büyük derecede Peygamber Efendimiz (s.a.v) 'in Peygamberliğini gerektiriyor; öyle de güzel isimlerden Allah, Rahman, Rahîm, Vedud, Mun'im, Kerim, Cemil, Rab gibi çok isimlerin her biri, kâinatta görünen bir büyük cilveyle, büyük derecede ve kesin mertebelerde Peygamberimizin Peygamberliğini istilzam ederler.

Meselâ: Rahman isminin bir cilvesi olan geniş rahmet, o âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimizle tezahür eder.

Cemil isminin bir cilvesi olan bütün güzellikler, en büyük ayna olan Peygamberimiz'de görünür. Rububiyetin haşmetinin ve Ulûhiyetin saltanatının cilveleri dahi, o Rububiyet saltanatının ilân edicisi olan Peygamber Efendimiz'in risaletiyle bilinir, görünür, anlaşılır, tasdik edilir.

Bu misaller gibi Allah'ın güzel isimlerinin her biri Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Peygamberliğinin en parlak delilleridir.

(Lem'alar, 30. Lem'a, s. 317)